Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2024/2195 E., 2025/567 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2195 E., 2025/567 K. (05.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2195
Karar No
2025/567
Karar Tarihi
05.02.2025

11. Hukuk Dairesi 2024/2195 E. , 2025/567 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/286 Esas, 2023/736 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/461 E., 2021/943 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince dava dışı üçüncü kişiden satın alınan ve ithal edilen emtiaların satıcı ile davalı arasında yapılan navlun sözleşmesi uyarınca davalı tarafından taşındığını, ancak müvekkilinden haksız olarak fahiş miktarlı faturaya dayalı olarak demuraj bedeli tahsil edildiğini ileri sürerek şimdilik 300.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tahkim ilk itirazında bulunduklarını, konşimento hükümleri gereğince davayı görmeye yetkili mahkemelerin Hamburg Mahkemeleri olduğunu, acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağından huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin konşimento şartlarına uygun bir şekilde süresinde, tam ve eksiksiz olarak taşımayı tamamladığını, taşımaya ilişkin konteyner muhteviyatı emtiaların davacı tarafından ordino alınmasına rağmen teslim a u gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ödenen demuraj bedelinin davalıdan istirdatı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.MÖHUK'un "Yetki Anlaşması ve Sınırları" başlıklı 47. maddesi hükmü ile Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetki kurallarının münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, tarafların, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan bir uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesini kararlaştırmalarının Türk Hukuku bakımında da geçerli olacağı düzenlenmiştir. Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için yazılı, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olması, söz konusu uyuşmazlık yönünden kanun tarafından münhasır bir mahkeme tayin edilmemiş olması ve yetki anlaşmasının "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olması gerekmektedir. Davacı alıcının davalı taşıyıcıya karşı açtığı iş bu davada davalı vekili konşimentonun ''Kanun ve Yargılama'' başlıklı 25. maddesi uyarınca Hamburg Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürmüş, İlk Derece Mahkemesince konşimentonun 25. maddesinin ilk cümlesinde yer alan "Burada özellikle aksi belirtilmedikçe, işbu Konşimento ve/veya Taşıyıcı ile rezervasyon yapan taraf arasındaki sözleşmeden doğan herhangi bir talep, ihtilaf, işlem veya dava, Alman yasalarına tabi olacak ve münhasıran Hamburg mahkemelerinde belirlenecektir." hükmü uyarınca Türk Mahkemelerinin yargı hakkı bulunmadığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Davacı taraf ise konşimentonun 25. maddesinin son cümlesinin Mahkemece dikkate alınmadığını, maddenin son cümlesinde yer alan "Taşıyıcı, tacirin iş yerinin bulunduğu yerde dava açma seçeneğine sahip olacaktır." düzenlemesi uyarınca yetki şartının geçersiz olduğunu ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesince konşimentoda yer alan bu son cümle tartışılmamış olup, anılan düzenlemenin sözleşmenin, sadece bir tarafı yönünden ucu açık seçenekli yetki şartı anlamına gelip gelmediği, taşıyıcıya tanınan yetki seçim hakkının sonuçları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1ba2a73e37e00fdf 6bec37dc86740c3d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı