Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/3695 E., 2025/2099 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/3695 E., 2025/2099 K. (25.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3695
Karar No
2025/2099
Karar Tarihi
25.03.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/3695 E. , 2025/2099 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/11 Esas, 2024/552 Karar HÜKÜM : Davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davalı ... yönünden davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2018/191 E., 2022/485 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın, imzalanan kredi sözleşmeleri kapsamında, dava dışı şirkete kredi kullandırdığını, davalıların kredi genel sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kredi hesabının kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine genel haciz yolu ile takibe geçildiğini, davalıların takip konusu alacağa itiraz ettiklerini, itirazın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalılar hakkında başlatılan takibe yönelik itirazlarının iptaline, takibin devamına, icra inkâr tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kefilliği kabul etmediğini, imzasının olduğu 2012 tarihli sözleşmelerden sonra birçok kredi sözleşmesi tanzim edildiğini, sonraki tarihli sözleşmelerde müvekkilinin imzasının olmadığını, davalının sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyada bulunan bilirkişi raporuna göre, davalı ...’nin icra dosyasına dayanak yapılan kredi sözleşmelerinde ve yapılandırma sözleşmelerinde toplam 31.000.000,00 TL tutarında müşterek borçlu ve müteselsil kefil sorumluluğunun bulunduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 584/3. maddesi uyarınca, şirket ortağının kefalet vermesi halinde eş rızasının aranmayacağının belirtildiği, bu davalının takibe dayalı alacaktan sorumluluğunun bulunduğu, davalı ...’nun ise icra dosyasına dayanak yapılan kredi sözleşmelerinde imzasının bulunmadığı, imzasının bulunduğu kefalet sözleşmesine dayalı olarak ise kredi kullandırılmadığı, dolayısıyla bu davalının davaya konu edinen krediler için kefaletinin ve sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varıldığı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunun yasal delillerle kanıtlandığı gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü, takip dosyasına davalı ...'nin yapmış olduğu itirazın 8.113.597,28 TL yönünden iptaline ve takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, davalı-borçlu ...’nin icra takibinin 8.113.597,28 TL'nin %20’sine tekabül eden 1.622.719,45 TL icra inkâr tazminatını davacıya ödemesine, davalı ... yönünden davanın reddine, davacı-alacaklı bankanın icra takibinin 8.763.266,60 TL'nin %20’sine tekabül eden 1.752.653,32 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalı ...'na ödemesine, davalı ...'nin kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı vekili aleyhine hükmedilen kötüniyet tazminatı koşullarının oluşmadığı, davalı ...'nun bu talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu, kararın bu yönüyle yerinde olmadığı, diğer hususlarda İlk Derece Mahkemesi kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, takibe yapmış olduğu itirazın 8.113.597,28 TL yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine, bu davalının asıl alacağın %20’sine tekabül eden 1.622.719,45 TL icra inkâr tazminatını davacıya ödemesine, davalı ... yönünden davanın reddine, davalıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve özellikle hükümde sadece 8.113.597,28 TL üzerinden takibin devamına denmişse de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 7.441.464,84 TL asıl alacak, 639.894,15 TL işlemiş faiz, 31.994,71 TL BSMV, 243,58 TL noter masrafı olmak üzere toplam alacağın 8.113.597,28 TL olarak belirtilmesi ve takip talebinde takip tarihinden tahsil tarihine kadar 7.441.404,84 TL asıl alacak üzerinden temerrüt faizinin talep edilmesi karşısında, 7.441.404,84 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %29,90, kalan 60,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %39 oranında temerrüt faizinin işleyecek olmasına göre bu husus bozma nedeni yapılmayarak, açıklanmak suretiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'na yükletilmesine, 25.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı