11. Hukuk Dairesi 2024/2557 E. , 2025/1011 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/239 Esas, 2023/1208 Karar vekili Avukat ... KARAR :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/151 E., 2020/545 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemi olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki 30.07.2010 tarihli satış protokolü kapsamında, davalıya satılan mallara ilişkin, düzenlenip bedeli ödenmeyen 25 adet fatura bedelinin ve protokol kapsamında işleyen aylık %5 vade farkının tahsili amacıyla davalıya yönelik takibe girişildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalının takip konusu borcundan mahsup edilmek üzere davacıya bağımsız bölüm devrettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, böyle bir devrin davacıya yapılmadığını ileri sürerek itirazının iptali ile takibin devamına, icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takip konusu fatura bedellerinin takip konusu borca mahsup edilmek üzere taşınmaz devri, çekilen krediler ile yapılan ödemeler ve verilen senetler ile ödendiğini, talep edilen faizin de doğru olmadığını, davalının temerrüde düşürülmediğini savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibin dayanağı faturalardaki alacağın taraflar arasındaki düzenlenen 30.07.2010 tarihli sözleşmeden değil cari hesaptan kaynaklandığı, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan takibe konu 25 adet faturadan kaynaklı olarak 237.459,90 TL bedelli asıl alacağının bulunduğu, davalının 2012 ve 2013 yılı defterlerine takibe konu 25 adet faturanın işlendiği, davalı yevmiye defterinde daire satışı adı altında faturayı işlemişse de dayanağı belgenin defter ve kayıtlarda olmadığı, davalının bağımsız bölümün takip konusu alacağa mahsuben devredildiğini ispatlayamadığı, yazılı belge sunamadığı, yine davalı defter ve kayıtlarında borcun kapandığı belirtilmekle birlikte dayanaklarının bulunmadığı, davacı tarafından imzalanan protokole göre vadesinde ödenmeyen taraflar arasındaki satışa ilişkin faturaların gecikmesinden kaynaklı aylık %5 vade farkının takip konusu cari hesap alacağı için olmadığı, takibin bu talep yönünden iptali gerektiği, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat edemediği, davacının ancak takip tarihinden itibaren temerrüt faizi isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibine yönelik davalı-borçlunun itirazının kısmen iptaline, 237.459,90 TL asıl alacağın %20'si olan 47.491,98 TL icra inkar tazminatının davalı-borçludan alınarak davacı-alacaklıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık icra takibine konu 25 adet fatura bedelinin ödenip ödenmediği ve taraflar arasında düzenlenen 30.07.2010 tarihli satış protokolü kapsamında %5 vade farkının uygulanıp uygulanmayacağı noktalarında toplanmaktadır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle takip dayanağı faturaların davacı tarafından dosyaya sunulan 30.07.2010 tarihli sözleşmeyle ilişkisinin bulunmamasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 18.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.