Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/4410 E., 2025/2856 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4410 E., 2025/2856 K. (28.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4410
Karar No
2025/2856
Karar Tarihi
28.04.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/4410 E. , 2025/2856 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/535 Esas, 2024/696 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/210 E., 2022/23 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2013/101045, 2018/118928 sayılı ve "roketsan" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin, “...- r ... ... havacılık ve ...+şekil” ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin tanınmış markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, tarafların markalarında "..." ibaresinin ortak olarak yer aldığını, markaların kapsamlarının da aynı olduğunu, dava konusu markanın tescilinin müvekkilinin markalarının ayırt ediciliğine zarar verebileceğini ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2021-M-3483 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Diğer davalı davaya cevap vermemiş, aşamalarda davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, tarafların markaları arasında emtia benzerliği bulunmasına rağmen işaretler arasında benzerlik bulunmadığından iltibas koşullarının oluşmadığı, zira markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin tüketicisinin ortalamanın üstünde bilinçli olduğu, davacı markalarını tek başına “...” olarak değil “roketsan” olarak bilinip tanındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, dava konusu "...- r ... ... havacılık ve ...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Roketsan" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin 13. sınıf malların satışına özgü 35. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu, dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, uyuşmazlık konusu hizmetlerin tüketicisinin bilinçli olduğu da gözetildiğinde tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından davacı markalarının tanımış olmasının sonuca etkili bulunmadığı, ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden davacı vekilinin bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiği yönündeki istinaf itirazlarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve diğer davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davalı Kurum YİDK kararının iptali ve diğer davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin davada İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karar, kararı davacı yanca istinaf edilmesi üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle yerinde görülerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. SMK'nın 5. maddesinde marka tescilindeki mutlak ret nedenleri belirtilmiş olup, kamu düzenine ilişkin olan bu nedenlerin gerek TÜRKPATENT nezdinde ve gerekse de aleyhte açılacak bir davada re'sen gözetilmesi gereklidir. Bununla birlikte SMK'nın 5/1.g bendinde Paris Sözleşmesinin ikinci mükerrer altıncı maddesine göre reddedilecek işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği hükme bağlanmış; anılan Sözleşme maddesinde ise, birlik ülkelerine ait bayrak, flama ve benzeri egemenlik işaretlerinin veya birlik ülkelerinin üye oldukları uluslararası kuruluşların logolarının, adlarının ve bu adların kısaltmalarının asli ya da tali unsur olarak tescil edilemeyeceği belirtilmiştir ...Enstitüsü(TSE) aracılığıyla temsil olunduğu Uluslararası ... ...(ISO) 3166 sayılı ülke ve alt bölümlerinin adlarının temsili için oluşturduğu kodlara göre, iki harfli kodlarda "..." ibaresi ile temsil olunmaktadır. Eş anlatımla "..." ibaresi, Türkiye'nin de üyesi olduğu ISO nezdinde kabul edildiği üzere uluslararası standartlarda, araç plakalarından banka hesap kodlarına(IBAN) kadar bir çok alanda Türkiye'yi belirtmekte, Türkiye'nin iki harfli kısaltması olarak kabul edilip kullanılmaktadır. Somut olayda dava konusu başvuru markası "... Havacılık ve ..." ibareli olup, resmi makamlar nezdinde usulüne uygun şekilde izin alındığı da anlaşılamadığından, re'sen yapılacak değerlendirmeyle ön planda ve birden çok defa "..." ibaresinin kullanılması nedeniyle başvuru konusu markanın yukarıda anılan SMK'nın 5/1.g bendine aykırılık nedeniyle tescil edilemeyeceği dikkate alınıp, bu doğrultuda dava konusu YİDK kararının iptaline ve başvuru konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken bu husus değerlendirilmeksizin yazılı şekilde davanın reddi doğru olmamıştır. 2. Yine SMK'nın 6/1 hükmünde ise, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunması halinde itiraz üzerine başvurunun reddedileceği; aynı Kanun'un 6/5 hükmünde ise tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusunun haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedileceği hüküm altına alınmıştır. Dava konusu başvuru markası 35. sınıfta "ağır silahlar, havanlar, roketler" emtiasının satımına ilişkin olup, davacının itirazına mesnet "Roketsan" ibareli markaları ise 13. sınıfta "ağır silahlar, havanlar, roketler" emtiaları için tescillidir. Şu halde Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, her ne kadar davacının itirazına mesnet markasında esas unsur olan "..." ibaresi "ağır silahlar, havanlar, roketler" emtialarında zayıf ayırt ediciliğe haiz olsa da, davalının "Roketsan" ibareli itirazına mesnet markalarının tescilli olduğu emtialarda yoğun kullanım suretiyle yüksek ayırt edicilik kazandığı ve bunun neticesinde taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin oluşacağının da gözetilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9bae4c69dc754529 3f4a7319330329ad

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı