11. Hukuk Dairesi 2024/2280 E. , 2025/2259 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.04.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, fındık ticareti yapan müvekkilinin davalı ile de 11 yılı aşan bir süredir ticari ilişkisinin bulunduğunu, davalı şirketin yetkilisinin isteği üzerine müvekkilinin güvenerek gizlilik sebebiyle kendisine okutulmaktan kaçınılan belgeleri imzaladığını, davalı şirkete teslim edilen fındıklar sebebiyle müvekkilinin alacağının bulunduğunu, yine bir fındık tesliminde davalı şirket adına “şu an için ödeme yapılamayacağı, ancak ipotek verilmesi halinde paranın ödenebileceğinin” müvekkiline söylendiğini, müvekkilinin de fazla sorgulamadan kendisine ödenen belgeleri imzalayıp ertesi günü tapu fotokopilerini faksladığını, tapuda ipotek evrakını da imzaladığını, müvekkilinin bakiye alacağını istemesi üzerine kendisine “boş fındık verildiği, 3.000.000,00 TL borcunun bulunduğu, ödeme yapılmayacağı” yönünde beyanda bulunulduğunu, ardından ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin icra emrinin geldiğini, davalı şirketin yetkilisinin ipoteği diğer davalıya temlik ettiğini, davalıların müvekkilinin seneler süren ilişkiden kaynaklanan güvenini kullanarak aldattıklarını, bu süre zarfında davalı şirketin müvekkiline çeşitli ödemeler yaptığını, borçlu kişiye bu ödemelerin mantık kurallarına aykırılık taşıdığını, boş fındık teslimi iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının iradesinin fesada uğratıldığını, müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun bulunmadığını, bilakis alacaklı olduğunu, ipoteğin süreli olarak verildiğini ileri sürerek müvekkilinin iradesinin fesadı suretiyle yapılan hukuki işlemlerin hile nedeniyle iptalini, bu talep kabul görmezse süresi dolan ipoteğin kaldırılmasını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, ipoteklerin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ipoteğin taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan para borcu için tesis edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak, dava konusu 2014/4922 E. sayılı takibe konu 23.10.2012 tarihli 100.000,00 TL, 2014/4923 sayılı takibe konu 18.10.2012 tarihli 400.000,00 TL, 2014/4925 E. sayılı takibe konu 18.10.2012 tarihli 600.000,00 TL bedelli ipoteklerin akit tablolarının incelenmesinde ... ipoteği olduğu, İpotek Resmi Senetlerinde dava konusu ipoteklerin “bila faiz ve 15.10.2014 süre ile” tesis edildiğinin anlaşıldığı, ayrıca İpotek Belgesinin ipotekin süresi sütununda 15.10.2014 tarihinin gösterildiği, icra takiplerinin ise 11.12.2014 tarihinde başlatıldığı, bu nedenle davalı tarafın ancak bu tarihten önce doğmuş alacaklar için ve bu tarihe kadar ipotekli takip başlatabileceği, bu tarih itibariyle sürenin dolmuş olması ve bu tarihe kadar takip başlatılmamış olması nedeniyle ipoteğin kendiliğinden sona erdiği, davacının ipotekli teminat borcunun ortadan kalktığı, taşınmazların cebri icra ile satıldığı gerekçesiyle davanın davalı... AŞ yönünden bozma kapsamında olmadığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının takip dosyaları nedeniyle davalı ...'a borçlu bulunmadığının tespitine, dava konusu taşınmazlara ilişkin ipoteklerin kaldırılmasına ilişkin davanın konusuz kalmasından dolayı karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit ve ipoteklerin kaldırılması istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalının bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. SONUÇ: Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.