11. Hukuk Dairesi 2024/3421 E. , 2025/1958 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/128 Esas, 2024/391 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/60 E., 2021/328 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." esas unsurlu tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2019/115479 numaralı “...” başvuru markasına yaptıkları itirazın nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin 1992 yılından bu yana süpermarket ve hipermarketlerde yapılan perakende ticaret faaliyeti ile iştigal ettiğini, müvekkiline ait "..." markasının 01.07.1999 tarihinde TÜRKPATENT nezdinde tescil edildiğini ve yoğun ve aktif bir biçimde kullanıldığını, bu ibare ile seri markalar yaratıldığını, taraf markaları arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu gibi, markaların mal ve hizmet sınıflarının da aynı veya benzer olduğunu, tanınmış markaların başka mallarda kullanılması halinde haksız avantaj sağlandığının Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, davaya konu markanın tescilinin haksız rekabete sebebiyet vereceğini ileri sürerek YİDK'in 2020-M-10258 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2019/115479 başvuru numaralı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açacak düzeyde benzer olmadığını, markaların kapsamında yer alan mal/hizmet sınıflarının farklı olduğunu, "..." kelimesinin anlamının herkes tarafından bilindiğini ve zayıf bir ibare olduğunu, TÜRKPATENT kayıtlarında "..." ibareli çok sayıda markanın bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu marka başvurusunda 32. sınıfta yer alan emtiaların, davacının itiraza mesnet markalarından 2010/46486 sayılı “... ...” ibareli markanın kapsamında aynen yer aldığı, taraf markalarının kapsamında yer alan mal/hizmetlerin aynı, aynı tür veya benzer olduğu, taraf markalarının görsel, işitsel ve düşük seviyede de kavramsal olarak benzer oldukları; davacıya ait "..." ibareli markanın yoğun reklam ve tanıtım faaliyetleri ile özellikle temel ihtiyaç ve gıda mallarının perakendeciliği mağazacılık hizmetleri hizmetleri açısından yüksek ayırt edicilik kazandığı, yaygın kullanımı ve anlamı itibariyle "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, başlangıçta zayıf olan bir unsurun tanınmış markanın yüksek ayırt ediciliğinden etkilendiği ve herhangi bir markadaki zayıf unsurda bulunmayan bir özellik kazandığı, seri markaların -özellikle tanınmış markaların seri marka yaratılarak belirli bir marka ailesi içinde kullanılması durumunda- marka sahibini koruma alanı bakımından daha avantajlı bir konuma kavuşturduğu, somut olayda taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı gören ortalama bir tüketicinin bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanmasının kuvvetle muhtemel olduğu, markanın hitap ettiği tüketici kesimi bu iki markanın farklı markalar olduğunu anlasa bile aynı kişiye ait seri markalar olduğunu düşünebileceği, davalı markası ile karşılaşan tüketicinin, bu markayı davacının “...” esas unsurlu markalarının türevi olduğu zannına kapılabileceği 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 maddesindeki koşulların gerçekleştiğine ilişkin kanaat oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, YİDK'in 2020-M-10258 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının davaya konu "..." ibareli markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, zira dava konusu başvurunun davacı markalarından uzaklaşmasını sağlayacak bir unsur içermediği, bu hali ile başvurunun davacı markalarının bir serisi olarak algılanabileceği, emtia benzerliğinin de gerçekleşmesi nedeniyle taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.