11. Hukuk Dairesi 2024/2719 E. , 2025/1143 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1120 Esas, 2024/308 Karar HÜKÜM : Davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne SAYISI : 2020/506 E., 2022/121 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün 2019/29482 E. sayılı dosyasıyla haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu 650.000,00 USD bedelli bonoda müvekkilinin kefil sıfatıyla borçlandırıldığını, müvekkilinin bono lehdarı davalı ... ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığı gibi takibe konu bonoya kefil olmadığını, bono üzerinde bulunan imzanın müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiler tarafından atılmadığını ileri sürerek müvekkilinin davaya konu takip dosyası sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; alacağın avukat olan müvekkilinin vekâlet ücret sözleşmesinden kaynaklandığını, ...'in gerek sözleşme anında ve gerekse her halükarda takip esnasında imza yetkilisi olduğunu, davacının borçlu şirket yetkilisi ...'in yetkilerinin 29.07.2019 tarihinde alındığını iddia ettiğini, ancak Antalya 1. Noterliğinin 29.07.2019 tarihli belgesinde ...'in gıyabında karar alındığını, davacının muvazaalı işlemlerle müvekkilinin başlattığı takibi etkisiz kılmak istediğini, İstanbul 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/ 572 E. sayılı dosyası ile açılan imzaya itiraz davasında aldırılan bilirkişi raporuyla imzanın borçlu şirket yetkilisi ...'e ait olduğunun tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu icra takibinde borçlu olduğunu, davada taraf sıfatının olmadığını, söz konusu alacağın vekalet borcundan kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nın, bononun keşidecisi olduğu, davacı şirket ile birlikte davalı ... aleyhine de icra takibi yapıldığı, davalı borçlu 'ya menfi tespit istemiyle husumet yöneltilemeyeceği, lehtar ...'ün bonoyu vekalet sözleşmesi kapsamında aldığı, bononun keşidecisi davalı ...’in davacı şirketi temsil ve ilzam yetkisinin 29.07.2019 tarihi itibariyle kaldırıldığı, durumun Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 05.08.2019 tarihinde ilan edildiği, bononun tanzim tarihi olan 03.06.2019 tarihi itibariyle davacı şirketi temsil yetkisinin bulunduğu, davaya konu bononun sözleşmede yer alması nedeniyle geçmiş tarihli olarak düzenlendiği iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalı ... hakkında açılan davanın husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu bonoda, keşideci ile avalist arasında alacak-borçlu ilişkisi bulunmadığından, davalı ... hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ...'in, davaya konu icra takip dayanağı 03.06.2019 tanzim, 01.07.2019 vade tarihli, 650.000,00 USD bedelli bonoyu hem keşideci hem de avalist-Bires Dağıtım Pazarlama San.Tic. A.Ş.'yi temsilen imzaladığı, dolayısıyla davalı ...'in, borçlu sıfatıyla imza attığı bonoda, yetkilisi olduğu davacı şirketi avalist olarak gösterdiği, davaya konu icra takibinin dayanağı bonoda, bono keşidecisi davalı ...'in yetkilisi olduğu Bires Dağıtım Pazarlama San.Tic. A.Ş. adına attığı aval imzasının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 626. ve 629. maddeleri çerçevesinde müdürün şirkete özen ve bağlılık yükümlülüğü ile bağdaşmayacak şekilde yetkinin kötüye kullanılması niteliği taşıdığı, ...'e Bires Dağıtım Pazarlama San. Tic. A.Ş. tarafından bu hususta yetki veya icazet verildiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, bu durumda davaya konu bonodaki davacı şirket adına yapılan aval işlemi geçersiz olduğundan davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yapılan aval işlemi geçerli kabul edilerek, adı geçen davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın, pasif husumet nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan menfi tespit davasının kabulüne, davalı-alacaklının takip yapmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonoya istinaden başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 20.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.