Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/3830 E., 2025/2079 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/3830 E., 2025/2079 K. (24.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3830
Karar No
2025/2079
Karar Tarihi
24.03.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/3830 E. , 2025/2079 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/246 Esas, 2024/514 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/143 E., 2021/70 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin başvuru markasının davalı şirketin itirazı üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptali ile 2019/78585 sayılı “...+şekil” ibareli markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin 2011 yılında otel işletmeciliği alanında faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, “... Resort Hotel”de bulunan ... Restoranın müvekkili tarafından işletildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru markasının esas unsurunun "...", redde mesnet markanınkinin ise "..." ibareleri olduğu, her iki markada yer alan şekil unsurlarının kelime unsurlarına göre markasal ayırt ediciliklerinin nispeten daha düşük olduğu, markalarının ilk altı harfinin birebir aynı harflerden ve aynı dizilimle oluşturulduğu, markaların son harflerinin de aynı olduğu, uzun kelimeden oluşan markalardaki 1-2 harf farklılığının iltibas tehlikesini bertaraf edemeyeceği, zira davaya konu 43. sınıf hizmetlerin makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesimine hitap ettiği, ortalama tüketicinin markayı oluşturan kelimeleri bölüp parçalamayacağı, dolayısıyla markalar arasında iltibasa yol açacak şekilde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, somut olayda emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, işaretlerin karşılaştırılmasına gelince, başvuru markasının sarı renkte yazılmış "..." ibaresi ile onun üzerinde sarı bir daire görselinden; itiraza mesnet markanın ise koyu mavi karakteristik harflerle yazılmış "..." ibaresi ve onun üzerinde, zeytinlerin de yer aldığı bir zeytin ağacı görselinden oluştuğu, ... ibaresinin sözlük anlamı bulunmamakla birlikte kalamar kelimesinden türetildiğinin ileri sürüldüğü, bu ibarenin, markanın başında aynen yer aldığı, ... ibaresinin ise bir zeytin cinsinin adı olduğu, bu şekilde taraf markalarının anlamsal olarak farklılaştıkları, itiraza mesnet markadaki zeytin ağacı görselinin anlamsal farklılığın algılanmasını kolaylaştırdığı, her ne kadar her iki taraf markası "..." ibaresi ile başlamakta ise de bu ibareden sonra gelen "..." ve "..." ibarelerinin okunuşlarının da markaları işitsel olarak yeterince farklılaştırdığı, bu hale göre, markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, zira bütünsel olarak bıraktığı izlenim bakımından da farklılaşan başvuru markasını gören tüketicilerin bunun davalının itiraza mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden kurulan hüküm ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 24.03.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 94bbc978e7ae3a2f fdcc4608f3d9c74a This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2024/3830 E. , 2025/2079 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2022/246 Esas, 2024/514 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/143 E., 2021/70 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin başvuru markasının davalı şirketin itirazı üzerine Yeniden İnceleme ve Değerlendirme (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığını ileri sürerek YİDK kararının iptali ile 2019/78585 sayılı “...+şekil” ibareli markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin 2011 yılında otel işletmeciliği alanında faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, “... Resort Hotel”de bulunan ... Restoranın müvekkili tarafından işletildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru markasının esas unsurunun "...", redde mesnet markanınkinin ise "..." ibareleri olduğu, her iki markada yer alan şekil unsurlarının kelime unsurlarına göre markasal ayırt ediciliklerinin nispeten daha düşük olduğu, markalarının ilk altı harfinin birebir aynı harflerden ve aynı dizilimle oluşturulduğu, markaların son harflerinin de aynı olduğu, uzun kelimeden oluşan markalardaki 1-2 harf farklılığının iltibas tehlikesini bertaraf edemeyeceği, zira davaya konu 43. sınıf hizmetlerin makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesimine hitap ettiği, ortalama tüketicinin markayı oluşturan kelimeleri bölüp parçalamayacağı, dolayısıyla markalar arasında iltibasa yol açacak şekilde benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, somut olayda emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, işaretlerin karşılaştırılmasına gelince, başvuru markasının sarı renkte yazılmış "..." ibaresi ile onun üzerinde sarı bir daire görselinden; itiraza mesnet markanın ise koyu mavi karakteristik harflerle yazılmış "..." ibaresi ve onun üzerinde, zeytinlerin de yer aldığı bir zeytin ağacı görselinden oluştuğu, ... ibaresinin sözlük anlamı bulunmamakla birlikte kalamar kelimesinden türetildiğinin ileri sürüldüğü, bu ibarenin, markanın başında aynen yer aldığı, ... ibaresinin ise bir zeytin cinsinin adı olduğu, bu şekilde taraf markalarının anlamsal olarak farklılaştıkları, itiraza mesnet markadaki zeytin ağacı görselinin anlamsal farklılığın algılanmasını kolaylaştırdığı, her ne kadar her iki taraf markası "..." ibaresi ile başlamakta ise de bu ibareden sonra gelen "..." ve "..." ibarelerinin okunuşlarının da markaları işitsel olarak yeterince farklılaştırdığı, bu hale göre, markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, zira bütünsel olarak bıraktığı izlenim bakımından da farklılaşan başvuru markasını gören tüketicilerin bunun davalının itiraza mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden kurulan hüküm ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 24.03.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 94bbc978e7ae3a2f fdcc4608f3d9c74a ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı