Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/3593 E., 2025/1903 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/3593 E., 2025/1903 K. (18.03.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3593
Karar No
2025/1903
Karar Tarihi
18.03.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/3593 E. , 2025/1903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/673 Esas, 2024/632 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/190 E., 2021/40 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli 2017/02104 numaralı İSTANBUL ..., 2017/02109 tescil numaralı İSTANBUL .... 2017/05462 tescil numaralı ISTANBUL .... ve 2017/26603 tescil numaralı .... markalarının ve başvuru halinde pek çok markanın maliki olduğunu, davalı tarafın, haksız şekilde davalıya ait ürünlerin taklidini yaptığını, davacıya ait markalarla iltibas oluşturacak şekilde kullanımının bulunduğunu, tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporunda da davalı faaliyetlerinin davacı markalarına tecavüz teşkil ettiğinin tespit edilmiş olduğunu, ... markasının tanınmış marka olmadığı konusunda pek çok TÜRKPATENT ve mahkeme kararı bulunduğunu, dava dışı ... Bisküvi ve Gıda San. A.Ş'nin zaten ... yazı unsurlu markayı T/00048 tescil numarası ile tanınmış marka olarak tescil ettirdiğini, aynı yazı unsuru ile iki ayrı tanınmış markanın bulunuyor olmasının tanınmış marka olgusuna aykırılık taşıdığını, TÜRKPATENT nezdine zaten ... ibareli tanınmış marka varken davalı adına tescil edilemeyeceğini, ... ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ileri sürerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5., 6. ve 25. maddeleri uyarınca T/03341 tescil numaralı tanınmış markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." kelimesinin davalının tescilli olduğu sınıflar yönünden zayıf marka olarak kabul edilemeyeceği, taraf markaları arasında sınıfsal benzerlik olmadığı ve davalının 1990 yılından beri "..." ibareli markaları aynı sınıfta farklı ilave ve logolarla tescil ettirmesi karşısında seri marka ve önceye dayalı hak sahibi olduğu, bu hali ile hükümsüzlük ve tecavüzün koşullarının somut olayda oluşmadığı yönündeki bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, somut olayda tecavüze yönelik bir dava bulunmadığı ve davacının, davalı markasının tanınmışlık kriteri sağlamadığına ilişkin bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı adına kayıtlı T/03341 tescil numaralı tanınmış markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı