10. Hukuk Dairesi 2025/4660 E. , 2025/7323 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2207 E., 2024/2240 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/610 E., 2023/99 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı asil dava dilekçesiyle; 1991 yılı Mayıs ve Haziran aylarında ... sicil sayılı işyerinde çalıştığını, işveren tarafından SGK'ya işe giriş bildirgesi de verildiğini fakat işverenin sigortasını yapmadığını, Yargıtay kararları gereği işverence işe giriş bildirgesi verildiğinden hak düşürücü sürecin işlemediğini, bu nedenle 1991 yılı Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin sigortalılığın tespitini talep etmiştir. Davacı asil 02.10.2020 tarihli celsede özetle; işe giriş bildirgemin verildiği tarih olan 01/05/1991 tarihinde 1 günlük çalışmışlığımın ve sigorta başlangıç tarihimin bu tarih olduğunun tespitini talep ettiğine dair beyanda bulunmuştur. Davacı vekili 30.11.2022 tarihli celsede; " davalı ... yönünden davayı takip etmiyoruz, bir günlük tespit talebimizi tekrarlarız, davamızın kabulüne karar verilsin." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı vekilinin 30.11.2022 tarihli celsedeki beyanı üzerine, dosya tefrik edilerek, sigorta başlangıç tarihi tespiti yönünden husumet yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu'na yöneltilmiştir.
II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin açık düzenlemesi dikkate alınarak esasa girilmeden davanın hak düşürücü süre yönünden reddini talep ettiklerini, 6552 sayılı Kanun'un 64. maddesi gereği hizmet tespiti davaları dışındaki davalarda dava açmadan önce Kuruma müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu ve bu zorunluluğun bir dava şartı olduğunu, iş bu sebeple Kuruma başvuru yapılıp yapılmadığının Kurumdan sorulması varsa müracaata ilişkin evrakların gönderilmesinin istenmesi gerektiğini, şayet başvuru yapılmamış ise bu eksikliğin Sayın Mahkemece verilecek sürede giderilmesi, giderilmezse davanın usulden reddi gerektiğini, davacının çalışmaları bakımından müvekkili Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemlerin Kurum kayıtları ile örtüşmediğini, davacının huzurdaki dava ile ileri sürdüğü iddialarının müvekkili Kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlaması gerektiğinden davacının çalışma iddialarını salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlamasına muvafakatlarının olmadığını, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında davanın kabulü ile davacının ... sicil numaralı ... unvanlı işyerinde çalışmaya başladığı 01.05.1991 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun ve 1 günlük çalışmaya yönelik ödenecek priminin, prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun ve yerinde olduğunu, eksik inceleme ile yanılgılı değerlendirme ile karar verildiğini, tanıkların esasen davacının çalışmaya dair iddiasını doğrulamadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,(1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2, 6., 9. 6, 79 ve 108. madde ile Geçici 54. madde hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ... ünvanlı işverenin ...4 sicil. nolu işyerinden 01.05.1991 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, anılan işyerinin konfeksiyon mahiyetinde olup 01.05.1991-31.07.1991 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, davacının sigorta sicil no.sunun 1991 yılı serisinden olduğu, işyerinden 1991 yılında hiç bordro verilmediğinin bildirildiği, geniş çaplı olarak yapılan komşu işyeri araştırmasında, sadece SGK tarafından ... ünvanlı bir inşaat konulu işyerinin tespit edildiği,başkaca komşu işyeri ve çalışanının tespit edilemediği, SGK tarafından bildirilen ... işyerinden 1991/1. dönemde bildirilen ...'nın dinlendiği, davacının çalışmasına dair bir beyanda bulunmadığı, öte yandan davacı tanıklarının dinlendiği, bunlardan ...,... ile ...'ın dava konusu işyeri ile komşu olduklarını belirtmişlerse de bu iki tanığın dava konusu tarihte komşu olup olmadığının yöntemince tespit edilmediği,sadece hangi tarihten itibaren olduğu belirtilmeyen UYAP sorgulamalarında bu iki tanığın dava konusu işyerinin bulunduğu ilçe olan ...'da ikamet ettikleri gerekçesiyle komşu olarak değerlendirildiği böylelikle mahkemece anılan tanık beyanları ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 4.Buna göre, Mahkemece, davacı tanıkları ..., ... ile ...'ın dava konusu dönemde, komşu/komşu işyeri olup olmadıkları ile dava konusu işyerine mesafeleri belediye vasıtasıyla ve muhtarlık kayıtları ile tespit edilerek beyanları denetlenmeli, öte yandan tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8589069f250db9db 8bb2cb54f35c8002