Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/2397 E., 2025/2481 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2397 E., 2025/2481 K. (16.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2397
Karar No
2025/2481
Karar Tarihi
16.04.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/2397 E. , 2025/2481 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2238 Esas, 2023/2180 Karar HÜKÜM : Esastan ret MAHKEMESİ : Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/48 E., 2022/421 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 15.04.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirket tarafından 16.03.2020 tarih ve 2020/0092 sayılı sipariş numarası 25.03.2020 tarihinde teslim edilmek üzere ve aynı tarihli 2020/.... sipariş numarası ile 26.03.2020 tarihinde teslim edilmek üzere toplam 100 ton ürün sipariş edildiğini, davalının 18.03.2020 tarihinde "Siparişleriniz programa alınmıştır" şeklindeki bildirimi ile işbu siparişlerin onaylandığını, farklı tarihlerde 3 kez teslim talep edilmesine rağmen ürünlerin teslim edilmediğini, son talep üzerine davalının yükümlülüklerden kurtulma gayretiyle, bahsi geçen siparişlerin 2,5 aydır sevkinin talep edilmediğini, ürünlerin güncel fiyat üzerinden sevkinin sağlanabileceğini belirttiğini, davacının ürünü başka bir firmadan temin etmek zorunda kaldığını, bakır fiyatlarındaki değişim nedeniyle başka bir firmadan ürün satın alınması nedeniyle davacının 61.641,78 ... zarara uğradığını, davalının ürünleri zamanında teslim etmeyerek bu zarara sebep olduğunu ileri sürerek 61.641,78 ... zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu siparişler hakkında davalı tarafından verilen "Siparişleriniz programa alınmıştır" şeklinde cevabın siparişin onaylandığı anlamına gelmeyeceğini, siparişlerin onaylandığı sonucuna varılsa dahi, hangi şartlarda siparişin onaylandığına bakılması gerektiğini, 2020/0092 numaralı birinci sipariş şartlarının davacı tarafından yerine getirilmesinin yani teslimden önce ödemeyi yapmasının sözleşmenin kurulabilmesi için ön koşul olduğunu, davacının ilk siparişin ödemesini peşin yapmadığı için, her iki sipariş için de aynı koşullarda teslim talep etmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 97. maddesine göre aynı anda ifa kuralının geçerli olduğu, sözleşmede kendi edimini ifa etmeyen davacının ifa talep edemeyeceği, davacının ifasını daha sonra gerçekleştirmesine dair bir anlaşma bulunmadığı, iki siparişin birbirinin devamı niteliğinde olduğu, birinci sipariş koşulları tamamlanmadan ikinci sipariş koşullarına geçilemeyeceği, netice olarak ilk edimi ifa etmeyen davacının, davalıdan ifa talep edemeyeceği, bu durumda zarara uğrasa bile bu zararın sorumlusunun davalı satıcı olmadığı, kaldı ki taraflar arasında daha önce yapılan sözleşme ve ticari emtia alım satımında da davacı tarafından satın alınan malların ilk partisinde bu malların bedelinin davacı tarafından peşin olarak ödendiğinin anlaşıldığı, sonuç olarak TBK'nın 97. maddesi gereğince edim sırasına göre öncelikli ifa hali davacıya ait olduğundan, davacının kendi edimini ifa etmemesi ve davalıyı alacaklı temerrüdüne düşürmemiş olması sebebiyle davacının davasında haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticari satım sözleşmesi gereğince ifa edilmediği iddia edilen edim nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ddba887afc0d7396 13413b006d87cc04

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı