Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/2546 E., 2025/9521 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2546 E., 2025/9521 K. (04.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2546
Karar No
2025/9521
Karar Tarihi
04.06.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/2546 E. , 2025/9521 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2815 E., 2024/3517 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/395 E., 2024/183 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Bakanlık vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 1996 yılı içerisinde fiilen emekli olduğunu, emeklilik işlemlerinde hizmet verdiği süreler toplamından emekli edilmediğini, bazı hizmetlerinin sigorta toplamına dahil edilmediği yapılan bu yanlışlık nedeni ile emekliliğe esas olmak üzere gerek tazminat yönünden gerek emekli maaşı yönünden emekli olduğu 1996 yılından bu güne kadar maddi kayıplarının söz konusu olduğunu, işlem yapan kurumlara bu yanlışlığın giderilmesi yönünde yapmış olduğu yazılı müracaatlarına yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan mevcut yanlışlığın düzeltilmeden olumsuz cevap verildiğini ve halen mağduriyetinin devam ettiğini, ... sicil numaralı sigortası üzerinden, toplanan prim günlerinin fiilen hizmet verdiği dönemleri kapsamadığını, bu nedenle sigortalı çalıştığı 1977 yılı sigorta günleri ve daha sonraki yıllarda (1987-1988) ve buna benzer yıllara ait sigorta prim günlerinin tek kalemde toplanırken kısmen dahil edilmeyen prim günleri nedeni ile Mahkemece resen tayin edilecek ehil bilirkişi tarafından emeklilik dosyası ve sigorta kayıtlarının sigorta başlangıç tarihinden emeklilik tarihine kadar olan fiili hizmetlerini gösterir belgelerinde celbi ile fiili hizmet süresinin rapor halinde tespit edilerek yanlışlığın düzeltilmesini, emeklilik tarihi olan 1996 yılından bu güne kadar eksik ödenen ikramiye ve maaş farklarının yasal faizleri ile tarafına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil SGK vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;toplanan kanıtlar birlikte değerlendirildiğinde tanık anlatımlarına göre davacının doğum ve grev dönemleri dışında sürekli çalıştığı kanaatine ulaşılmış, davacının 1988 yılı 2. dönem 45 gün, 1992 yılı 2. dönem 45 gün ve 1995 yılı 3. dönem 37 gün eksik hizmeti bulunmakta olup iş yerinde 1992 ve 1995 yıllarında greve gidilmiş olduğu, 1995 yılındaki grevde davacının çalıştığı işverenlik kayıtları ile sabit olup 1992 yılında yapılan grevde davacının çalıştığına dair kanıt bulunamamakla; davacının 1992 yılındaki eksik hizmet bildiriminin yerinde olduğu, 1988 yılı 2. dönem ve 1995 yılı 3. dönem hizmetinin tespiti gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacının 1988/2. dönemde 15.05.1988-14.09.1988 tarihleri arasında 45 gün ve 1995/3. dönemde 15.09.1995-15.01.1996 tarihleri arasında hizmet sözleşmesine dayalı olarak davalı işverenlik bünyesinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içindedavalı Bakanlık vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı Bakanlık vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un 79. maddesinin 10. fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinin 9. fıkrası ile davacının doğum dönemleri ve grev dönemleri, Kurum kayıtları, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Bakanlık vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilince tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d3fa031cd15bb1e7 fac33defe057c06e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı