Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3212 E., 2025/3390 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/3212 E., 2025/3390 K. (14.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3212
Karar No
2025/3390
Karar Tarihi
14.05.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/3212 E. , 2025/3390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1944 Esas, 2024/396 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/204 E., 2023/590 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili, duruşma istemsiz olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.05.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile tüm davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 05.01.2008 tarihli beş yıl süreli bayilik sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre davalı bayinin, sözleşme konusu istasyon arazisi üzerinde davacı lehine 15 yıl süre ile intifa hakkı tesis edildiğini, intifa hakkı tesisinin sağlanması karşılığında bayilik hizmet bedeli olarak toplam 650.000 USD+KDV olmak üzere davalı şirkete 767.000,00 USD ödeme yapıldığını, sözleşmede davalı şirketin her yıl asgari 1.600 metreküp beyaz ürün satın almayı taahhüt ettiğini, taahhüdünü yerine getirmediği takdirde beher m³ beyaz ürün için 45,00 USD cezaî şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, diğer davalıların düzenlenen kefaletname ile tüm borçların 300.000,00 USD' ye kadar kısmını müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak taahhüt ve garanti ettiğini, sözleşmede davacı ... tarafından tek taraflı ve haklı olarak sözleşmenin feshi halinde bayinin 200.000,00 USD cezaî şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, ayrıca istasyonda kurulan otomasyon sistemi için davacı tarafından taşeron firmaya 16.933,15 TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin sözleşme ve taahhütnameye aykırı olarak yeterince akaryakıt temin etmediğini, tesisi 24 saat kesintisiz faaliyette bulundurma yükümünü yerine getirmediğini, gizli müşteri uygulaması kapsamında raporlamada düşük notlar aldığını, bildirimlerin netice vermediğini, akaryakıt bedelini zamanında ödemediğini, bu nedenle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını otomasyon kurulum bedeli ve bakım ücretinin ödenmediğini, davalı ...'ın taahhütlerine ve taraflar arasındaki sözleşmelere açıkça aykırı davranışları sebebiyle akaryakıt bayilik sözleşmesi ve protokolün müvekkili tarafında haklı nedenle feshedildiğini, ihtarname ile cezaî şartların yanı sıra 767.000,00 USD'nin iadesinin talep edildiğini, davalıların ödeme yapmadığını ileri sürerek davalı kefillerin sorumluluğu 300.000,00 USD ile sınırlı kalmak kaydıyla, bayilik hizmet bedeli altında davalı şirkete ödenen 767.000,00 USD'nin 3095 sayılı Kanun'un 4/a gereğince faiziyle, protokolün 4. ve bayilik sözleşmesinin 14. maddesi gereğince 200.000,00 USD cezaî şartın 3095 sayılı Kanun'un 4/a gereğince faiziyle, asgarî mal alımı ve tüketiciye satışına ilişkin satış taahhütnamesindeki taahhüdün yerine getirmemesi sebebiyle 266.687,44 USD cezaî şarttan şimdilik 1.000,00 USD kısmının 3095 sayılı Kanun'un 4/a gereğince faiziyle, otomasyon sistemi nedeniyle TP tarafından taşeron firmaya ödenen 16.933,15 TL'nin 3095 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince kısa vadeli avanslar için uygulanan değişen oranlı faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; sözleşmedeki şartların genel işlem koşulu olduğunu, davacının baskısı ile davalı şirketin 1.600 metreküp alım taahhüdünde bulunduğunu, istasyonun mevki itibarıyla bu miktarda ürün satmanın mümkün olmadığını, fesih haksız olduğundan davacının taleplerinin yerinde olmadığını, intifa hakkının terkin edilmediğini, bu nedenle bayilik hizmet bedelinin iadesinin de istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin asgari alım taahhüdünü yerine getirmediği ve ödemelerde geciktiğinin sabit olduğu, bu kapsamda davacı tarafından sözleşmenin feshinin haklı nedene dayandığı, davalı şirketin tacir olarak basiretli hareket etmek durumunda olduğu, bu kapsamda açık sözleşme hükümleri gereğince genel işlem koşulundan söz edilemeyeceği, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre bayilik hizmet bedelinin talep edilebileceği, asgari alım taahhüdü ile ilgili olarak daha önceki yıllar ihtar gönderilmediği için sadece son yıl için asgari alımdan kaynaklı cezai şart talep edilebileceği, otomasyon bedeli olarak ödenen paranın davacıya iadesinin gerektiği, sözleşme haklı nedenle feshedildiği için 200.000,00 USD cezai şart da talep edilebilirse de davalı şirketin ekonomik şartları değerlendirildiğinde bu miktar davalı tarafın mahvına sebep olacağından bu cezai şarttan %75 indirim yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılar ..., ..., ..., ... ve ...’ın 300.000,00 USD ile sınırlı sorumlu olmaları kaydıyla, bayilik hizmet bedeli yönünden; bayilik hizmet bedeli olan 413.000,00 USD'nin davalı "... Gıda San ve Tic AŞ"den 07.01.2008 tarihinden, kefil ...'tan 20.02.2012 tarihinden, diğer davalılar temerrüte düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren, bayilik hizmet bedeli olan 354.000 USD'nin davalı "... Gıda San ve Tic AŞ"den 06.03.2008 tarihinden, kefil ...'tan 20.02.2012 tarihinden, diğer davalılar temerrüte düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren devlet bankalarının bir yıl vadeli ABD dolarına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 200.000 USD cezaî şart yönünden; koşulları bulunduğundan takdiren %75 hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle belirlenen 50.000,00 USD cezaî şartın, davalı "... Gıda San ve Tic AŞ"den ve kefillerden ... yönünden temerrüt tarihi olan 20.02.2012 tarihinden, diğer davalılar temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren Devlet bankalarının bir yıl vadeli ABD dolarına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, taahhüdü ihlal cezası yönünden; taleple bağlı kalınarak 1.000,00 USD'nin davalı "... Gıda San ve Tic AŞ"den ve kefillerden ...'tan temerrüt tarihi olan 20.02.2012 tarihinden, diğer davalılar temerrüte düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren Devlet bankalarının bir yıl vadeli ABD dolarına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, otomasyon ve bakım ücreti yönünden; 16.933,15 TL'nin davalı "... Gıda San ve Tic AŞ"den ve kefillerden ...'tan temerrüt tarihi olan 20.02.2012 tarihinden, diğer davalılar temerrüte düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede, sözleşmenin TP tarafından haklı nedenle feshi halinde davalı şirkete ödenen bayilik hizmet bedelinin tamamının TP'ye iade edileceği kararlaştırılmışsa da davacı vekili dava dilekçesinde davalı tarafa "bayilik hizmet bedeli" adı altında yapılan 767.000,00 USD ödemenin "intifa hakkı tesisi sağlanması karşılığında" yapıldığını beyan etmiş, kendi defterlerine de bu ödemeyi "intifa bedeli" olarak kaydetmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde de "Her şeyden önce belirtmek gerekir ki Bayilik Hizmet Bedeli dağıtım şirketleri tarafından bayilerine, bayilik ilişkisinin başlangıç aşamalarında intifa süresi boyunca bayi adayının (5'er yıllık olarak temadi edecek bayilik sözleşmeleri ile) taahhüt ettiği ürün miktarı dikkate alınarak, toplam bayilik süresi (intifa süresi) içinde dağıtım şirketinin bu taahhüde göre elde etmeyi beklediği muhtemel kazancın bir kısmını (finansal hesaplamalar yapılması yoluyla) bayisine bayilik ilişkisinin başında "peşin prim" mahiyetinde yaptığı bir ödemedir." şeklindeki ifadeleri ile bu ödemenin hesaplanmasında intifa süresinin dikkate alındığını beyan etmiştir. Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı şirkete "bayilik hizmet bedeli" adı altında bir ödeme yapılmışsa da aslında bu ödemenin intifa hakkı tesisi karşılığında ve 15 yıllık intifa süresi dikkate alınarak yapıldığı kabul edilmelidir. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesince sözleşmenin devam ettiği süre ve intifa süresi kıstelyevm esasına göre oranlanarak davacının bakiye süre için talep edebileceği miktar hesaplanarak, gerekirse bu hususta bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde bu ödemenin tamamının iadesine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalılara iadesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 579c2b51eb457114 6bc6f23c207e32c3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı