Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/7770 E., 2025/10678 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7770 E., 2025/10678 K. (26.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7770
Karar No
2025/10678
Karar Tarihi
26.06.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/7770 E. , 2025/10678 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/104 E., 2025/14 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı iş yerinde çalışırken bel fıtığı olduğunu, olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesi ile davacının Kuruma müracaatı sonucu Ankara Meslek Hastalıkları Hastanesine sevkinin yapıldığını ancak davacının muayeneye gitmediğini, bu nedenle sorumluluğun davacıda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının aynı konu ile Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/374 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını davanın reddine karar verildiğini, davacının Sosyal Güvenlik Kurumuna yapmış olduğu başvuru sonucunda Kurumca davacının iş kazası tespitinin reddedildiğinin bildirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli kararı ile iş kazasının olduğu 05.05.2014 tarihi ile rahatsızlığından dolayı hastaneye gitme tarihi olan 03.09.2014 tarihi arasında illiyet bağı kurulamadığı, davacının 4 ay sonra sağlık kuruluşuna gittiği, bu nedenle; iddia edilen olayın iş kazası olarak değerlendirilemediği gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 16.12.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli kararı ile dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, Antalya 1. İş Mahkemesi 2019/97 Esas, 2020/391 Karar sayılı kararında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ".. somut olaya bakıldığında, olay ile zarar arasındaki uygun illiyet bağının tam olarak kurulamadığı belirgin olup, mahkemece davacı adına sağlık kuruluşlarınca düzenlenen raporlara dayanılarak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulundan rapor alınmalı, söz konusu kurul raporlarının Kurumu bağlayacağı, ancak, diğer ilgilileri bağlamayacağı dikkate alınarak, itiraz halinde, Adli Tıp Kurumundan alınacak rapora göre karar verilmeli; Yüksek Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Tıp Kurumu raporu arasında çelişki bulunması halinde ise, Adli Tıp Genel Kurulundan alınacak raporla, bu çelişki giderilip, varılacak sonuca göre karar verilmelidir. ..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tarihine yakın tedavi kaydı bulunmadığından ve mevcut verilerle illiyet bağı kurulamadığından davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, Kurum işlemlerinin yerinde olmadığını, bel fıtığının anlık bir şekilde gerçekleştiğini, bu nedenle Mahkeme değerlendirmesinin kabul edilemeyeceğini beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı