11. Hukuk Dairesi 2024/4043 E. , 2025/2250 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1266 Esas, 2024/1042 Karar HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/68 E., 2022/272 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin asıl borçlu.... tarafından davalı bankanın Erzurum .... Şubesi'ne götürüldüğünü ve burada şubede çalışan yetkililer ile beraber davacıya herhangi açıklama yapmadan, kefil olduğu ve kefalet miktarı gibi hususlar kesinlikle belirtilmeyerek, davacının bilgisizliğinden faydalanarak imza attırıldığını, davacıya tebliğ edilen ihtarname dolayısıyla davalı bankanın işlemi gerçekleştiren .... Şubesinden imzaladığı sözleşmenin örneğini talep ettiğini, fakat kendisine verilmediğini, davalı banka tarafından davacının hesaplarına bloke koyulduğunu, kefalet ilişkisinin geçerli olabilmesi için eş rızasının zorunlu olduğunu ve davacının eşinin böyle bir rızasının olmadığını ileri sürerek davacının kefil sıfatının olmadığının ve kefalet işleminin geçersiz olması nedeniyle herhangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile takibin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacının borca ve takibe itiraz etmesi akabinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davacının itirazı üzerine müvekkil banka genel müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonrasında, dosyaya sunulan Ziraat Bankası .... Şubesinin 04.11.2021 tarihli "kefaletin geçerli olmadığına dair" yazıdan haberdar olunmadan sehven icra takibi başlatıldığının anlaşıldığını ve icra takibinden feragat ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibine başlamadan önce davalı banka tarafından davacıya kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığına dair belge verildiği, kefalet sözleşmesinin yasada aranan şartları taşımaması nedeniyle geçerli olmadığının bilinmesine rağmen bu sözleşmeye dayalı olarak davacı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığının görüldüğü, bir güven kurumu olan bankanın işlemlerini gerçekleştirirken azami düzeyde dikkat ve özen göstermesi gerektiği, geçersiz olduğunu bildiği sözleşmeye dayanarak icra takibi başlatan ve borçlunun tüm hesaplarına bloke koyan davalı bankanın bu haliyle haksız ve kötüniyetli kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı tarafından gerekli harcın icra dosyasına yatırıldığı ve icra müdürlüğü tarafından 04.02.2022 tarihinde davacı yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dilekçe içeriğinden feragatin haktan feragat niteliğinde olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davadan sonra gerçekleşen bu feragat nedeniyle davanın konusuz kaldığı gözetilerek davacı bakımından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 06.01.2022 tarihinde başlatılan icra takibinden davacı bakımından 02.02.2022 tarihinde feragat edildiği, davanın açılma tarihinin 29.01.2022 olduğu, ön inceleme ve karar duruşmasının aynı celse 11.04.2022 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmıştır. Dava ön inceleme aşamasından önce konusuz kaldığından Bölge Adliye Mahkemesince karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesinde, anlaşmazlığın, davanın konusuz kalması vs. bir nedenle, ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilmesi durumunda tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına hükmolunacağı düzenlenmiş olup, nispi vekâlet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerektiğinden takip ve dava konusu, söz konusu tarifenin ilgili maddesi ve davacının temyiz dilekçesinde belirttiği tutar birlikte değerlendirildiğinde 123.166,56 Türk Lirasının yarısı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçe ile İlk Derece Mahkemesince hükmedilen vekâlet ücreti bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davacının Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan “Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 59.398,44 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 61.583,28 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bb07af483768ed21 f114b16ffa7109ac