Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3659 E., 2025/3753 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/3659 E., 2025/3753 K. (28.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3659
Karar No
2025/3753
Karar Tarihi
28.05.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/3659 E. , 2025/3753 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/185 Esas, 2024/711 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/788 E., 2022/653 K. Bölge Adliye Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 27.05.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Yunanistan’dan asfalt üretiminde kullanılan temel malzeme olan Bitumen ithal ettiğini, 15.07.2021 tarihli konişmento kapsamında, Yunanistan’ın Agioi Theodoroi limanında davalıya ait “... AKDENİZ” isimli gemiye yüklenen yükün miktarının 2.498,043 metrik ton olup, konişmentoda "temiz yüklenmiştir" (Clean on Board) kaydının da yer aldığını, geminin Türkiye’ye gelip boşalttığı yük miktarının ise 2.344,600 metrik ton olduğunu, bu hususun uluslararası bağımsız gözetim firması ... Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. (... A.Ş.) tarafından tahliye sırasında düzenlenen tutanak ile tespit edilip gemi kaptanına ihbar edildiğini, gemi kaptanının da tutanağı ihtirazi kayıt ile imzaladığını, müvekkilinin bahse konu yük için ton başına 445,00 USD ödediğini, buna göre, eksik teslim edilen yükün bedelinin (153,743 x 445=) 68.415,63 USD olduğunu, müvekkilinin bu tutara ilâveten eksik yük için 804,76 USD ek sörvey bedeli ve 80,70 USD ilâve gümrük gideri ödeyerek 885,46 USD ek masraf yaptığını ileri sürerek 69.301,09 USD tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, yüküm tam ve eksiksiz olarak teslim edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yükleme limanı AG Theodori-Yunanistan’da alınan gemi ölçüm raporuna göre final gemi yük miktarının 2497,799 M/Ton olarak tespit edildiği, tahliye limanı Gebze-Efesan'da gözetim firması ... A.Ş.'nin yapmış olduğu tahliye öncesi gemi ölçüm raporunda yük miktarının 2500,238 M/Ton olarak tespit edildiği, yükte eksiklik olmadığı, boş tank ölçümlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, survey tarafından düzenlenen gemi ölçüm raporlarında yük kaybı olmadığının belirlendiği, davacının dayandığı ölçüm raporunun tahliye sonrası kantar raporu olduğu, davalı taşıyan ile kiracı arasında düzenlenen "Charter Party" sözleşmesine göre, konşimento ve sahil ölçüm miktarları arasındaki fark dahil olmak üzere, yüklemeden önce ve boşaltmadan sonra ortaya çıkan yükün kayıp ve hasarından hiçbir şekilde gemi armatörü ve kaptanının sorumlu olmayacağının kararlaştırıldığı, netice olarak davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, denizyoluyla uluslararasında yapılan eşya taşımasında, emtianın eksik tesliminden doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, emtianın eksik teslim edilip edilmediği, eksik teslim var ise davalının bundan sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 123. maddesinin birinci fıkrası gereğince taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır. TTK'nın 1238. maddesi taşıyanın kim olduğunu, yani ispatını düzenlemiştir. Bu hükme göre, konişmentoyu taşıyan sıfatıyla imzalayan veya kendi ad ve hesabına imzalanan kişi, taşıyan sayılır. Aksi belgelendirilmediği takdirde, taşıyanın adı ve soyadı veya ticaret unvanı ile işletme merkezinin konişmentoda gösterilmediği veya açıkça anlaşılmadığı hallerde, donatan taşıyıcı sayılır. Eşyanın ağırlığının miktarının, cinsinin, işaretlerinin ve koli veya parçalarının ispatı ise TTK'nın 1239. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükmün birinci ve üçüncü fıkralarına göre, konişmento, eşyanın genel olarak cinsi, işaretleri, koli veya parça adedi, ağırlık veya miktarı hakkında beyanları içerip de taşıyan, bu beyanların fiilen teslim alınan veya yükleme konişmentosu düzenlenmiş olması hâlinde, fiilen yüklenen eşyayı doğru ve tam olarak göstermediğini biliyor veya gösterdiğinden haklı sebeplerle şüphe ediyorsa yahut bu beyanları kontrol etmek için yeterli imkâna sahip değilse, konişmentoya bu beyanların gerçeğe uymadığını, şüphesini haklı gösteren sebepleri veya yeterli kontrol imkânının bulunmadığını açıklayan bir çekince koymak zorundadır. Bu çekince konulmadığı takdirde; konişmento, taşıyanın eşyayı konişmentoda beyan edildiği gibi teslim aldığına veya yükleme konişmentosu düzenlenmiş olduğu takdirde, yüklediğine karine oluşturur. Bu karinenin aksi, konişmentoyu, içerdiği eşya tanımına güvenerek, gönderilen de dahil olmak üzere iyiniyetle devralan üçüncü kişiye karşı ispatlanamaz. Belirtmek gerekir ki, bu hükümle belli şartların bulunmasına bağlı olarak aksi ispat edilemeyen kesin bir karine düzenlenmiştir. Diğer taraftan TTK'nın 1178. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, taşımayla ilgili olan ve dayanılan konişmentoda, taşınmak üzere davalının 2.498,043 hava cinsinden metrik ton asfalt üretiminde kullanılan Bitumen ürününü herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan teslim aldığı hususu ile birlikte emtia "temiz yüklenmiştir" şeklinde kayıt bulunmaktadır. Bu kayıt gereğince davacıya teslim edilmesi gereken ürün miktarı da 2.498,043 hava cinsinden metrik ton olması gerekirken, boşaltma limanında bağımsız denetim firması ... A.Ş. tarafından boşaltma öncesi yapılan hesaplamada gemide hava cinsinden 2.500,238 metrik ton bitumen olduğu belirlenmişse de, aynı denetim firmasının gözetiminde boşaltma gerçekleşmiş ve yapılan kantar ölçümlerine göre davacıya 2.344,300 hava cinsinden metrik ton ürün teslim edilmiştir. Diğer bir ifade ile davacıya eksik ürün teslimat yapıldığı belirlenmiştir. Nitekim bu husus bilirkişi raporu ile de belirlenmiş ancak, raporda eksik ürün tesliminin taşımanın yapıldığı gemi tanklarındaki kalibrasyonlarının düzgün olmamasından kaynaklandığı belirtilmişse de, bu belirleme somut olayda uygulanması gereken TTK'nın 1239. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen aksi ispat edilemeyen kesin karineye uygun olmamıştır. Zira, bu tespit doğru olsa bile davalı taşıyıcı bilebilecek durumda olmasına rağmen, ihtirazi kayıt koymamıştır. Hal böyle olunca, somut olayda uygulanması gereken anılan hükümler uyarınca, davalı taşıyıcının konişmento hamili olan davacıya karşı eksik teslim edilen emtia miktarı ile eksik teslim nedeniyle davacının fazladan yaptığı dava konusu diğer masraflardan sorumlu olduğu gözetilerek İlk Derece Mahkemesince bir karar verilmesi gerekirken, somut olaya ve anılan hükümlere uygun olmayan, boşaltma limanında boşaltma öncesi yapılan hesaplamaya itibar edilerek ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenlerle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8508b37809907c5c 82be5dc797a185b1

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı