Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/529 E., 2025/10686 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/529 E., 2025/10686 K. (26.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/529
Karar No
2025/10686
Karar Tarihi
26.06.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/529 E. , 2025/10686 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/795 E., 2024/427 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 53. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/101 E., 2024/315 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ...'in 02.11.2016 tarihinde ...Astsubay Üstçavuş .......... Gençlik Merkezi inşaatında ustabaşı olarak çalışırken işveren tarafından iş güvenliği önlemlerinin alınmaması sonucu yüksekten düşerek ciddi şekilde yaralandığını, ..............'ın işin yüklenicisi olup, ... ile aralarında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğunu, iş kazası olayından sonra ilgili kurumlarca işyerinde yapılan denetimler sonucu, işyerinde ciddi sorunlar ve eksikliklerin tespit edildiğini ve işyerinin kapatıldığını, bu nedenle davalı işverenin meydana gelen kazada ağır kusuru bulunduğunu ileri sürerek, maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı .......... vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının müvekkilinin çalışanı olmayıp kalıp işlerinin yapılması için anlaştığı ...'ın işçisi olduğunu, ancak ...'ın davacıyı ve diğer çalışanlarının SGK kayıtlarını yaptırmadığının müvekkili tarafından öğrenilmesi üzerine işçilerin SGK kayıtlarını mağdur olmamaları için müvekkili tarafından yaptırıldığını, bu nedenle davada husumetin ...'a yönlendirilmesi gerektiğini, 10.12.2016 tarihinde çalışmasını bitiren davacının tüm uyarılara rağmen sabit olarak bağlı olan merdivenin bağlantılarını çözerek ve emniyet kemerini çıkartarak merdivenden inmeye çalışırken kendi kusuru ile düştüğünü, davacının talimatlara ve iş güvenliği tedbirlerine aykırı davranması sonucu kazanın yaşandığını, müvekkili firmaca tüm iş güvenliği tedbirlerinin alındığını, araç gereçleri noksansız bulundurduğunu, müvekkili firmaya iş güvenliğine uyulmadığı için herhangi bir kapatma, idari para cezası uygulanmadığını, davanın davacının asıl işvereni ...'a ihbar edilmesini istediklerini beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 2.Davalı Belediye vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı ...-........ ile idare fen işleri müdürlüğü arasında 13.07.2016 tarihinde “602 51... Parselde Gençlik Merkezi Yapımı İşi” için sözleşme tanzim edildiğini, davacının .... İnşaat çalışanı olduğunu, idarenin söz konusu işi yüklenici firma olan .... İnşaat'a verdiğini, yüklenici firmanın da işi kendi personeli ile yerine getirdiğini, kendisi işin bir bölümünde bizzat işçi çalıştırmayıp işi bölerek ihale ile muhtelif kişilere veren iş sahibinin ihale makamı olduğunu, asıl işveren olmadığını, ayrıca söz konusu iş kazasının oluşumunda davacının müterafik kusurunun bulunduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Belediye vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Belediye vekili özetle, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 85f16a896fe3523b 6cbecf449a414f30

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı