11. Hukuk Dairesi 2024/3096 E. , 2025/1292 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/29 Esas, 2024/345 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/250 E., 2021/321 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "..." ibareli markaların bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2018/09930 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edildiğini ve başvurunun reddine karar verildiğini, bu karara karşı ise davalı Şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazı inceleyen Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) davalı itirazını yerinde gördüğünü ve ret kararını kaldırdığını, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu markaların orta düzeydeki tüketici üzerinde bırakacağı izlenimlerin görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer bulunduğunu, markaların aynı işletmeden çıktığı izleniminin oluşacağını, davaya konu olan "..." markası ile mesnet olan markalar şekil içermediğinden ve kelime markası olması nedeniyle markaların asli unsurlarının ... sözcüğü üzerinde yoğunlaştığını, ... ibaresinin, ... ibaresinin aynen içerdiğini, -et takısının davaya konu markaları yeterince farklılaştırmadığını, -et takısının markaların tescilli olduğu 5. sınıf ürünler içerisinde herhangi bir tamamlayıcılığının bulunmadığını, vurgunun ... ibaresinde olduğunu, bu nedenle markalar arasında yüksek düzeyde benzerliğin bulunduğunu, ... kelimesinin bir dans türü olduğunu, ... ibaresinin ise dans etmek şeklinde yorumlanacağını, taraf markaların tescil kapsamındaki malların da aynı olduğunu, bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK'in 2020-M-1299 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket, süresi içinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 05.01., 05.02., 05.03., 05.07. sınıftaki mallar açısından biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluşsa da bu malların tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyi yüksek olduğundan, bu mallar yönünden iltibas doğmayacağı, bunun dışında kalan 05.04, 05.05, 05.06 sınıftaki mallar açısından ise taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2020-M-1299 sayılı YİDK kararının 05.04, 05.05, 05.06. sınıf mallar yönünden iptaline, dava konusu markanın bu mallar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.