Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2268 E., 2025/457 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2268 E., 2025/457 K. (03.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2268
Karar No
2025/457
Karar Tarihi
03.02.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/2268 E. , 2025/457 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/676 Esas, 2023/70 Karar. HÜKÜM : Dava kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1003 E., 2019/1182 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait bir taşınmaz üzerinde davalı lehine 03.04.2003 tarihinde bayilik sözleşmesi kapsamında 100.000,00 TL bedelli bir ipotek tesis edildiğini, bu ipotek bedelinin 29.05.2005 tarihinde 300.000,00 TL'ye çıkarıldığını, taraflar arasında 11.04.2008 tarihinde 5 yıl süreli yeni bir akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, ancak Rekabet Kurumu’nun ilgili mevzuatına dayanarak bu sözleşmeyi geçersiz sayıp sona erdirdiğini, buna rağmen davalı şirketin taşınmaz üzerindeki ipotekleri kaldırmadığını, şerhleri terkin etmediğini, ipoteklerin dayanağı olan sözleşmenin geçersiz hale geldiğini ileri sürerek taşınmaz üzerinde tesis edilen ipoteklerin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkinin 10.04.2003 ve 11.04.2008 tarihli bayilik sözleşmelerine dayandığını, sözleşme şartları gereği müvekkili şirket lehine taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, Rekabet Kurumu kararları ve davacının başka bir dağıtım şirketiyle anlaşması nedeniyle sözleşmenin erken sona erdiğini, bu durumun bayilik hizmet bedeli ve cezai şart borcu doğurduğunu, bu borçlar ödenmeden ipoteğin fekkedilmeyeceğini, ipoteklerin kaldırılmasının yalnızca davacının tüm borçlarını ödemesi şartına bağlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı ile imzaladığı bayilik sözleşmesinin 18.09.2010 tarihinde sona erdiği, davalının dava tarihi itibariyle borcun ödendiğini kabul etmediği, İstanbul 38. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/271 E. sayılı dosyasında davalının alacaklı olduğuna dair verilen kararın kesinleştiği, davacının borcunu dava tarihinden sonra ödediği, dava tarihi itibariyle ipoteğin dayanağı olan borcun mevcut olduğu, borcun yargılama sırasında ödendiği ve davalının ipoteği terkin etmediği gerekçesiyle ipoteğin kaldırılmasına karar verildiği, ayrıca davacı ... Petrol'ün aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasının bu davacının davalıya borcunun bulunmadığını da içerdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipotek lehdarı davalı şirketin dava tarihi itibariyle davacı şirketten bir alacağının bulunduğu, ipoteğin kaldırılma şartlarının gerçekleşmediği, ancak yargılama sırasında davacıların borcu ödemesiyle şartların oluştuğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüyle dava konusu taşınmaz üzerinde davalılehine tesis edilen ipoteklerin kaldırılmasına, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ipoteğinin kaldırılması istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 03.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı