Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/4286 E., 2025/2919 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/4286 E., 2025/2919 K. (29.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4286
Karar No
2025/2919
Karar Tarihi
29.04.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/4286 E. , 2025/2919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1515 Esas, 2024/952 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/552 E., 2021/433 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli 2009/49433 tescil numaralı ''...+şekil'' markasının tescil edildiği emtia bakımından tescil tarihinden itibaren 5 yıldan daha uzun süredir hiçbir surette kullanılmadığını, kullanmama sebebiyle iptal davalarında ispat yükünün davalı tarafa geçtiğini, piyasada bu markalar altında pazarlanan herhangi bir ürün olmadığını, sanal ortamda satış yapılan herhangi bir ürünün de bulunmadığını ileri sürerek söz konusu markanın kullanmama nedeniyle iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının ortağı ve müdürü olduğu şirket tarafından İstarbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/38 E. sayılı dosyasında aynı konuda yargılama yapıldığını, derdest davanın istinaf mahkemesinde olduğunu, dava konusu markanın tescil edilen sınıflarda kullanıldığını, davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığını, müvekkilinin tescil ettirdiği markasının sanal ortamda ve internet alanında hem de ürün olarak kullandığını, müvekkilinin ürettiği bilgileri ... markası altında bellek, CD, DVD ve data taşıyıcılarla teslimini yaptığını, davacının cep telefonu kılıfı dahil tescil istediği 9. sınıfta tescilli müvekkil markası hem sanal ortamda internet alanında hem de ürün olarak data saklayıcılarda kullanıldığını ve satıldığını, satışın yanında kiralama yoluyla da satış ve pazarlama hizmetlerini sürdürdüğünü, müvekkilinin markasını aralıksız 5 yıldan beri kullanmadığı iddiasının asılsız olduğunu, ürün ve faturalarında markayı kullandığını, tescilli unvanın sağladığı korumadan da yararlandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kullanmamaya dayalı marka iptal talebine ilişkin işbu dava yönünden ispat yükünün davalıda olduğu, davaya konu markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre ile ciddi bir biçimde kullanıldığına dair sunulan delillerin tescilli olduğu mal ve hizmetler kapsamında kalmadığı, tescilli sınıflar yönünden ciddi kullanımının ispatlanamadığı, davalının ticaret unvanı kullanımına ilişkin savunmalarının markasal kullanım olarak kabul edilemeyeceği, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/38 E. 2017/44 K. sayılı dosyasının taraflarının farklı olması sebebiyle derdestlik itirazlarının dinlenilemeyeceği gibi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanuna (SMK) dayalı açılan işbu dava yönünden de derdestlik itirazının dinlenilemeyeceği, yine bahse konu dosyada alınan raporun ayrıntılı değerlendirme içermediği, ticari kayıtların incelenmediği dikkate alındığında çelişki olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalıya ait 2009/49433 tescil numaralı ''...+şekil'' ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptali ve sicilden terkini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 29.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0a313d308378584b e34c9f75e1d2fbda

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı