11. Hukuk Dairesi 2024/1573 E. , 2025/440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1926 Esas, 2023/1753 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü (Yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmek suretiyle) SAYISI : 2018/1012 E., 2021/129 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini, icra takibinde gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiş ise de, dava tarihi itibarıyla gayri nakit alacak riskinin kalmadığını ileri sürerek, davalıların 558.700,93 TL (davalı şirketin sorumluluğu 5.441,75 TL ile sınırlı olmak üzere) nakit alacak için başlatılan icra takibine itirazlarının iptaline, takibin devamına, gayri nakit risk kalmadığından bu durumun dikkate alınmasına, %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı 'nun maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde davalı şirketin davacı bankaya açılmış ve açılacak her türlü krediler ile kefalete dayalı taahhütleri için davalı şirket lehine 1.350.000,00 TL limit ile birinci dereceden ipotek tesis ettiği, davacı bankanın 1.350.000,00 TL ipotek limitinin 742.051,80 TL'lik kısmını Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/21928 sayılı takip dosyasında dava dışınun asıl borçlu, davalı şirketin ise kefil sıfatıyla yapmış olduğu takipte davalı şirketin kefaletinden kaynaklanan borcu için kullandığı, bakiye 607.948,20 TL'sinin ise davaya konu icra takip dosyasında asıl borçlu şirket alacağından mahsup ettiği, ibraz edilen bilirkişi raporuna göre davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalı şirketten 604.238,04 TL nakdi alacağının olduğu, takip tarihi itibariyle gayrinakdi riskinin ise bulunmadığı, 607.948,20 TL ipotek ile teminat altına alınan nakdi alacaktan takip tarihi itibariyle davalı şirketten olan 604.238,04 TL nakdi alacağı mahsup edildiğinde, takip tutarının ipotek limit altında kaldığından davalı şirket yönünden açılan davanın reddi gerektiği, diğer davalı yönünden yapılan değerlendirmede talep ile bağlı kalındığında, ibraz edilen bilirkişi raporuna göre, davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalı gerçek kişiden 540.998,79 TL asıl alacak, 15.960,03 TL işlemiş faiz, 798,00 TL BSMV, 944,11 TL masraf olmak üzere toplamda 558.700,93 TL nakdi alacağının bulunduğu, alacak miktarının kefalet sözleşmesi limiti dahilinde kaldığı, kefilin kefaletinin ipotek ile teminat altına alınmadığı, kefiller hakkında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 45. maddesinin uygulanamayacağı, davalının likit olan alacağa haksız olarak itiraz ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı ... İnşaat Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, reddedilen kısım yönünden davacının takibe kötüniyetli olarak giriştiği sabit olmadığından davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine yer olmadığına, davalı ... yönünden tahsilde tekerrüre yol açmamak üzere davalının icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 540.998,79 TL asıl alacak, 15.960,03 TL işlemiş faiz, 798,00 TL BSMV, 944,11 TL masraf ve asıl alacağın 321,25 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %28,08 oranında temerrüt faizi ve bu faizin gider vergisi, yine asıl alacağın 540.677,54 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %36,90 oranında temerrüt faizi ve bu faizin gider vergisi ile takibin devamına, hükmolunan alacağın %20'si olan 111.740,18 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacı bankaya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemece davacının davalı şirketten takip tarihi itibarıyla tespit edilen alacağının ipotek limitinin altında kaldığı, davacı bankanın davalı borçlu şirket aleyhine rehin ile teminat altına alınan alacak miktarı yönünden ilamsız icra takibi yapamayacağı gözetilerek davalı şirket hakkında açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; öte yandan, takip talebinde 7.050,00 TL gayri nakit alacağın depo edilmesi talebi bulunmakta ise de, işbu davada davacı yan dava tarihi itibarıyla gayri nakit alacak kalmadığını belirterek gayri nakit alacağa yönelik dava açmadığını açıkça belirttiğinden anılan kalem hesaplamalarda gözetilmediği; davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf itirazına gelindiğinde, yapılan yargılama sonunda hakkında açılan davanın reddine karar verilen davalı şirket lehine nispi vekalet ücretine hükmedildiği, oysa davalı şirket yargılamada vekille temsil edilmediği gibi, dosyaya ibraz edilen herhangi bir vekaletname de bulunmadığı; davacı vekilinin istinaf itirazının kamu düzenine aykırılık da gözetilerek incelenmesine gelindiğinde, davacı yanın dava dilekçesinde gayri nakit alacağa yönelik açıklama yaptıktan sonra icra takip talebinde gayri nakit alacağın depo edilmesi talep edilmiş ise de, dava tarihi itibarıyla gayri nakit alacak riskinin kalmadığı, bu durumun dikkate alınması gerektiğini açıkça belirttiği, Mahkemece karar gerekçesinde takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan gayri nakdi risk alacağının olmadığı kabul edilerek davalılar hakkında ayrı ayrı değerlendirme yapıldığı belirtilip hüküm kısmında davalı şirket hakkındaki davanın reddine karar verildikten sonra davalı ... hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilip, nakdi alacak yönünden takip talebiyle aynı miktarlar üzerinden hüküm kurulduktan sonra fazlaya ilişkin bir talep kalmadığı halde fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 297/2. hükmüne aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık da gözetilerek kısmen kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurularak; davalı şirket hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, anılan davalı yönünden tahsilde tekerrüre yol açmamak üzere anılan davalının Karaman İcra Müdürlüğü'nün 2017/9695 sayılı takip dosyasına nakit alacak yönünden yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 540.998,79 TL asıl alacak, 15.960,03 TL işlemiş faiz, 798,00 TL BSMV, 944,11 TL masraf olmak üzere toplam 558.700,93 TL nakit alacak üzerinden, asıl alacağın 321,25 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren yıllık %28,08 oranında temerrüt faizi ve bu faizin gider vergisi, asıl alacağın 540.677,54 TL'lik kısmına takip tarihinden itibaren yıllık %36,90 oranında temerrüt faizi ve bu faizin gider vergisi işletilmek suretiyle takibin devamına; hükmolunan alacağın %20'si olan 111.740,18 TL icra inkâr tazminatının davalı ...'ndan tahsiline karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticari genel kredi sözleşmesinden kaynaklanıp süresinde ödenmeyen nakti kredi ve dava süresinde nakte dönen gayrinakti kredinin depo alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, HMK'nın 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1.(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalı asıl borçlu Şirkete yönelik olarak açılan itirazın iptali davasında reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 5.441,57 TL olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.735,00 TL’nin altında kaldığından davacı vekilinin asıl borçlu Şirkete yönelik temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacının davalı ...'na yönelik davasında aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.Kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden tesis edilen kararda Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmında belirtilen oranlar yerine İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte olan Tarifenin üçüncü kısımdaki oranlar uygulanarak davacı taraf lehine eksik vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp ve bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin asıl borçlu Şirkete yönelik temyiz isteminin MİKTARDAN REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının davalı ...'na yönelik davasındaki diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin davalı ...'na yönelik davasında Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (8) numaralı bendinden “44.985,05 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “84.218,13 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.