Yargıtay Kararları › Yargıtay 11. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/5757 E., 2025/534 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5757 E., 2025/534 K. (04.02.2025)

Mahkeme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5757
Karar No
2025/534
Karar Tarihi
04.02.2025

11. Hukuk Dairesi 2023/5757 E. , 2025/534 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1652 Esas, 2023/756 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/378 E., 2019/285 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilinin tescilli "..." ibaresini müvekkili ile aynı mal ve hizmet sınıfında satışa sunduğunu, ürünlerde, reklamlarında, dergi ilanlarında, tanıtıcı iş yeleği, ürün ambalajları üzerinde markasal olarak kullandığını, davalı yanın tecavüz niteliğindeki fiillerini, müvekkilinin müteaddit uyarılarına rağmen, halen sürdürmekte olduğunu, bu hususta davalıya noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini ve davalı yanında vermiş olduğu cevabi ihtarname ile, "..." ibaresini herhangi bir ilân ya da tabela üzerinde kullanmamaya özellikle dikkat edeceklerini bildirdiğini, ancak buna rağmen davalının tecavüz niteliğindeki kötü niyetli kullanımlarını devam ettirdiğini iddia ederek, davalı tarafından müvekkilinin tescilli markasına vaki tecavüzünün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve ref’ini, tecavüz teşkil eden kullanımlardaki ... ibaresinin davalının internet alan adından, broşürlerinden, tabelalarından, etiketlerinden, ambalajlarından, fişlerinden, her türlü belge ve formlarından, yazışmalarından, kaşe ve sair tanıtım materyallerinden çıkartılmasını, silinmesini, silinemeyecek halde ise imha edilmesini ve hükmün ilânını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendilerinin bu uyuşmazlıkta hasım olamayacaklarını, markayı ne kullanan, ne satan, ne de üreten veya dağıtan kişi olmadıklarını, kendilerinin sipariş verilmesi üzerine Almanya’daki firma ile sipariş veren arasındaki siparişe aracılık eden ve komisyon alan firma olduklarını, sözleşme örneğini dilekçe ekinde sunduklarını, davaya konu kullanım sadece "..." ibaresi ile olmayıp," ... ... QALİTY" ibaresi ile ve özel logosu ile kullanıldığını, kullanımın tescilli markaya dayalı olduğunu, sorun var ise davacı ile ilgili firma arasında çözülmesi gerektiğini ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının tescil ettirdiği "..." ibaresi hemen hemen hayatın tüm alınında herşey dahil, TV alanında iyi çözünürlük kısaltması anlamında kullanılmakta olup, ayırt edicililiği zayıf bir ibare olduğu ve orjinal olmadığı, hemen her sektörde çok önceden beri tescilli olduğu, öte yandan davacı markasını altıgen içinde ... olarak bir şekil markası olarak tescil ettirmiş olup, tek başına ... ibaresinin her alanda koruma sağladığını ileri sürmesinin marka hukuku ilkelerine engel olduğu, davalının da altıgen içinde ... ibareli bir kullanımı bulunmadığı, ... şekil ibaresi davacı tarafından tescil edilmiş olmasına rağmen ayırt ediciliğinin zayıflığı nedeniyle Marka Hukuku bağlamında üçüncü kişileri engellemesi mümkün olamayacağından, “Tanıtma işareti olarak zayıf bir marka seçen kimse, bunun sonuçlarına katlanmak, yani o tanıtma işaretinin, hatta ayırım gücü bakımında cüz’i sayılabilecek bazı tedbirler alınmak ve ilaveler yapılmak suretiyle hafifçe değiştirilmiş seklinin başkaları tarafından kullanılmasına tahammül etmek zorundadır” şeklindeki yüksek mahkeme ilamlarına ait gerekçe içerikleri de dikkate alındığında somut olayda marka hakkını ihlal söz konusu olmadığı, dava dışı firmanın ise özel bir kombin ile sarı siyah renkler ile ... markası ile birlikte bir kullanımı söz konusu olduğundan somut olayda marka ihlali yada haksız rekabet bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı yanın ... ibareli markasının davalının ürünlerinde tabela ve etiket, broşür gibi materyallerde kullanmak sureti ile davacının markasına tecavüzde bulunduğunun tespiti ile men ve refi, sonuçlarının giderilmesi, tecavüzlü materyallerin imhası ve verilecek kararın ilanı taleplerine ilişkindir. B. Değerlendirme 1.... ... QUALITY markası için 2018/68686 numara ile başvuruda bulunulduğu henüz tescile bağlanmadığı, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali istemiyle davacı tarafından dava açıldığı ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/252 E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması talep edilmiş, Mahkemece davacı markasının zayıf marka olduğu gerekçesiyle tescile ilişkin davanın sonucu beklenmemiştir. Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/252 E., 2022/10 K. sayılı ilamı ile, YİDK kararının iptali davasında tarafların uyuşmazlık konusu emtia grupları bakımından neredeyse tamamının otomotiv sektörüne ilişkin parçalar olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, davalının ''... ... QUALITY'' şeklindeki başvurusunda “...” ibaresinin, dava konusu markanın ayırt edici ve esaslı unsuru olduğu, her iki markanın da esaslı unsurlarının aynı bulunduğu, bu ibarenin uyuşmazlık konusu mallar bakımından ayırt edici olduğu, görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik bulunduğu, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin son derece yüksek olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu kararın Dairemizin 04.02.2025 tarihli ilamıyla onandığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar anılan mahkeme kararı kesin hüküm oluşturmaz ise de, kararın güçlü delil teşkil edeceği tartışmasızdır. Bu nedenle mahkemece ilke olarak, taraf markalarının benzediği kabul edilerek, davacının iddiası ve taraf delilleri, değerlendirilmek suretiyle davalının markayı kullanıp kullanmadığı, davalı eyleminin davacı markasına tecavüz oluşturup oluşturmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2.Bozma sebebine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 59c4362b5bdea2d8 2a7a59f8eea66d20

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı