Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2023/6078 E., 2025/202 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/6078 E., 2025/202 K. (16.01.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6078
Karar No
2025/202
Karar Tarihi
16.01.2025
Konu
Tazminat

11. Hukuk Dairesi 2023/6078 E. , 2025/202 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1408 Esas, 2023/308 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/608 E., 2019/337 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 14.01.2025 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ithal edilen, dava dışı ... Gemi Acenteliği A.Ş. tarafından taşınan 235 aracın müvekkili şirketin işlettiği Mersin Limanı'na getirildiğini ve araçların 17.05.2014 tarihinde geçici depolama alanına tahliyesinin gerçekleştirildiğini, 175 günlük ardiye ücreti alacağına ilişkin olarak 01.06.2015 tarihli 170.375,00 USD tutarında fatura düzenlenip davalı borçluya tebliğ edildiğini, söz konusu tutarın halen ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf davaya cevap vermemiş, davalı temsilcisi duruşmadaki beyanında davayı kabul etmediğini bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan özet beyanlar ve konşimentolara göre dava konusu 235 adet ikinci el aracın taşıyan ... Gemi Acenteliği A.Ş. tarafından davacının işlettiği liman sahasına 17.05.2014 tarihinde indirildiği, araçlar davalı tarafından gümrük işlemleri tamamlanıncaya kadar geçici gümrük sahasına çekildiğinden araçların gümrüklü sahada kaldığı sürece davacının, davalıdan ardiye ücreti talep etme hakkı olduğu, davacı tarafından 17.05.2014 tarihi ile fatura düzenleme tarihi arasındaki dönem için 167 gün ve 235 araç için 170.375,00 USD ardiye hizmetleri faturası düzenlendiği, faturanın davalıya tebliğ edildiği, Mersin Tasfiye İşletme Müdürlüğünün yazısı ile 235 aracın satış bedelinden %15 olarak ayrılan ardiye ücretinin muhtelif tarihlerde davacının hesabına aktarıldığı ve depozito olarak herhangi bir bedelin ödenmediğinin belirtildiği, söz konusu ödemenin TASİŞ tarafından Tasfiye Yönetmeliği kapsamında davacıya ödenmesi gereken meblağ olup bu nedenle davalının ödemesi gereken bedelden düşülmemesi gerektiği, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 170.375,00 USD asıl alacak, 18.400,50 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 188.775,50 USD alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 170.375,00 USD asıl alacak, 18.400,50 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 188.775,50 USD alacağın takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda işleyecek %9 yasal faizi, icra masrafı ve vekalet ücreti ile birlikte (tahsilde tekerrüre esas olmamak kaydıyla) tahsiline ilişkin icra takibine yönelik davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin işlemiş faize yönelik talebinin reddine, 170.375,00 USD asıl alacağın %20'si olan 34.075,00 USD icra inkar tazminatının icra takip tarihindeki USD dolar kuru karşılığı TL üzerinden karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu faturada 235 adet aracın davacıya ait ardiyede kaldığı 167 güne ait ardiye ücretinin talep edildiği, davalı vekili, ithal edilen araçların davacı şirket tarafından işletilen ardiyede kalmasında müvekkilinin bir kusuru olmadığını, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının ithalat kısıtlaması ve davacı tarafın yanıltıcı beyan ve davranışları nedeniyle araçların limana getirildiğini iddia etse de ithalat kısıtlamasında davacı şirketin bir sorumluluğu bulunmadığı gibi araçların davacının yanıltıcı beyanları nedeniyle limana getirildiği ve gümrükleme işleminin de davacının kusurlu davranışları ile yapılamadığı davalı tarafça ispat edilemediğinden davalının ardiye ücretinden sorumlu olmadığına yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmediği, davalı vekili takibe konu faturadaki araç sayısının ve ardiyede kaldığı gün sayısının hatalı olduğunu iddia etse de tüm dosya kapsamından, ithal edilen 235 aracın alıcısının davalı şirket olduğu, araçların 17.05.2014 tarihinde davacının işlettiği liman sahasına indirildiği, bu tarihten faturanın düzenlendiği 01.06.2015 tarihine kadar 381 gün araçların davacıya ait ardiyede kaldığı, davalı tarafça gümrük işlemleri tamamlanıp araçlar geçici depolama alanından çekilmediğinden araçların tasfiye sürecine girdiği ve sonraki süreçte araçların ihale suretiyle satıldığı, davacı taraf bu sürenin 167 günlük kısmı için ardiye hizmet faturası düzenlediğinden, bu haliyle faturadaki araç sayısı ve gün sayısında bir fazlalık bulunmadığının anlaşıldığı, Mersin Tasfiye İşletme Müdürlüğünün 08.02.2019 havale tarihli yazısı ile 235 adet aracın satış bedelinden %15 olarak ayrılan ardiye ücreti için davacı tarafa toplamda 596.840,00 TL ödeme yapıldığının bildirildiği, Tasfiye Yönetmeliği'nin satış sonrası yapılacak işlemler başlıklı 177. maddesi ve 64/1-a hükmüne göre satış bedelinin %15'i oranında ayrılıp davacıya yapılan ödemenin, aracın tasfiyelik hale gelmesinden satılıp alıcısına teslimine kadar ki döneme ait ardiye ücreti ve yapılan masraflara ilişkin olduğu, istinaf aşamasında alınan raporlar ile davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerden araçların 01.01.2015 tarihinde tasfiyelik hale geldiği anlaşılmakta olup takibe konu faturadaki ardiye ücretinin ise araçların liman sahasına tahliye edildiği 17.05.2014 tarihinden tasfiyelik hale gelmeden önceki döneme ilişkin olarak hak kazanılan ardiye ücretinin 167 günlük kısmına ilişkin olarak düzenlendiği, davalı vekili TASİŞ tarafından davacı hesabına aktarılan toplam 596.840,00 TL'nin takibe konu borçtan mahsubu gerektiğini belirtse de anılan Yönetmelik hükmü gereği bunun mümkün olmadığı gibi istinaf aşamasında alınan bilirkişi raporuna göre de araçların tasfiyelik hale geldikten sonra oluşan ardiye ücretinin 1.035.730,00 USD olduğu, bu tutarın da ödeme yapılan 596.840,00 TL'nin çok üzerinde olması nedeniyle bakiye bir miktar kalmadığından mahsubun mümkün olmadığı, davalı vekili, müvekkili tarafından depozito olarak ödenen 22.800,00 USD ile dava dışı ... Gemi Acenteliği A.Ş. tarafından depozito olarak ödenen 127.800,00 USD'nin fatura borcunun hesaplanmasında dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüş olup taraflar arasında geçmişten beri devam eden ticari bir ilişki olduğu, davalı şirketin araçlarının limana giriş işlemleri sırasında 22.800,00USD'yi teminat olarak davacı şirket hesabına depo ettiğinin anlaşıldığı, davalı tarafça yapılan bu ödeme teminat niteliğinde olduğundan ve davacı tarafça verilen 26.08.2022 tarihli dilekçede, söz konusu tutarın davalı şirketin davaya konu araçlarının limana gelişi öncesi dönemde işletmelerinden almış olduğu hizmetlere ilişkin ödenmemiş borç bakiyesi olması nedeniyle mahsup edildiği belirtildiğinden, itirazın iptali davasının niteliği gereği takibin dayanağı ile sınırlı inceleme ve değerlendirme yapılabileceğinden, şartların varlığı halinde depo edilen miktarın iadesi için her zaman dava açılabileceğinden, davalının depo edilen teminatın takip alacağından mahsup edilmesi gerektiği iddiası yerinde görülmediği gibi dava dışı ... Gemi Acenteliği A.Ş. tarafından yapılan ödemenin de davalının borcundan mahsubu mümkün olmadığından davalının mahsuba yönelik istinaf sebebinin yerinde görülmediği, dava konusu alacak faturaya dayalı likit bir alacak olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulü ile takibe itirazın kısmen iptali ile tahsilde tekerrür olmamak üzere takibin 170.375,00 USD asıl alacak ve 18.400,50 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 188.775,50 USD üzerinden devamına, asıl alacak olan 170.375,00 USD'ye takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a hükmü gereği USD cinsinden faiz işletilmesine, davacının fazlaya ilişkin işlemiş faize yönelik talebinin reddine, 170.375,00 USD asıl alacağın icra takip tarihindeki USD dolar kuru karşılığı olan 506.337,46 TL'nin %20'si olan 101.267,49 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, ardiye ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.01.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 86ef3077c773718b 52ac957efa36dfdd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı