11. Hukuk Dairesi 2024/2663 E. , 2025/1142 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1890 Esas, 2024/156 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/171 E., 2020/279 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2017/107676 sayılı "... ...+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirket tarafından 2017/104027 sayılı "... Group" ibareli markaya dayalı olarak bu başvuruya itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın yerinde görüldüğünü ve başvuru kapsamındaki 29. sınıf mallar yönünden başvurunun reddine karar verildiğini, davacı tarafça bu karara yapılan itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, davacının soy isminin ... olduğunu, bu nedenle ürün ve/veya hizmetlerde soyadını kullanmasının doğal bulunduğunu, davacının soyadı ile aynı olan "...’s ..." markası altında, zeytin ürünleri ve zeytinden türev mamuller, bilhassa zeytinyağı üreterek satacağını, davalı şirketin ise otel ve restoran işletmeciliği yaptığını, ortalama tüketicinin müvekkili ve davalı şirketin işaretlerini birbirinden ayırabileceğini, her iki logo ve yazı stilinin birbirinden tamamen farklı olduğunu, müvekkili ve davalı şirketin markalarının işitsel ve görsel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, davalı şirket başvurusu ile davacı markasının başvurusu arasında sadece 11 gün olduğunu, verilen kararla davalı şirkete 100 yılı aşkın bir süredir kullanılan müvekkilinin soyadının önüne geçme hakkı tanındığını, davalı şirketin, marketlerde, pazarlarda satılacak herhangi bir ürünü de bulunmadığını, taraf markalarının karıştırılmayacağını ileri sürerek YİDK’in 2019-M-1494 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin gıda sektöründeki faaliyetlerinde "..." markasını kullandığını, davacının, "..." ibaresine, zeytin anlamına gelen "..." ibaresini eklemesinin, dava konusu başvuruya ayırt edicilik sağlamayacağını, davacı başvurusunda asli unsurun "..." ibaresi olduğunu, taraf markalarının karıştırılacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, her iki markanın esas unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. ��LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davalı adına tescilli "... GROUP" esas ibareli marka ile davalının "... ...+şekil" esas ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2019-M-1494 sayılı kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamından çıkarılan 29. sınıftaki "Zeytin, zeytin ezmeleri. Yenilebilir bitkisel yağlar" malları, redde mesnet alınan 2017/104027 sayılı markanın kapsamında aynen yer aldığından, yasada aranan emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, işaretlerin karşılaştırmasına gelince; dava konusu başvurunun, "...’s" kelime unsurunun altında "..." ibaresi ile bu kelimelerin sol tarafında yer verilen elinde sopa bulunan erkek figüründen oluştuğu, başvuruda yer verilen "..." kelimesi, Türkçe'de zeytin anlamına gelmekte olup, başvuru kapsamından çıkarılan mallar gözetildiğinde, bu ibarenin herhangi bir ayırt ediciliği bulunmadığı, başvuruda yer verilen şekil unsuru da, ayırt edicilikte geri planda kaldığından, tali unsur konumunda olduğu, buna göre dava konusu başvurunun asli unsurunun, "..." ibaresinden oluştuğu, redde mesnet marka da "... Group" ibareli olup, "Group" ibaresi ayırt edicilik taşımadığından, ayırt edici unsurun "..." ibaresi olduğu, her ne kadar redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresindeki ikinci "E" harfi ters yazılmış ise de bu durumun, redde mesnet markanın "..." olarak algılanmasına engel olmadığı, redde mesnet markanın asli unsuru "..." ibaresi iken dava konusu başvuru da "..." ibareli olduğundan, markalar arasında karıştırılmaya yol açacak kadar benzerlik olduğu, redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen "s" takısı ile şekil unsuru ve "..." kelimesinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği katmadığı, dava konusu başvurunun, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/5-a maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, dolayısıyla iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğu gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.02.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Davalı adına tescilli "... GROUP" esas ibareli marka ile davalının "... ...+şekil" esas ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunmadığı hususu da dikkate alınarak, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne yönelik kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin İlk Derece Mahkemesinin kararını kaldırarak verdiği davanın reddine yönelik kararın bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun onama gerekçesine bu nedenle katılmıyorum. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 10450b05f4136455 d42ab792ca103a74