11. Hukuk Dairesi 2024/2144 E. , 2025/662 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1561 Esas, 2024/11 Karar HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/251 E., 2021/230 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının “ödeal cepte pos” ibareli marka başvurusu ile müvekkilinin “cep” ibareli tescilli ve tanınmış markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, karışıklık yaratacağını, dava konusu markanın, müvekkilinin markalarının bir serisi veya yeni bir versiyonu olarak algılanacağını, bu durumun da, zamanla, tanınmış olan müvekkilinin markalarının gücünün ve etki alanının zayıflamasına neden olacağını, dava konusu markada “ödeal” ibaresinin başvuru yapan şirketin çatı markası olması sebebi ile benzerlik değerlendirmesinde göz önüne alınamayacağını, müvekkilinin markalarının serisi olarak algılanarak tanınmışlığından fayda sağlayacağını, davalının ürettiği mallar ve sağladığı hizmetler için seçebileceği binlerce kelime mevcutken “cep” ibaresini tercih etmesinin müvekkilinin seri markalarına dayanan ayırt edici karakterini zedeleyeceğini ve bu şekilde haksız kazanç sağlanacağını, başvurunun iyiniyetli olmadığını ileri sürerek davaya konu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptalini ve 2019/70453 sayılı “ödeal ceptepos” markasının hükümsüz kılınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; cep” ibaresinin toplum tarafından “cep telefonunun” kısaltılmış hali olarak tanımlayıcı bir ibare olarak kullanıldığını, ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davacının markasının tanınmış olmadığını, ihtilaflı markalar arasında benzerlik bulunmadığını, kötüniyetli olmadığının kabul edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusunda bulunan figüratif unsurla birlikte “ödeal” ibaresinin dikkat çekecek halde baskın unsur olarak konumlandırılması ile davacı markalarının herhangi bir figüratif eleman içermeyecek şekilde düz yazı şeklinde tescil olunması göz önüne alındığında markaların görsel olarak benzer olmadığı, diğer yandan taraf markaları arasında fontetik benzeşmeden söz edilmesinin mümkün bulunmadığı, markaların bir bütün olarak bıraktığı izlenim açısından da benzer olmadığı, taraf markaları arasında gerekli benzerlik şartı bulunmadığından tanınmışlık gerekçeli itirazlarının da yerinde olmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığına dair dosya kapsamında bilgi-belge bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.