10. Hukuk Dairesi 2025/353 E. , 2025/7154 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1308 E., 2024/2646 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/274 E., 2023/94 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı nezdinde 10.08.1994-24.08.2020 tarihleri arasında şehirler arası ve şehir içi otobüs şoförü olarak kesintisiz şekilde sigortasız çalıştığını, bu tarihler içerisinde 2000-2006 yılları arasında Şereflikoçhisar Belediyesi bünyesinde, 2006 yılından sonra tekrar davalı iş yerinde çalışmaya başladığını, iş akdinin 24.08.2020 tarihinde işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek, davacının davalı şirket nezdinde 10.08.1994-24.08.2020 tarihleri arasında tam zamanlı ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı şirketin, yanında çalışan tüm personelin sigorta bildirimini yaptığını, davacının 2018-2019 yıllarında şirketin çok yoğun yolcu taşıdığı zamanlarda kendi isteğiyle çağrı üzerine şirkette şoförlük yapmış olabileceğini, fakat şirket kayıtlarında böyle bir bilginin de bulunmadığını, iş yeri uygulaması ile iş olduğunda işe çağırılan şoförlere çağırıldığı günler için ücret ödendiğini, davacı ile müvekkili şirket arasında bir hizmet ilişkisinin kurulmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, açılan davanın usul ve kanuna aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının, davalıya ait iş yerinde, 01.01.2007-24.08.2020 tarihleri arasında asgari prime esas kazanç üzerinden hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz bir şekilde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde özetle, "Davacının 10.08.1994-24.08.2020 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde şehirlerarası ve şehir içi otobüs şoförü olarak sigortasız çalıştığını, bu tarihlerden 2000-2006 yılları arasında Şereflikoçhisar Belediyesi bünyesinde çalıştığını, 2006 yılından sonra tekrar davalı işyerinde çalışmaya başladığını iddia ederek hizmet tespiti isteminde bulunduğu; bu durumda davacının hizmet tespitine ilişkin talebinin fasılalı çalışma şeklinde olduğu, fasılalı çalışmalarda hak düşürücü sürenin her bir çalışma dönemi için ayrı ayrı hesaplanması gerektiği, bu durumda 2000 yılına kadar olan çalışmaların 5 yıllık hak düşürücü süre başlangıcı 31.12.2005 tarihi olduğundan, bu çalışma dönemine ilişkin hak düşürücü sürenin geçtiği; davacının davalıya iş yerindeki çalışmasına ara vererek 2000-2006 yıllarında Şereflikoçhisar Belediyesi bünyesinde çalıştığı, davacının 01.01.2007 - 24.08.2020 tarihleri arası çalışma dönemine ilişkin istemi yönünden ise hak düşürücü süre 31.12.2020 tarihinde başlayacağından, 25.11.2020 tarihinde ikame edilen davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı kanısına varılmış; davacının 10.08.1994-31.12.2006 tarih aralığına ilişkin hizmet tespiti isteminin hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekmiştir. Fiili çalışma olgusunun varlığı yönünden yapılan incelemede ise Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü'nün yazısında davacının şehirlerarası otobüs şoförü olarak çıktığı seferlerin 16.12.2005 - 09.10.2021 tarihine kadar düzenli olarak farklı illere sefer yaptığına dair araç kayıt listesinin bulunduğu, davacının 01.01.2007 - 24.08.2020 tarihleri arasındaki istemine ilişkin olarak mahkememizce beyanları alınan tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalıya ait iş yerinde, 01.01.2007-24.08.2020 tarihleri arasında çalıştığı kanısına varılarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği" belirtilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili özetle, dosya kapsamında davacının müvekkili şirkette çalıştığını gösteren hiç bir kayıt ve belgenin bulunmadığını, bu kapsamda, Ankara Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü yazısında Mahkemeye gönderilen kayıtlarda yer alan otobüs plakalarının, seferin düzenlendiği tarihte hangi firmanın yetki belgesinde kayıtlı oldukları hakkında bilgi bulunmadığının belirtildiğini; davacının başka şahıs veya firmalara ait araçlarda şoförlük yapmış olabileceğini, ayrıca, Mahkemenin gerekçeli kararı incelendiğine verilen kesintisiz çalışma kararının hangi delillere dayandığının, hangi yazılı delille ispatlandığının, mevsimlik veya kısmi zamanlı olup olmadığının belirtilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer’i müdahil Kurum vekili özetle, tanık beyanları incelendiğinde davacının bağlılık unsurunu içerir şekilde hizmet akdi ile çalıştığına dair beyanda bulunulmadığının görüleceğini, iddiaları doğrulayacak ve yazılı delil başlangıcı kabul edilebilecek bir belgenin de bulunmadığını, davacının çalışma iddiasını somut bir şekilde ispat edememiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, öte yandan sigortalının primlerinin ödenmesi zorunluluğunun işverene ait bir yükümlülük olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Sosyal Güvenlik Kurumunun yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 2. Eldeki davada davacının 01.01.2007-24.08.2020 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığına karar verilmiş ise de karar eksik incelemeye ve yetersiz araştırmaya dayalıdır. Davacının bu dönemde ... ve ... ünvanlı iş yerlerinden bildirimleri bulunduğu gibi kendisine ait kahvehane işletmesinden dolayı 4/b sigortalılığınn da bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirket yetkilisi, davacının kahvehane işlettiğini, ihtiyaç duyulduğunda kendilerinin veya başkalarının araçlarında şoförlük yaptığını beyan etmiştir. Ankara İl Emniyet Müdürlüğünden gönderilen sürücü sefer raporlarına ilişkin belgede farklı plakalı araçlarla farklı yerlere seferler yapıldığı görülmüş olup belgede görülen araç plakalarının hangi şahıs ve firmalara ait olduğu araştırılmaksızın ve çalışma şekli davacıya sorulup açıklattırılmadan tüm sürede kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. 3. Mahkemece davacıya, somutlaştırma yükümlülüğü kapsamında çalışma şekli açıklattırılmalı, dava dışı iş yerlerindeki çalışması sorulmalı, çalışmaları gerçek ise bu sürelerin dışlanması gerektiği, gerçek değil ise iptal edilmesi gerekeceğinden bu işverenlerin de davaya dahil edilmesi, delillerinin sorularak toplanması, ayrıca, yukarıda belirtilen sefer raporlarına ilişkin belgede geçen araç plakalarının kimlere ait olduğu belirlenerek davacının çalışması tereddütsüz şekilde ortaya konulup sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.