11. Hukuk Dairesi 2024/2624 E. , 2025/951 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1897 Esas, 2024/48 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2019/325 E., 2020/218 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; sağlık sektöründe uzun yıllar hizmet veren müvekkilinin "..." asıl unsurlu markaların sahibi olduğu gibi aynı ibareyi taşıyan alan adlarının da bulunduğunu, davalı şirketin "..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının, dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibas doğduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, davacının "..." ibareli alan adlarından kaynaklı olarak üstün hakkının da bulunduğunu, davalı şirketin kötüniyetli başvuru yaptığını ileri sürerek 2019-M-5719 sayılı YİDK kararının iptaline, 2018/66250 sayılı başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dileklerinde davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 ve 6/6 hükümleri uyarınca da dava konusu başvurunun tescili engeli bulunmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun kırmızı, kalın yazı karakteri ile yazılan "..." ve mavi, kalın yazı karakteri ile oluşturulan "..." ibaresinden oluştuğu, aralarında sektör uzmanın da yer aldığı bilirkişi heyetinden alınan raporda da belirtildiği üzere, başvuruda yer alan "..." ibaresi medikal sektöründe "üroloji" teriminin kısaltması olarak kullanıldığından, dava konusu başvurunun asli unsurunu "American" ibaresinin oluşturduğu, davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunun da "..." ibaresi olduğu, taraf markalarının asli unsurları arasında ayniyet düzeyinde benzerlik bulunduğu, başvurudaki "C" harfinin Türkçe'de "K" olarak telaffuz edileceği de düşünüldüğünde, işaretler arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak yüksek düzeyli benzerliğin mevcut olduğu, bu itibarla taraf markaları arasında başvuru kapsamında kalan mallar yönünden SMK'nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, en azından başvurunun davacının seri markalarından birisi olarak algılanacağı, tüketicilerce markaların ilişkilendirileceği, bir markanın tescilli olduğu sürece korunacağı, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin, başvuru kapsamındaki mallar yönünden tanımlayıcı bir niteliğinin bulunmadığı, söz konusu ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilse dahi başvuruda farklı olarak yer verilen "..." ibaresinin, medikal sektöründe "üroloji" teriminin kısaltması olarak kullanıldığı, bu hali ile uyuşmazlık konusu 10. sınıftaki tüm mallar yönünden başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden kurulan hüküm ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde davalılara iadesine, 17.02.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.