11. Hukuk Dairesi 2024/1788 E. , 2025/450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1613 Esas, 2023/1561 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/79 E., 2020/280 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dünya çapında "...", " ..." ve "..." ibareli sayısız marka tescillerinin bulunduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalının 2018/67904 sayılı "... QUALITY COFFEE" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı Kurum Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun(YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin tanınmış markaları ile iltibasa yol açacak derecede benzer olduğunu, dava konusu markanın davacının seri markalarından biri olarak algılanabileceğini, davalının www.coffeemac.com.tr, www....-... ve ... alan adlarını da tescil ettirdiğini, müvekkilinin ..., ..., ..., ..., ... dahil çeşitli alan adlarının tescilli olduğunu, "... " sandviçinin dünya çapında ve Türkiye’de yaygın olarak tanıtıldığını, davacı markalarının yiyecek, içecek ve gıda sektöründe ve restoran hizmetleri kapsamında eskiye dayalı yoğun ve yaygın kullanımı olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin öncelikli kullanıma dayalı hakkının olduğu markalar ile benzerlik içerdiğini, aynı ve benzer mal/hizmetleri kapsadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/4 ve 6/5. maddesi şartlarının oluştuğunu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK'in 2019-M-6091 sayılı kararının iptaline, 2018/67904 sayılı marka başvurusunun hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği, ancak taraf markalarının bir bütün olarak görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, dava konusu markanın ön plana çıkan unsurunun "..." ibaresi olduğu, "..." ibaresinin de bir bütün olarak davaya konu hizmetler bakımından somut ayırt edici niteliği bulunsa da, kelimenin başlangıcını oluşturan "..." ibaresinin kahve anlamına gelip özellikle 43/1 alt sınıf hizmetler bakımından ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olduğu ve ortalama tüketicilerin, kelimelerin başlangıcına daha çok dikkat edeceği gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, kelimenin sonunda yer alan "..." ibaresini bir bütün olarak "..." ibaresine göre ön planda algılamayacağı, markayı bir bütün olarak "... ..." olarak algılayacağı, "..." ibaresinin tanımlayıcı vasfı dolayısı ile hemen ve ilk bakışta "..." ibaresini ayırt edici kısım olarak algılayacağı, davacı markalarının pek çoğunda "..." ibaresinin ön ek olarak kullanıldığı, bu ibarenin müstakil kullanımı ile son ek olarak kullanıldığı markaların da bulunduğu, yine bir kısım davacı markalarında "..." ibaresinin başına ya da sonuna ekli diğer kelime unsurları ile birlikte bir bütün oluşturduğu, bazı davacı markalarında da "..." ibaresinin ön ek olarak kullanıldığı, dava konusu markada "..." ibaresinin, markanın bütünü nazara alındığında, ayrı ve bağımsız olarak korunması gereken esas unsur olmadığı, "..." ibaresi ile bir bütün oluşturduğu ve bu bütün ibarenin "..." ibaresine oranla arka planda kaldığı, davacının önceki tarihli "...", "..." ibarelerini içinde barındıran markalarını gören, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin, davaya konu "... COFFEE" ibareli 43. sınıftaki hizmetler ile karşılaştığında, hemen ve ilk bakışta bu markayı davacı markalarından farklı bir marka olarak ayırt edebileceği, marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı kurmayacağı, dolayısıyla SMK'nın 6/1. maddesi hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmeyeceği, aynı Kanun'un 6/3. maddesi uyarınca yapılan itirazın yerinde bulunmadığı, davacının T/00174 sayılı ve “Mcdonald´s” ibareli markasının davalı Kurum nezdinde tanınmış marka olarak tescil edildiği, ancak dosyaya mübrez delillerin davacının “Mcdonald’s” markasından bağımsız olarak “...” ve “...” ibaresini içeren markalarının tanınmış marka olarak değerlendirilmeye yeterli olmadığı, davalının kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediği, SMK'nın 6/6. maddesi koşullarının somut olayda oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bb0b0ba4c6d29f60 d4e75cdb6aef8377