Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/3829 E., 2025/2176 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/3829 E., 2025/2176 K. (27.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3829
Karar No
2025/2176
Karar Tarihi
27.03.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/3829 E. , 2025/2176 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/346 Esas, 2024/615 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/110 E., 2021/148 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” ibaresini ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini, dava konusu "..." ibareli 2019/56191 sayılı başvurunun ilanına karşı müvekkilinin “...” ibareli markalarına dayanarak gerçekleştirdiği itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, "High" kelimesinin yüksek anlamına geldiğini ve bu ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davalı markası ile müvekkili markalarının görsel, fonetik ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve bu benzerliğin iltibasa neden olacağını, müvekkilinin ... markasının 29, 30, 32 ve 35. sınıfta tescilli olduğunu, davaya konu olan marka için 03, 05, 29, 30 ve 35. sınıfta tescil başvurusunda bulunulduğunu, davalı yanın tescil başvurusunun kötüniyetli olduğunu, haksız rekabet teşkil ettiğini, “...” sözcüğünün müvekkili ile özdeşleştiğini, ayırt edici özellik kazanmış bir marka haline geldiğini, davalının müvekkili markalarının tanınmışlığından dolayı haksız kazanç sağlayacağını ileri sürerek YİDK'in 31.01.2020 tarihli ve 2020-M-381 sayılı kararının iptalini ve diğer davalının 2019/56191 sayılı markasının 5.sınıfın 2.alt sınıfı, 29 ve30.sınıfların tamamı, 35.sınıfta 29,30,32.sınıf emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı ...; davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının " ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle ve markaların da bütünselliği ilkesi de gözetilerek görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 hükmündeki iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceğinin kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından aynı Kanun'un 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvurunun bir bütün olarak “...” biçiminde algılandığı, başvuruda yer alan "..." kelimesinin öne çıkarılmadığı, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2022 tarihli, 2021/1685-2022/6319 E/K sayılı ilamında belirtildiği üzere "..." ibaresinin sağlıklı, zinde, formda, uygun, vs. anlamlarına geldiği ve gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük düzeyde olduğu, nitekim emsal bir uyuşmazlığa ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2024 tarih, 2022/3878 Esas, 2024/180 Karar sayılı kararında da; "Dava konusu başvuruda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin öne çıkartılmayıp bir bütün olarak "..." ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, kelimelerin anlamlarını korumadığı, yeni bir anlam oluştuğu, bu şekilde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf marka işaretlerinin benzer olmadığı..." gerekçesine yer verildiği, buna göre taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği uyuşmazlık konusu gıda malları yönünden tescili istenen dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, TürkPatent YİDK'in 31.01.2020 tarihli ve 2020-M-381 sayılı kararının iptali ile davalının 2019/56191 sayılı markasının 5.sınıfın 2.alt sınıfı, 29 ve 30.sınıfların tamamı, 35.sınıfta 29, 30, 32.sınıf emtialar yönünden hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 27.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı