Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/6172 E., 2025/201 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6172 E., 2025/201 K. (16.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6172
Karar No
2025/201
Karar Tarihi
16.01.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Miras

11. Hukuk Dairesi 2023/6172 E. , 2025/201 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/625 Esas, 2023/683 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/279 E., 2022/14 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.01.2025 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 20.06.2019 tarihli gayrimenkul alım-satım sözleşmesi ile dava dışı ...'ın maliki olduğu taşınmazı 1.416.657,00 TL bedelle satın aldıklarını, taşınmazın 21.06.2019 tarihinde tapuda müvekkilerine devredildiğini, 20.06.2019 tarihli sözleşmenin 3.maddesinde; satış bedelinin içinde tapu devri için gerekli olan tapu harcı ve benzeri giderler ile satıcının alacağı bedel, taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılması için Halk Bankasına yatırılacak olan ipotek bedeli, gayrimenkul danışmanlık-aracılık ve diğer servis ücretlerinin bulunduğunun belirtildiğini, alıcıların bu rakam haricinde başka bir bedel ödemeyeceklerinin kabul edildiğini, sözleşmedeki bu hükme rağmen ipotek borcunun bankaya ödenerek ipoteğin kaldırılmadığını, müvekkillerinin satış bedelini, sözleşmede öngörülen kişinin hesabına ödediğini, satın aldıkları taşınmazı kaybetmemek adına 19.09.2019 tarihinde ipotek borçlusu davalı şirketin 1.000.000,00 TL ipotek borcunu da ödemek zorunda kaldıklarını, ödenen ipotek bedelinin rücuan tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 884 ve 888. maddeleri uyarınca müvekkillerinin ödediği ipotek bedelini davalıdan talep edebileceğini, ipoteğin kaldırılması nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin sözleşmenin tarafı olmadığını, davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, taşınmaz malikinin dava dışı ... aracının da ... olduğunu, müvekkilinin dava dışı T.Halk Bankası A.Ş.'den kullandığı kredi için dava dışı ...'ın taşınmazında ipotek tesis edildiğini, davacıların satış bedelini aracı ...'a ödediklerini belirtmelerine rağmen bu kişinin sözleşme uyarınca ipoteği kaldırması gerekirken bunu yapmadığını, malik ... ve aracı ...'a dava açılmayıp müvekkiline dava açıldığını, müvekkilinin sebepsiz zenginleşmediğini, davacıların ... hesabına ödeme yaptıklarını ispat etmeleri gerektiğini, takipte talep edilen %19,50 avans faizinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.İhbar olunan ... duruşmadaki beyanında, davacıların ipotek bedeli ve tadilat masrafları ile birlikte banka hesabına yaklaşık olarak 1.500.000,00 TL gönderdiğini, ipoteği kaldırmak için bankaya gittiğinde ipoteğin 2.000.000,00 TL olduğu ve raporlama işlemlerinin uzun süreceğinin söylendiğini, davacılar tarafından gönderilen ipotek bedelini, kendi alacaklılarına ödemek zorunda kaldığını, davacılara ve davalıya olan borcunu, mirasen intikal edecek taşınmazı satarak ödemeyi taraflara teklif ettiğini belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 20.06.2019 tarihli sözleşmenin 3. maddesi gereğince taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekki için sözleşmede imzası bulunan ihbar olunan ...'a para gönderilmesi ve ipoteğin ihbar olunan tarafından kaldırılması kararlaştırmış ise de ihbar olunanın bu yükümlülüğü yerine getirmediği, davacıların ipoteğin kaldırılması için Halk Bankası A.Ş. tarafından bildirilen 1.000.000,00 TL'yi 23.09.2019 tarihinde ödedikleri ve ipoteğin terkin edildiği, davacılar taşınmazı ipotekli olarak devralmışlarsa da ipoteğin kabul edilmesinin borcun kabulü anlamına gelmeyeceği, ipotek borcunu ödeyen yeni malik olan davacıların, alacaklı bankanın halefi oldukları, TMK'nın 884. maddesinden kaynaklanan halefiyet ilkesi gereğince malikin ödediği miktarı ipotek borçlusuna rücu edebileceği, davacıların husumeti davalıya yani ipotek borçlusuna yöneltmesinde halefiyet gereği hukuki bir sakınca bulunmadığı, davacılar tarafından yapılan ödeme miktarı kadar ipotek borçlusu olan davalının sebepsiz zenginleştiği, davacıların işbu davada 20.06.2019 tarihli sözleşmeye dayanmadığı, resmi satış senedinde belirtilen ipotek bedeli ile davacıların ipotek fekki için bankaya ödediği meblağın farklı olduğu, ipotek fek miktarı ipotek borçlusu yönünden önceden belirlenebilir ve likit olmadığından icra inkar tazminatının koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne itirazının iptali ile takibin kaldığı yerden takip talebindeki şartlarla devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tacir olan davalı aleyhine yapılan icra takibinde ticari avans faiz talebinin yerinde bulunduğu, davacı tarafça ödenen ipotek borcunun miktarı, davalı ipotek borçlusu tarafından bilinebilir, likit ve muayyen nitelikte olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davacının itirazın iptali davasını icra takibinde talep edilen 1.000.000,00 TL asıl alacak miktarı üzerinden açtığını icra takibinin itirazın iptali davasına konu edilen asıl alacak miktarı üzerinden yürütülmesi gerektiğinin hüküm fıkrasında açıklanmaması suretiyle dava konusu edilmeyen faiz miktarı yönünden de icra takibinin devamını sağlayacak şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalının itirazının iptali ile icra takibinin 1.000.000,00 TL asıl alacak miktarı üzerinden devamına, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmesine, hükmolunan 1.000.000,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8e903bc5403bfe24 7159bbc7f3332300

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı