Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2433 E., 2025/930 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2433 E., 2025/930 K. (17.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2433
Karar No
2025/930
Karar Tarihi
17.02.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/2433 E. , 2025/930 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/126 Esas, 2024/358 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2018/303 E., 2020/166 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalı adına tescilli "..." ibareli iki ayrı markanın hükümsüzlüğü talepli açılan dava sonunda ise her iki markanın da kısmi hükümsüzlüğüne karar verildiğini, davalının bu kez de “...” ibaresini içeren markaları tescil ettirdiğini, davalı markalarının müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markalarına benzer olduğunu, müvekkilinin bu ibare üzerinde gerçek hak sahipliği bulunduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek 2017 42549 numaralı “...” ve 2017 42545 numaralı “Kanal ...” ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; "..." ibaresinin müvekkilinin tescilli markası olmasının yanı sıra müvekkili şirketin ticaret unvanının da kök unsuru olduğunu, müvekkili şirketin uzun yıllardan beri yaptığı yatırımlar ile "..." ibaresini havi markasına ayırt edicilik kazandırdığını ve sektöründe bilinir hale getirdiğini, müvekkilinin tescilli markası ile davacı markası arasında herhangi bir ayniyet ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunmadığını, markaların kullanıldığı emtialar bakımından da benzerlik olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taraf markalarının aynı kelimelerden oluştuğu, tescilli oldukları sınıflar arasında benzerlik ve bağlantı bulunduğu, her ne kadar davalı şirketin ticaret unvanında "..." ibaresi mevcutsa da, davalı şirketin kurulduğu tarihten önce davacı tarafça marka tescil başvurusunun yapıldığı, davalının daha öncesinde bu marka üzerinde hak elde ettiğinin kanıtlanamadığı, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6. maddesinin birinci fıkrasındaki hükümsüzlük koşulunun mevcut olduğu, aynı Yasa hükmünün dokuzuncu fıkrasında kötüniyetle marka tescili yapılmasının da hükümsüzlük nedeni olarak sayıldığı, davalının daha önce tescil ettirdiği "..." ibareli markalarının hükümsüzlüğü için davacı tarafından davalı aleyhine dava açılması sonucunda davalıya ait markalarının "radyo ve televizyon yayın hizmetleri" de dahil olmak üzere kısmi hükümsüzlüğüne karar verildiği, davalının bu kararın verilmesine kısa bir süre kala bu kez davaya konu olan markaların tescili için başvuruda bulunduğu, bu davranışının iyiniyetli olmadığı, gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2017 42549 numaralı "..." ve 2017 42545 numaralı "..." ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava konusu taraf markaları arasında karıştırmaya yol açacak nitelikte benzerlik olduğu, davacının öncelik hakkının bulunduğu ve davalının marka tescillerinde kötüniyetli olduğu iddiasına dayanan davalı markalarının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1a186650c8ac1803 1ddb7953627aff52

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı