11. Hukuk Dairesi 2024/1546 E. , 2025/578 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1934 Esas, 2023/1715 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/319 E., 2021/258 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait 2017/86623 sayılı "..." ibareli markanın olduğunu, davalı şirketin ise 2019/100844 sayılı "... " ibareli marka başvurusu yaptığını, başvuruya yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, markaların halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin söz konusu markayı eskiden beri kullandığından haberdar olduğunu, buna rağmen 2019-2020 yıllarında Beşiktaş/İstanbul ve Alaçatı/İzmir’de davalının işlettiği eğlence mekanlarında müvekkili şirketin "..." ibareli markasını kullanmaya başladığını, izinsiz kullanımın durdurulması amacıyla davalı Şirkete noter vasıtasıyla ihtarname gönderildiğini, İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/26 D.İş ve 2020/132 D.İş sayılı dosyalarında davalının, müvekkili markasına tecavüzünün tespit edildiğini, 2020/132 D. İş sayılı dosyada ihtiyati tedbir kararı da verildiğini, tedbir kararından sonra davalı Şirket aleyhine markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, kaldırılması ve önlenmesi talepli dava açıldığını, tedbir kararının İcra Müdürlüğü marifetiyle zorla uygulatıldığını, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin davalı ... başvurusundan yaklaşık iki buçuk yıl öncesinden dava konusu markayı yeme-içme ve otelcilik hizmetlerinde kullandığını ve markayı maruf hale getirdiğini, müvekkili şirketin eskiye dayalı kullanımdan doğan hakka sahip olduğunu, davalı Şirketin tescil talebinin haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı Şirketin kullanım ispatı talebinin yerinde olmadığını ve herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını ileri sürerek YİDK’in 2020-M-8114 sayılı kararının iptaline, 2019/100844 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin işletmesinde kullanılmak üzere 2017/78692 sayılı "..." ibareli markasından ayrı olarak 2 ayrı başvuru yapıldığını, davaya konu 2019/100844 sayılı marka başvurusunun, davacının itirazının reddi üzerine 35 ve 43. sınıflar yönünden kabul edildiğini, davacı şirkete ait tescilli markanın 21, 41 ve 44. sınıflarda tescilli olduğunu, davacı tarafın münhasır hak sahibi olduğu markasının mal hizmet kapsamının müvekkili şirket başvurusu kapsamının dışında kaldığını, davacı markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkili şirket markasının, davacı markasına nazaran daha yüksek tanınmışlık düzeyine sahip olduğunu, davacı şirketin markasını tescile uygun olarak kullanmadığını, müvekkili şirkete ait 2017/78692 tescil numaralı marka kapsamında yer alan 43. sınıfta markayı kullanan davacı şirket aleyhine tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i talepli karşı dava açıldığını, davacı adına tescilli “...” markası ile müvekkili şirkete ait “Meftun İstanbul” ibareli markaların görsel ve bütüncül izleniminde farklı olduğunu, markalar arasında mal/hizmet yönünden benzerlik bulunmadığını, müvekkili şirketin kötüniyetli olmadığını, aksine davacı şirketin kötüniyetli olduğunu, davacı tarafın eskiye dayalı kullanımdan doğan hakka sahip olduğu iddiasının müvekkili şirkete ait 2017/78692 tescil numaralı “meftun” markası dikkate alındığında yersiz bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 2019/100844 sayılı marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin, davacıya ait 2017/86623 sayılı markada aynen yer almamakla birlikte, dava konusu marka kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." ile davacıya ait markada yer alan 41. sınıftaki "Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri." ile ilişkilendirilebilir nitelikte olduğu, dava konusu 2019/100844 sayılı marka kapsamında yer alan 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri." ile davacıya ait 2017/86623 sayılı marka kapsamında yer alan "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)." hizmetleri arasında da benzerlik bulunduğu, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.02.2020 tarih 2018/4060 E., 2020/1278 K. sayılı emsal kararında da, geçici konaklama hizmetlerinin günümüzdeki kompleks yapısı, uygulamada geçici konaklama hizmetleri ile birlikte sunulan hizmetler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı başvurusunda bulunan "eğitim ve öğretim hizmetleri, sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, spor, kültür ve eğlence hizmetleri" sınıfları ile iltibas yaratacağının benimsendiği, emsal kararda olmayan ancak dava konusu marka başvurusunda yer alan "geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetlerinin", geçici konaklama hizmetleri kapsamında yer verilen hizmetler olduğu, sonuç olarak dava konusu marka kapsamında yer alan 35. sınıf "Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.", 43. sınıf "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri." ile davacıya ait itiraza mesnet marka kapsamında yer alan bir kısım hizmetler arasında benzerlik bulunduğu, her iki markanın da esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, bu nedenle markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde benzerlik bulunduğu, benzer olduğu tespit edilen hizmetler bakımından, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacının dosyaya sunduğu belgelerin büyük bir kısmının 2017 tarihine ait olduğu, bu belgeler incelendiğinde, davacının "Meftun" markası ile yiyecek-içecek hizmeti sunan bir işletme açtığının tespit edildiği, bu eylemin 43. sınıf "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" alt grubuna dahil hizmet olduğu, davacının "..." ibaresi üzerinde ve 43. sınıfta yer alan yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri üzerinde, önceki tarihli kullanımının belirli bir bilinirlik düzeyine ulaştığı ve bu hizmetler bakımından davacının önceye dayalı hak üstünlüğü bulunduğu, dava konusu "Yiyecek ve İçecek Sağlanması Hizmetleri" bakımından, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının, davalı ... başvurusuna itiraz edebileceği, bu hizmetler bakımından tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep edebileceği, davaya konu sair emtia bakımından, davacının üstün hakkı bulunmadığı, davacı markasının tanınmışlığının, dosya kapsamındaki delillerle ispatlanamadığı, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların bir kısım hizmetler bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 35. sınıf "Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." ile 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. gündüz bakımı (kreş) hizmetleri." bakımından 2020-M-8114 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2019/100844 sayılı markanın 35. sınıftaki "Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." ile 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. gündüz bakımı (kreş) hizmetleri." bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... davalı Kurum vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı ... davalı Kurum vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ... davalı Kurum vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 05.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c185c7a4b34bb5ba e2935aec3f9b2b1e This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 11. Hukuk Dairesi 2024/1546 E. , 2025/578 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1934 Esas, 2023/1715 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/319 E., 2021/258 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete ait 2017/86623 sayılı "..." ibareli markanın olduğunu, davalı şirketin ise 2019/100844 sayılı "... " ibareli marka başvurusu yaptığını, başvuruya yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, markaların halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalı şirketin, müvekkilinin söz konusu markayı eskiden beri kullandığından haberdar olduğunu, buna rağmen 2019-2020 yıllarında Beşiktaş/İstanbul ve Alaçatı/İzmir’de davalının işlettiği eğlence mekanlarında müvekkili şirketin "..." ibareli markasını kullanmaya başladığını, izinsiz kullanımın durdurulması amacıyla davalı Şirkete noter vasıtasıyla ihtarname gönderildiğini, İstanbul 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/26 D.İş ve 2020/132 D.İş sayılı dosyalarında davalının, müvekkili markasına tecavüzünün tespit edildiğini, 2020/132 D. İş sayılı dosyada ihtiyati tedbir kararı da verildiğini, tedbir kararından sonra davalı Şirket aleyhine markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, kaldırılması ve önlenmesi talepli dava açıldığını, tedbir kararının İcra Müdürlüğü marifetiyle zorla uygulatıldığını, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu, müvekkili şirketin davalı ... başvurusundan yaklaşık iki buçuk yıl öncesinden dava konusu markayı yeme-içme ve otelcilik hizmetlerinde kullandığını ve markayı maruf hale getirdiğini, müvekkili şirketin eskiye dayalı kullanımdan doğan hakka sahip olduğunu, davalı Şirketin tescil talebinin haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı Şirketin kullanım ispatı talebinin yerinde olmadığını ve herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını ileri sürerek YİDK’in 2020-M-8114 sayılı kararının iptaline, 2019/100844 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin işletmesinde kullanılmak üzere 2017/78692 sayılı "..." ibareli markasından ayrı olarak 2 ayrı başvuru yapıldığını, davaya konu 2019/100844 sayılı marka başvurusunun, davacının itirazının reddi üzerine 35 ve 43. sınıflar yönünden kabul edildiğini, davacı şirkete ait tescilli markanın 21, 41 ve 44. sınıflarda tescilli olduğunu, davacı tarafın münhasır hak sahibi olduğu markasının mal hizmet kapsamının müvekkili şirket başvurusu kapsamının dışında kaldığını, davacı markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkili şirket markasının, davacı markasına nazaran daha yüksek tanınmışlık düzeyine sahip olduğunu, davacı şirketin markasını tescile uygun olarak kullanmadığını, müvekkili şirkete ait 2017/78692 tescil numaralı marka kapsamında yer alan 43. sınıfta markayı kullanan davacı şirket aleyhine tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i talepli karşı dava açıldığını, davacı adına tescilli “...” markası ile müvekkili şirkete ait “Meftun İstanbul” ibareli markaların görsel ve bütüncül izleniminde farklı olduğunu, markalar arasında mal/hizmet yönünden benzerlik bulunmadığını, müvekkili şirketin kötüniyetli olmadığını, aksine davacı şirketin kötüniyetli olduğunu, davacı tarafın eskiye dayalı kullanımdan doğan hakka sahip olduğu iddiasının müvekkili şirkete ait 2017/78692 tescil numaralı “meftun” markası dikkate alındığında yersiz bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 2019/100844 sayılı marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin, davacıya ait 2017/86623 sayılı markada aynen yer almamakla birlikte, dava konusu marka kapsamında yer alan 35. sınıftaki "Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." ile davacıya ait markada yer alan 41. sınıftaki "Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri." ile ilişkilendirilebilir nitelikte olduğu, dava konusu 2019/100844 sayılı marka kapsamında yer alan 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri." ile davacıya ait 2017/86623 sayılı marka kapsamında yer alan "Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)." hizmetleri arasında da benzerlik bulunduğu, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.02.2020 tarih 2018/4060 E., 2020/1278 K. sayılı emsal kararında da, geçici konaklama hizmetlerinin günümüzdeki kompleks yapısı, uygulamada geçici konaklama hizmetleri ile birlikte sunulan hizmetler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı başvurusunda bulunan "eğitim ve öğretim hizmetleri, sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, spor, kültür ve eğlence hizmetleri" sınıfları ile iltibas yaratacağının benimsendiği, emsal kararda olmayan ancak dava konusu marka başvurusunda yer alan "geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetlerinin", geçici konaklama hizmetleri kapsamında yer verilen hizmetler olduğu, sonuç olarak dava konusu marka kapsamında yer alan 35. sınıf "Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.", 43. sınıf "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri." ile davacıya ait itiraza mesnet marka kapsamında yer alan bir kısım hizmetler arasında benzerlik bulunduğu, her iki markanın da esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, bu nedenle markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde benzerlik bulunduğu, benzer olduğu tespit edilen hizmetler bakımından, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacının dosyaya sunduğu belgelerin büyük bir kısmının 2017 tarihine ait olduğu, bu belgeler incelendiğinde, davacının "Meftun" markası ile yiyecek-içecek hizmeti sunan bir işletme açtığının tespit edildiği, bu eylemin 43. sınıf "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" alt grubuna dahil hizmet olduğu, davacının "..." ibaresi üzerinde ve 43. sınıfta yer alan yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri üzerinde, önceki tarihli kullanımının belirli bir bilinirlik düzeyine ulaştığı ve bu hizmetler bakımından davacının önceye dayalı hak üstünlüğü bulunduğu, dava konusu "Yiyecek ve İçecek Sağlanması Hizmetleri" bakımından, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, davacının, davalı ... başvurusuna itiraz edebileceği, bu hizmetler bakımından tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep edebileceği, davaya konu sair emtia bakımından, davacının üstün hakkı bulunmadığı, davacı markasının tanınmışlığının, dosya kapsamındaki delillerle ispatlanamadığı, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların bir kısım hizmetler bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 35. sınıf "Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." ile 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. gündüz bakımı (kreş) hizmetleri." bakımından 2020-M-8114 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2019/100844 sayılı markanın 35. sınıftaki "Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri." ile 43. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. gündüz bakımı (kreş) hizmetleri." bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı ... davalı Kurum vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı ... davalı Kurum vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ... davalı Kurum vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 05.02.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c185c7a4b34bb5ba e2935aec3f9b2b1e ... ...