11. Hukuk Dairesi 2024/2163 E. , 2025/547 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1565 Esas, 2024/86 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/61 E., 2020/413 K. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 2018/82003 başvuru numaralı “... İstanbul ... Merkezi” ibaresiyle yapılan başvuruya itiraz ettiklerini, söz konusu itiraz süreci sonunda Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2019-M-10983 sayılı kararı ile itirazlarının reddedildiğini, oysa müvekkilinin birçok marka müracaatı olduğunu, marka müracaatlarının önemli bir kısmının “...” ibaresini taşıdığını, müvekkilinin tescilli ve/veya tescilsiz olarak kullandıkları, ... Üniversitesi, ..., İstanbul ... Eğitim Kurumları, ... Eğitim Kurumları ... Koleji ve Avrupa ... Koleji markalarının eğitim sektöründe, Türkiye genelinde yaygın olarak bilindiklerini, bu halleriyle en azından maruf olduklarını, davalıların kötüniyetli olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olmaları da dikkate alındığında, tüketiciler nezdinde iltibas meydana geleceğini, ayrıca, müvekkilinin tescilli markalarının tanınmışlığından dolayı da diğer tüm mal ve hizmetler için de söz konusu marka başvurusunun tescilinin iltibas doğuracağını, “...” ibaresinin eğitim ve öğretim hizmetleri alanında zayıf marka olmadığını ileri sürerek 2019-M-10983 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesi, dava konusu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bir bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 29.11.2017 Tarih ve E. 2016/4973, K. 2017/6705 sayılı kararında “41. sınıfta yer alan hizmetlerin tüketici kitlesi daha dikkatli ve özenlidir.” tespitinde bulunulduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait markalar ile esas unsuru bütüncül olarak “... İstanbul ... Merkezi” ibareli dava konusu markanın marka işaretleri arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, “...” kelimesinin tescili istenilen 41. sınıf hizmetler bakımından ayırt edici gücünün zayıf olduğu, dava konusu markada "..." kelimesinin yanı sıra “...”, “İstanbul” “merkezi” gibi başka unsurların da yer aldığı, dava konusu eğitim ve öğretim hizmetlerinden, özellikle dil öğrenmeye ilişkin verilen hizmetlerde, İngiliz ..., Amerikan ..., Alman ... gibi birçok seçenek yer aldığından algıda karıştırılma ihtimali oluşturmayacak kadar fazlalıkta “...” ibaresiyle karşılaşıldığı, dolayısıyla, “...” ibaresinin tüketicilerin karşısına bu kadar fazla şekilde çıkmasının bütüncül izlenimde dava konusu markanın davacılara ait markaların devamı niteliğinde algılanmasına engel teşkil edeceği, dava konusu hizmetlerin kullanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu da dikkate alındığında, aralarında bütünsel olarak görsel ve işitsel benzerlik bulunmayan dava konusu marka ile redde mesnet gösterilen markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında aynılık/benzerlik dolayısıyla karıştırılma ihtimali bulunmaması nedeniyle, dava konusu markanın, davacı markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamayacağı, markanın itibarına zarar vermeyeceği veya ayırt edici karakterini zedelemeyeceği, davalının kötü niyetli olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait markalar ile esas unsuru bütüncül olarak “... İSTANBUL ... MERKEZİ” ibareli dava konusu markanın marka işaretleri arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığı, “...” kelimesinin tescili istenilen 41. sınıf hizmetler bakımından ayırt edici gücünün zayıf olduğu, dava konusu markada "..." kelimesinin yanı sıra “...”, “İSTANBUL” “MERKEZİ” gibi başka unsurların da bulunduğu, dava konusu hizmetlerin kullanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu, dava konusu marka ile davacı markaları arasında aynılık/benzerlik dolayısıyla karıştırılma ihtimali bulunmaması nedeniyle, dava konusu markanın, davacı markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamayacağı, markanın itibarına zarar vermeyeceği veya ayırt edici karakterini zedelemeyeceği, ayrıca davalının kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.