10. Hukuk Dairesi 2025/8355 E. , 2025/10342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2795 E., 2025/167 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/411 E., 2023/215 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yurt dışı borçlanması kapsamında ödenen sigortalılık süresinin 16.10.1972-08.05.1982 tarihleri arasına maledilerek bağlanmış olan yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması, oluşacak maaş farklarının yasal faizleriyle ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının ödediği borçlanma süresinin davacının borçlanma talebinde ibraz ettiği belgelere göre ilgili dönemlerine maledildiğini, Kurum işlemlerinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yurt dışı borçlanması kapsamında ödenen sigortalılık süresinin 16.10.1972-08.05.1982 tarihleri arasına maledilerek bağlanmış olan yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması, oluşacak maaş farklarının yasal faizleriyle ödenmesi istemine ilişkindir. 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılan 3442 günlük yurt dışı hizmet borçlanmasının, 16.10.1972-08.05.1982 tarihleri arasına maledilmesi ve buna göre bağlanan aylığın bağlandığı tarih itibariyle yeniden hesaplanması istemiyle açılan davada, davanın kabulüne karar verilmiş ise de söz konusu hüküm eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır. Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanun'un “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1. maddesinde; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin, Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini hüküm altına almıştır. 3201 sayılı Kanun'un, 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'un 79. maddesi ile değişik “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5. maddesi ise “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır. Sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri olanların, borçlandıkları gün sayısı, prim ödeme gün sayıları ile ilgili hizmetlerine katılır. Sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler borçlanılmış ise sigortalılığın başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi hizmeti bulunmayan istek sahiplerinin sigortalılıklarının başlangıç tarihi, borçlarını tamamen ödedikleri tarihten borçlanılan gün sayısı kadar geriye götürülen tarihtir…” hükmünü içermekte olup Kanun'un anılan açık hükmü karşısında, 3201 sayılı Kanun kapsamında yapılan yurt dışı hizmet borçlanmalarında esas alınan yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin, Kanun'un 5. madde hükmü uyarınca, ispatlayıcı belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenmesi; giderek, belirlenen ve borçlanılan bu süreler üzerinden yaşlılık aylığı bağlanması gerekecektir. Yurt içinde 01.02.1970-20.11.1971 tarihleri arasında 158 gün 506 sayılı Kanun kapsamında hizmeti bulunan davacının, 24.12.2012 tarihli borçlanma talebine istinaden davalı Kurumca 4/1-a kapsamında 10.11.2002-31.05.2012 tarihleri arası 3442 gün tahakkuk oluşturulduğu ve borçlanma bedelinin 15.03.2013 tarihinde ödendiği, davacının yaşlılık aylığı tahsis talebine istinaden 01.02.1970 tarihi sigorta başlangıcı kabul edilerek, 1970 ve 1971 tarihli hizmeti ve 2002-2012 tarihleri arasına mal edilen borçlanma süresine göre 01.01.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır. Davacının borçlanma talebinde bulunurken borçlanmaya esas olarak ibraz ettiği ispatlayıcı belgelerde bulunan son tarihten geriye doğru olmak üzere belirlenen ve buna göre borçlanılan süreler üzerinden yaşlılık aylığı bağlanması gerekeceği gözetilerek yapılacak değerlendirme ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 77557c87d1baf8eb 76cc0535196c408e