10. Hukuk Dairesi 2025/3265 E. , 2025/7610 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/36 E., 2024/714 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı ...'in 30.06.2003 tarihinde TEM Otoyolu - Tuzla mevkiinde kimliği belirlenemeyen bir sürücünün sevk ve idaresindeki motorlu taşıtın çarpması sonucunda yaralanması sebebiyle, kendisine 17.625,93 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 4880,56 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini ve 24.337,84 TL tedavi masrafı yapıldığını, olayda ilgili olarak Tuzla Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 07.07.2008 tarihli 2008/2094 K. sayılı kararda kovuşturmaya yer olmadığına hükmedildiğini, Savcılığın kararından 16.01.2013 tarihinde bilgilerinin olduğunu, 2918 sayılı Kanun'un 108. maddesi ve 5614 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereğince Kurumun sigortalıya yapılan sigorta yardımları ile ilgili olarak Güvence Hesabına karşı rücu hakkının bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere toplam 46.844,33 TL Kurum zararının gelir onay, ödeme ve sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile 4.406,48 TL ilk PSD'nin gelirin onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Daire kararında; Mahkemece yapılacak iş; hükme esas alınan kusur raporları ile aynı kazada yaralanan ... tarafından açılan İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesinin 2016/198 E. sayılı dosyasından verilen kusur raporu arasındaki, kusur oranlarında çelişki bulunduğu gözetilip, maddi olgu tam olarak belirlenip ve kazalının işverenliğiyle ilgili hatalı değerlendirme yapan kusur raporundaki isabetsizlikte dikkate alınıp, yukarıdaki açıklamalar ışığında işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman başka bir bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak, iki rapor arasındaki çelişki de giderilerek hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Somut olaya bakıldığında, davalı ... yönünden faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiği hususu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Geçici iş göremezlik geliri talebi yönünden zamanaşımı süresinin 2918 sayılı Kanun'un 109. maddesine göre belirlenmek gerektiğinin gözetilmemesi ve faile ıttılanın soruşturma evraklarına dayandırılması isabetsiz ise de failin meçhul olduğunun rapor tarihi 10.11.2003 tarihi olan müfettiş raporu ile belirlenmesi karşısında talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi, bu kapsamda yerinde görülmüştür. Tedavi giderleri kapsamında, sigorta şirketinin, Güvence Hesabının, sürücünün ve işletenin, zorunlu olarak sigorta teminatına bağlanması nedeniyle yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Tedavi gideri talebi yönünden 6111 sayılı Kanun kapsamında rücu edilmezlik söz konusu olup, tedavi gideri talebinin reddi gerekçeyle yerindedir. Mahkemece; tüm yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler uyarınca eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2017/811 Esas 2019/5008 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, bu doğrultuda eksik kayıtlar getirtilerek ek rapor alınmıştır. 15.04.2024 tarihli bilirkişi heyet raporu incelendiğinde işveren Öz Nakliyatın %30, kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsünün %35, kazalı sürücü ...'in ise %35 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş ve kanaat açıklandığı görülmüştür. Kurum kayıtları incelendiğinde ... tarafından söz konusu kaza nedeni ile ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Her ne kadar Kurum kayıtları incelendiğinden bu ödemenin hangi kalemleri içerdiği anlaşılamamış ise de ... tarafından yapılan ödemenin sorumlu olan miktarı kapsadığı anlaşıldığından Kurum kayıtlarında net olarak ödenen alacak kalemlerinin belirtilmemiş olmasının davalının sorumluluğu yönünden etkisi olmayacağı değerlendirilmekle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararı kabul etmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428 ve 439. maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 93., 98., 109. maddeleri ile 6111 sayılı Kanun hükümleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 74ae039d361f74b5 69d67f6d986d8b77