Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2024/2325 E., 2025/2316 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2325 E., 2025/2316 K. (10.04.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2325
Karar No
2025/2316
Karar Tarihi
10.04.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2024/2325 E. , 2025/2316 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.04.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tekne sigorta poliçesi koruması kapsamına alınan ... Bağlama Kütüğü'ne ... numarası ile kayıtlı M/Y ... teknesinin maliki olduğunu, müvekkilinin teknesinin uğrayabileceği hasar ve masrafların davalı ... tarafından ... numaralı tekne gezintileri kapsamında teminat altına alındığını,müvekkilinin 18.06.2019 tarihinde 7.301,27 USD tutarındaki sigorta primini peşin olarak ödediğini ve davalının teminat yükümlülüğünün de böylece başlamış olduğunu, teknenin sigorta kuvertürü kapsamındayken müvekkilinin ve ailesinin, kaptanın yönetiminde M/Y ... teknesiyle 11.07.2019 tarihinde ... açıklarında seyir halindeyken kötü hava ve deniz koşullarının da etkisiyle aniden ... marka ... 406 model sancak makineden dumanlar yükseldiğini, alarmların çalmaya başladığını, akabinden çalışmaz hale gelen sancak makinenin derhal stop ettiğini, bu halde seyre devamın imkansız olduğunu fark eden kaptanın hemen iskele makinesini de stop ettirdiğini, telsizden May Day (imdat) anonslarını yapmaya başlamış olduğunu, dumanların durması üzerine tekneyi güç bela ...'a yakın bir mevkiiye kadar çekebildiklerini, müvekkilinin söz konusu hasara ilişkin olarak derhal davalıya hasar ihbarında bulunulduğunu, gerekli belgelerin davalı ... şirketine iletildiğini, sigorta şirketinin eksperi tarafından müvekkilinin zararlarının, tenzili muafiyet bedeli düşüldükten sonra 86,005,41 USD tutarında olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin söz konusu hasar nedeniyle uğradığı zararın bu tutarın çok üzerinde olduğunu, sigorta şirketinin zararı kabul etmediğini, ödeme yapmadığını ileri sürerek haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; poliçe teminatı alınmış olmasının teminatın tamamen ve otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmediğini, dava konusu teknede oluşan hasar ile ilgili olarak müvekkili şirkete yapılan bildirim neticesinde hasar dosyası açıldığını ve bu dosya uyarınca söz konusu hasara ilişkin 20.08.2019 tarihinde eksper raporu alındığını, dava konusu olayda eksper değerlendirmelerine göre sancak ana makinenin uzun süre yüksek hararet ile çalışması neticesinde ağır yapısal hasar gördüğünün tespit edildiğini, davacı yanca talep edilen 48.553,38 TL çekek yeri ücretlerinin müvekkili şirket nezdindeki poliçe kapsamında talep edilemeyeceğini, talep edebileceği yönünde bir ifadenin de poliçede yer almadığını, hasar tazminatı oluşması durumunda ise ekspertiz raporu kapsamında yapılan hesapların dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisinde bulunan ... numaralı tekne sigorta poliçesinde, poliçe ile verilen teminatlar dışındaki makine hasarları için ayrıca ek teminatın (makina hasarları genişletme ...) sigortalı tarafından alınmamış olduğu, sigortalının ilgili primini ödemek koşulu ile hasara konu tekne için bu ek teminatı almadığı ve poliçe kapsamına göre de sigorta kuvertürüne bu teminatın ilave edilmediği, dava konusu hasarın teminat kapsamı dışında kaldığı, davacı taraf her ne kadar bilirkişi raporuna itiraz ederek Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ... Liman Başkanlığı'nın 12.07.2019 tarihli yazısının raporda incelenmediği, bu nedenle raporun hatalı ve eksik olduğu yönünde beyanda bulunarak yeniden rapor alınmasına ilişkin talepte bulunmuş ise de, dosya kapsamına göre hazırlanan bilirkişi raporunun yeterli olduğu, söz konusu belgenin davacının kaptanı tarafından sunulan ve ilgi olarak tutulan 12.07.2019 tarih, 15039 sayılı yazıya istinaden düzenlendiği, kaptan tarafından verilen bilgiye istinaden yapılan inceleme sonucunda rizikonun gerçekleştiği teknede makina arızasının bulunduğu ve bu nedenle 11.07.2019 tarihinde limana giriş yapıldığının tespit edildiğinin yazılı olduğu, ancak makina arızasının sebebine ilişkin herhangi bir görüşe yer verilmediği, dolayısıyla kaptanın raporuna istinaden düzenlenen ve sebebe ilişkin gerekçe içermeyen bu belgenin davacı lehine delil oluşturmayacağı gibi davacının süresi içinde hava şartlarına ilişkin başkaca bir delil sunmaması karşısında, bilirkişilerce meteorolojiden edinilen bilgilere göre inceleme yapılmasında da herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı sigortacının tazminat yükümlülüğünün doğduğunun dosya kapsamına göre davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyeti tarafından davalı tarafından düzenlenen ekspertiz raporu, davalı tarafından sunulan tekne bakım servis raporları, yetkili servis rapor ve faturaları, arızadan sonra makine ve parçalarının fotoğrafları, meteoroloji hava durumu raporu, sigorta poliçesi genel ve özel şartları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle rapor düzenlendiği, raporda, makinedeki arızanın ağır hava şartları ve deniz tehlikesinden kaynaklanmadığının ve rizikonun teminat kapsamında kalmadığının tespit edildiği, raporun hüküm kurmaya yeterli, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, tekne kaptanının olaya ilişkin yazılı beyanında, makinedeki aşırı duman sebebiyle makineleri stop ettirdiğini, rüzgar ve akıntı sebebiyle Türk Karasularına sürüklendiğini beyan ettiği, bu yazıya istinaden ve kaptana hitaben ... Liman Başkanlığı'nın 12.07.2019 tarihli yazısında "... özel tekne ile seyir yaptığınız sırada sancak ve makinenizin arıza yaparak sert rüzgar ve deniz şatları nedeniyle tek makine ile Türk Karasularına akıntı ile düştüğünüz ve emniyet için ...-... Limanı'na giriş yaptığınız anlaşılmıştır..." şeklindeki ve kaptanın beyanına göre düzenlenen ibarenin tek başına motordaki arızanın deniz tehlikesinden meydana geldiğini göstermediği, seyrüseferin teminat kapsamındaki rizikodan değil de teminat dışındaki teknenin makinesindeki arızadan kaynaklandığının tespit edildiği, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, rizikonun sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında kaldığını ispat külfeti davalı ... şirketinde olmasına rağmen Mahkemece ispat külfetinin davacıya yüklenmesi isabetli değil ise de, rizikonun teminat dışında kaldığı davalı tarafından ispat edildiğinden sonuca etkisi bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında akdedilen gezinti tekneleri sigorta poliçesi kapsamında rizikonun gerçekleştiği iddiası ile meydana gelen hasar zararının tazmini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7e0d84c7022de6f3 ef6ee0140326b073

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı