Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2871 E., 2025/1516 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2871 E., 2025/1516 K. (05.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2871
Karar No
2025/1516
Karar Tarihi
05.03.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/2871 E. , 2025/1516 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1579 Esas, 2024/280 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/540 Esas, 2022/348 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili, duruşma istemi olmaksızın davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 567.540,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı şirket ile 1.000.00,00 TL değerinde halı alım satımı konusunda anlaşmaları üzerine 1.000.000,00 TL tutarındaki 6 adet çeki davalıya teslim ettiğini, davalı tarafından bu alışverişe istinaden 780.475,92 TL bedelli faturalar düzenlendiğini, davalı tarafın 219.524,08 TL tutarındaki halıyı davacı şirkete teslim etmediğini, davalıya teslim edilen çeklerden 4 çekin bedelsiz kaldığını belirterek bu çekler sebebi ile müvekkilinin davalı tarafa borcu olmadığının tespiti ile işbu çeklerin müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı hakkında konkordato kararı verilmesi sebebiyle taraf ehliyetinin kısıtlandığını, konkordato komiserinden bu hususta izin alınmadığını, davacının taraf ehliyeti bulunmadığını, davacı şirket ile dava dışı ... İş Makineleri Ltd. Şti (... İş Makineleri) arasında organik bağ bulunduğunu, dava konusu ilgili fatura ve ödemelerin tespiti ve bazı işlemlerin ... İş Makineleri üzerinden yapılması nedeniyle ilgili şirketlerin ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, taraflar arasında düzenlenen toplam fatura bedelinin 1.050.000,00 TL olduğunu, dava dışı ... İş Makineleri tarafından dava dışı .... Tekstil'e 4113945 numaralı çek için 70.000,00 TL'lik havale yapılmışsa da daha sonra kalan bedelin ödenmemesi nedeniyle 65.000,00 TL'lik bir havale daha yapıldığını, 135.000,00 TL ödemenin 150.000,00 TL bedelli 054155 numaralı çek bedelinden mahsup edildiğini ve bu çek yönünden 15.000,00 TL borç kaldığını, .... numaralı çek yönünden herhangi bir ödeme bulunmadığını, karşı tarafa iade edildiğini, davacının Kahramanmaraş Belediyesinden olan alacağının davalıya temliki nedeniyle temlik edilen 350.000,00 TL'lik miktar yönünden mahsup edilip bu miktar yönünden işlem yapılmadığını, davacı tarafından organik bağı olan ... İş Makineleri üzerinden mal satışı yapıldığını, buna ilişkin faturalar kesildiğini, mallar teslim edildiğini, ödemelerin ilgili şirketlerin borçlarına mahsup edildiğini ve çek iadelerinin yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafça davalı şirkete 1.050.000,00 TL tutarında fatura düzenlendiği, bu faturaların her iki taraf ticari defterlerinde de yer aldığı, davacı taraf, faturaya konu bu malların bir kısmının teslim edilmediğini ileri sürmüş ise de bu hususun ispatlanamadığı, bu bağlamda davacı şirketin, davalı şirkete 1.050.000,00 TL borcu olduğunun kabulü gerektiği, davacı tarafça anılan borç karşılığı davalı tarafa toplam 1.000.000,00 TL bedelli çeklerin verildiği, bu çeklerden 4113944 ve 6624703 numaralı çek bedellerinin ödendiğinin her iki tarafın da kabulünde olduğu, dava konusu 054155 nolu 150.000,00 TL bedelli çekin 135.000,00 TL'lik kısmının ödendiği hususunun davalı tarafça ikrar edildiği, Kahramamaraş 5. Noterliği 15.03.2019 tarih 04275 yevmiye numaralı alacağın temliki sözleşmesi ile davalı tarafa yapılan 350.000,00 TL tutarındaki alacağın temliki bedelinin de mahsup edilmesi gerektiği ancak davacı tarafından elden verildiği ileri sürülen 15.000,00 TL tutarındaki ödemenin ispatlanamadığı, bu bağlamda 1.050.000,00 TL borca karşılık, 350.000,00 TL (alacağın temliki bedeli)+350.000,00 TL ( 4113944 ve 6624703 numaralı çek bedelleri)+135.000,00 TL (davalı tarafça 054155 nolu çek için mahsup edildiğine yönelik ikrarı içeren ödeme)=835.000,00 TL'nin davalı şirkete ödendiği, bu ödemelerin de verilen çeklere istinaden yapılması karşısında davacının davalıya 215.000,00 TL borçlu olduğuna kanaat getirilerek, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 102. maddesi uyarınca yapılan ödemeler çeklerdeki keşide tarihine göre vadesi ilk önce gelmiş olan borç esas alınmak suretiyle mahsup edilerek ve davanın menfi tespit davası olması gereği davacının davalıya davaya konu çeklerden dolayı toplam 435.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, davalı tarafın organik bağ savunması yönünden, davacı şirket ile dava dışı ... İş Makinelerinin ayrı tüzel kişilikleri olan iki ayrı şirket olup bu şirketler arasında organik bağ olmasının tüzel kişiliklerinin farklılıklarını ortadan kaldırmayacağı, bu nedenle dava dışı ... İş Makineleri ile davalı arasındaki ilişkinin davacıyı bağlamayacağı kanaati ile davalı tarafın organik bağ nedeniyle anılan şirket defterlerinin incelenmesi ve sonuca göre değerlendirme yapılması talebinin yerinde görülmediği (Aynı yönde Y. 19. HD. E. 2017/799, K. 2019/2436 sayılı ilamı), kabul edilen miktar açısından davalının kötüniyetli olarak takip başlattığının ispatlanamadığı gerekçesi ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmayacağı, reddedilen kısım yönünden ise mahkemece verilen tedbir kararının infaz edilmemesi gözönünde bulundurularak talep edilen tazminat istemlerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya davaya konu Vakıfbank'a ait .... çek nolu, 29.12.2018 düzenleme tarihli, 150.000,00 TL bedelli, Halkbank'a ait .... çek nolu, 25.11.2018 düzenleme tarihli, 200.000,00 TL bedelli çeklerin tamamından, Vakıfbank'a ait ...çek nolu, 30.03.2019 düzenleme tarihli, 150.000,00 TL bedelli çekin 85.000,00 TL'lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bedelsiz kaldığı ileri sürülen çekler nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun HMK 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, davacı dava dilekçesinde 650.000,00 TL talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacının temyiz ettiği reddedilen meblağ 215.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığından davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin MİKTARDAN REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, 05.03.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e421e3f3a6bb2165 83122c871a7e8f24

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı