10. Hukuk Dairesi 2025/4095 E. , 2025/7508 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/298 E., 2024/742 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı iş yeri nezdinde 20.09.2009 – 20.05.2012 tarihleri arasında geçen ve davalı Kurum tarafından gerçek ve fiili bir çalışmaya dayanmadığından bahisle iptal edilen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının işveren sıfatı bulunmadığını, ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’nin yetkilileri ve ortakları ile herhangi bir hukuki ve fiili bağlantısının olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kurum kayıtlarında yer almayan çalışma iddiasını eşdeğer güçteki belgelerle kanıtlaması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.05.2017 tarih ve 2013/854 - 2017/175 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulü ile davacı ...’ın davalı işveren ...’a ait işyerinde 16.09.2010 – 20.05.2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 605 gün çalıştığı ve 605 günlük çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2018 tarih ve 2017/1660 - 2018/1155 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 07.10.2019 tarih ve 2018/5760 - 2019/5874 E.K. sayılı kararı ile "Somut olayda Mahkemece tekstil faaliyetinin yürütüldüğü davalı işyerinin ihtilaf konusu dönem içerisinde faal ve Kanun kapsamına alınabilecek nitelikte olup olmadığının araştırılmadığı, davacı gibi hizmetleri dava dışı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. üzerinden Kuruma bildirilen ve bu hizmetleri iptal edilen tanık beyanlarının esas alınarak sonuca gidildiği ve bu şekilde fiili çalışmanın yöntemince ispat edilmediği anlaşılmakla Mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesi kurulan hüküm hatalı olmuştur. Yapılacak iş; davalı iş yerinin ihtilaf konusu dönem içerisinde faal ve Kanun kapsamına alınabilecek nitelikte olup olmadığını araştırmaya yönelik olarak, bulunması halinde iş yeri ile ilgili olarak düzenlenen kira kontratını getirtmek, davalı iş yerine ait belirtilen adreste bulunan doğalgaz, elektrik, su, telefon abonelik kayıtlarını ve davalı iş yerinin çalışma izni ve ruhsatını ilgili belediye ile diğer birimlerden sorarak tespit etmek, tekstil atölyesi olarak faaliyette bulunan davalı ... ve adrese göre iş yeri ile ilgi olarak meslek kuruluşları nezdinde herhangi bir kaydın bulunup bulunmadığını araştırmak, davacının davalı nezdinde geçtiği iddia olunan hizmetleri ile ilgili olarak tanık beyanlarının yetersiz olması nedeniyle dava dışı ...Ürün. İnş. Emlak San. Tic. A.Ş. unvanlı işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarını getirterek bordrolarda kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, davalının dava dışı ... unvanlı işyerinin taşeronu olarak faaliyet gösterip göstermediğini, davacının bu işyerinde çalışıp çalışmadığını araştırmak, bunun için davacının çalıştığını iddia ettiği adreste Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit olunan kayıtlı çalışanları yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2024 tarih ve 2019/298 - 2024/742 E.K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile...T.C. kimlik ve ... sigorta sicil numaralı davacı ...'ın; Kurumda ...sicil sayılı dosyada işlem gören davalı ... ... adına tescilli iş yerinde 16.09.2010-05.04.2011 ve 01.11.2011- 20.05.2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 400 gün çalıştığının tespiti ile 400 günlük çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının işverenlik sıfatının bulunmadığını, yanında hiç işçi çalıştırmadığını, bu hususun tanık beyanları ile sabit olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yetersiz ve çelişkili tanık anlatımlarına dayalı olarak eksik inceleme ve araştırma ile kabul kararı verildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile davalı ... nezdinde 20.09.2009 – 20.05.2012 tarihleri arasında geçen çalışmaların gerçek ve geçerli olduğunun tespitine ilişkindir. İnceleme konusu eldeki davada, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar yerinde ise de, davanın niteliği gereği Kurumun taraf olduğu davalarda davalı sıfatı bulunduğu halde gerekçeli karar başlığında fer'i müdahil olarak gösterilmesi, ayrıca 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 36. maddesi uyarınca yargılama giderleri arasında olan harçlardan sorumlu olmadığının gözetilmemesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca karar düzeltilerek onanmalıdır.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.İlk Derece Mahkemesi karar başlığında "Fer'i Müdahil" olarak gösterilen Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sıfatının "Davalı" olarak değiştirilmesine, 2.İlk Derece Mahkemesi hükmünün tamamen silinerek yerine; "HÜKÜM:1-Davanın kısmen kabulü ile ...T.C. kimlik ve ... sigorta sicil numaralı davacı ...'ın; Kurumda ... sicil sayılı dosyada işlem gören davalı ... adına tescilli işyerinde 16.09.2010 — 05.04.2011 ve 01.11.2011- 20.05.2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 400 gün çalıştığının tespiti ile 400 günlük çalışmasının Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 24,30 TL'nin mahsubu sonrası kalan 403,30 TL'nin davalı Kurum harçtan muaf olduğundan, diğer davalı ...'tan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 24,30 TL başvurma harcı ve 24,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 48,60 TL'nin davalı Kurum harçtan muaf olduğundan, diğer davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan toplam 4.156,40 TL yargılama giderinin, davanın kısmen kabulü göz önünde bulundurularak 1.704,12 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ... tarafından yapılan toplam 360,00 TL yargılama giderinin, davanın kısmen kabulü göz önünde bulundurularak 208,80 TL'sinin davacıdan alınıp davalı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davalı ... üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin, davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin, davacıdan alınıp davalılara eşit olarak verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avanslarının kullanılmayan kısımlarının, HMK 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine" yazılmak suretiyle hükmün bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c57900a07b2b9e1c 95255c66f4b1acc4