Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2558 E., 2025/849 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2558 E., 2025/849 K. (12.02.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2558
Karar No
2025/849
Karar Tarihi
12.02.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/2558 E. , 2025/849 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/495 Esas, 2024/64Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/117 Esas, 2020/690 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında süre gelen bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ticari ilişki kapsamında davacının davalıya 2013 yılından bu yana çek verdiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin gereği davalı tarafından çekler düzenlendiğini, düzenlenen çeklerin ticari defter kayıtlarına işlenmiş olduğunu, vadesi gelen çeklere ilişkin ödemelerin banka kanalı ile yapıldığını, davalı tarafından kesilen faturaların da davacı şirketin ticari defter kayıtlarına işlendiğini, ancak dava konusu 6 adet çekin keşide edilip davalı tarafa verilmesine rağmen çekler karşılığında davalı tarafından teslim edilmesi gereken malların davacı şirkete teslim edilmediğini ileri sürerek davalı tarafından taraflarına teslim edilmeyen mallara karşılık davalı lehine verilmiş olan 6 adet çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafından davacı hakkında açılan icra takiplerinin iptaline, karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının Mersin’de bulunan fabrikasında Mersin ve Ankara gazozları üretimi ve satışı işi ile iştigal ettiğini, davalının 2013 yılından bu yana müşterisinin olduğunu, hiçbir tacirin ticari hayatının tehlikeye girmemesi için fazla ödeme yapmayacağını, davacının mevcut borcunun tasfiyesi amacıyla verilen çeklerin ödenmediğini, bankada karşılıksızdır işlemi gördüğünü ve davaya konu olduğunu, davada ispat yükünün davacıda olduğunu, teslim edilen mallara ilişkin fatura düzenlediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 2013 yılından itibaren süregelen hukuki ilişki olduğu tartışmasız olmakla birlikte, bilirkişinin yöntemine uygun raporunda ifade edildiği üzere taraf defter ve kayıtlarına bakıldığında, davalı firmanın avans ödemesinden kaynaklı alacağının olmadığı, davacı firmanın ticari defterlerinin genel kabul görmüş muhasebe standartlarına uygun olmayan kayıtlar içerdiği, yevmiye defterlerinde genel kabul görmüş muhasebe standartlarının uygun olmayacak şekilde davalı firmanın davacıdan alacaklı duruma getirildiği, herkesin iddiasını ispat ile yükümlü olduğu, davacının dava konusu çeklerin avans olarak verildiğine dair sözleşme ve sair yazılı delil sunmamış olduğu çeklerin niteliği itibariyle sebepten soyut belgelerden olması nedeniyle, bu çeklerin bağlı olduğu herhangi bir hukuki ilişkinin varlığını iddia eden tarafın iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği, yerleşmiş Yargıtay kararlarına göre, çeklerin esas itibariyle mevcut borcun ödenmesi için verilmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiği, yöntemine uygun tutulmamış olan ticari defterdeki kayıtların davacının lehine delil olamayacağı, davacı firmanın ticari defter ve kayıtlarında 159 verilen avanslar hesabında avans ödemesi altında bakiye bir alacağı bulunmadığı, genel kabul görmüş muhasebe esaslarının uygun düşmeyecek şekilde yevmiye kaydı yapılarak alacaklı hale getirilmesinin sonuca etkisinin olmadığı, dolayısıyla davacının davasını ispat edemediği, davacının yemin deliline de dayandığı göz önüne alınarak, bu hakkı kullanıp kullanmayacaklarını bildirmek üzere süre verildiği ve davacı taraf yemin teklif hakkını kullanmayacağını beyan ettiği ve kötü niyetli olduğu sübut bulmadığından davalı taraf lehine tazminata hükmedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında ispat yükünün davacıda olduğu, davacının iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı, defterlerinin usulüne uygun tutulmamış olduğu ve yemin deliline de dayanmadığı yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, 6 adet çekten dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı