Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/2287 E., 2025/6658 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2287 E., 2025/6658 K. (24.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2287
Karar No
2025/6658
Karar Tarihi
24.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/2287 E. , 2025/6658 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/360 E., 2024/129 K. Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...Ş.'de 01.12.1987-31.08.1992 tarihleri arasında Usta Gemici olarak çalıştığını, sigorta sicil nosunun 17882022 olduğunu, davalı işverenin davacının sigorta primlerini 2/a statüsünden yatırması gerekirken 1/a statüsünden yatırıldığını, davacının davalı iş yerinde çalıştığı dönemlerin hizmet süresi kapsamında değerlendirilmesine, 01.12.1987-31.08.1992 tarihleri arasında usta gemici olarak çalıştığının ve böylece 506 sayılı Kanun'un Ek 5 maddesi kapsamında ve 2A statüsünde davalı işyerinde çalıştığının tespitine, karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirkette ...'a ait 1987-1992 yıllarına ait herhangi bir evrakın bulunmadığını, kalkavan gemisinin 2001 tarihinde Karadeniz'de battığını, davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 506 sayılı Kanun'un 3395 sayılı Kanun ile değişik ek 5. maddesinin 3. bendinde gemi adamları gemi ateşçileri kömürcüler dalgıçlar yönünden denizde geçen çalışma süreleri için itibari hizmetten yararlanma olanağının öngörüldüğünü, yatırılan primlerin yalnızca gemide çalışma için mi yoksa gemi içinde aynı zamanda denizde seyir halinde mi gerçekleştiğinin araştırılması gerektiğini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmaması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.11.2020 tarih, 2016/524 E., 2020/298 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkeme kararının süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Mahkemece, geminin varma limanına ilişkin kayıtlarda celp edilerek bağlama limanından, varma limanına kadar geçen süre, varma limanında geçen süre, varma limanında bağlama limanı geliş süreleri gözetilerek, geminin denizde seyir veya seferde olduğu süreler ile bunun uzantısı geminin limanda bulunduğu sırada, fiilen gemide görevli olarak geçirilen ve denizle bağlantının kopmadığı sürelerin tespit edilerek infaza uygun karar verilmelidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalı işyerinde sigortalı olarak çalıştığı 01.12.1987-31.08.1992 tarihleri arasındaki hizmetlerinin 506 sayılı Kanun'un ek 5 maddesi kapsamında ve 2/a statüsünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve incelemeye dayandığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, gemi adamı olarak geçen ve bildirilen çalışmaları için itibari hizmet süresi tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı