11. Hukuk Dairesi 2024/3997 E. , 2025/2178 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1333 Esas, 2024/830 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/181 E., 2021/45 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "..." markasının sahibi olduğunu, farklı sınıflar ve farklı mallar üzerinde tescil ettirmek ve kullanmak suretiyle seri marka oluşturduğunu, dava dışı ... ... Gıda Tic. İth. İhr. ve San. Ltd. Şti.'nin (...) "..." ibaresini 30. sınıfta adına tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, ... adına tescil edilen "..." markasının davacının "..." markası ile yazılış, okunuş ve görsel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, ...'ın sadece davacı markasını oluşturan kelimeleri değil, aynı zamanda davacı markası ile bir bütün olan şeklin de aynısını kullandığını, ...'ın haksız olarak tescil ettirdiği markayı kullanarak ürettiği ürünleri piyasaya sürdüğünü, bu nedenle ... aleyhine dava açıldığını, ayrıca hem ...'ın hem de davalının aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının ise davacı markası ile iltibas oluşturan "..." markalı çayları sattığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29/1-c maddesi hükmüne göre tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünlerin satılmasının, dağıtılmasının ve ticari amaçla elde bulundurulması fiillerinin tecavüz kapsamında kabul edildiğini, davalı tarafından düzenlenen faturanın "..." markalı çayların satışı için düzenlendiğini, davalının SMK'nın 29.maddesi kapsamında tecavüz fiilini gerçekleştirdiğini ileri sürerek davalının, davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz oluşturan fiillerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait markalar ile davalı kullanımlarının yüksek derecede benzer olduğu, aynı mallarda tescilli olduğu ve kullanıldığı, bu durumun ilgili tüketicinin söz konusu malların aynı şirketten ya da ekonomik olarak birbirlerine bağlı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesini ve karıştırılma ihtimalini doğuracağı, markanın üzerinde kullanıldığı “Çay” emtiasının günlük kullanılan ve sık tüketilen gıda ürünlerinden olması ve bu ürünlerin satın alınması sırasında ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin ayıracağı sürenin ve dikkat düzeyinin yüksek olmaması nedeniyle, davalının ... şeklindeki marka kullanımının, SMK'nın 29/1-(a) hükmünün, 7/2- (b) hükmüne yaptığı atıf dolayısıyla davacı marka hakkına tecavüz eylemi oluşturduğu gerekçesiyle davalı kullanımlarının davacıya ait 2016/81853 ve 2016/42505 sayı ile tescilli ... ibareli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporu ile davalının satışını yaptığı çay ürünlerinin “...” markasının davacı adına tescilli “...” markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğuna dair görüş bildirildiği, davalı vekilinin dosyaya sunduğu beyan dilekçeleri ile müvekkili davalının bu ürünlerin taklit ürünler olduklarını bilmeden satış yaptığının savunulduğu, ancak davalının basiretli bir tacir gibi satışını yaptığı ürünlerin markasının başkasına ait olup olmadığını araştırması gerektiği, davacı tarafça davaya konu çay ürünlerinin taklit ürün oldukları iddia edilmişse de, satışı yapılan ürünler incelenemediğinden taklit olup olmadıklarının tespit edilemediği, ancak davaya konu ürünler üzerinde kullanılan markanın davacının tescilli markası ile görsel ve işitsel olarak iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunun tespit edildiği, davacının markasının çay emtiası için de tescilli olduğu, davacının markasına tecavüz edildiği iddiasının marka tescil kayıtları, bilirkişi raporu, davalı tarafça düzenlenen fatura örneği ve davalı tarafın ürünlerin satışını yaptıklarına dair beyanları ile ispat edildiği, SMK’nın 29/1-a ve 7/2-b maddeleri uyarınca bu durumun davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.