Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/2276 E., 2025/7648 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2276 E., 2025/7648 K. (07.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2276
Karar No
2025/7648
Karar Tarihi
07.05.2025
Konu
Tazminat

10. Hukuk Dairesi 2025/2276 E. , 2025/7648 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2682 E., 2022/1966 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/245 E., 2019/256 K. Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davacılardan ...'in iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe girmesi nedeniyle kendisi, eşi çocukları ile anne ve babası için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kazalı ... için 2.000 TL maddi, 300.000 TL manevi, eş ... için 200.000 TL manevi, çocuklar ...ve ...için 150.000'er TL manevi, baba Hüsnü ile anne ... için 100.000'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili 08.02.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile ... için maddi tazminat talebini 452.750,42 TL olarak artırılmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, olayın 07.04.2009 tarihinde meydana geldiği dikkate alındığında 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri gözetildiğinde davacıların talepleri ve davalarının zamanaşımına uğradığını, kazanın oluşumunda davalı firmanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kaşar hamuru yoğurma makinesinin güvenlik switchlerinin, davalı şirketin bilgisi dışında ve talimatlara aykırı haraket edilerek sökülmesi ve makine üzerindeki koruyucu ızgaranın kaldırılması sonucu kazanın işçinin kendi kusundan dolayı meydana geldiğini, davacının da kazanın kendi kusurundan geldiğinden bahisle şikayetten feragat ettiğini, sağlık kurulu tarafından tespit edilen maluliyet oranının doğru olmadığından bahisle davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine, haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı talep ve iddialarla açılmış olan davanın esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar gerekçesiyle Davanın kısmen kabulüne, a- Maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 408.079,91 TL'nin kaza tarihi olan 07.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, b- ... yönünden; Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 90.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 07.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, c- ... yönünden; Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 60.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 07.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, d- ... yönünden; Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 07.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, e- ... yönünden; Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 07.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, f- ... yönünden; Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 07.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, g- ... yönünden; Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 07.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, kusurun tamamen kazalıya ait olduğunu, kusur oranlarını kabul etmediklerini, maluliyet oranına itirazlarının olduğu, hesap raporonu kabul etmediklerini, raporda esas alınan ücreti kabul etmediklerini, manevi tazminat tutarlarının da fahiş olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. A)Davalı vekilinin, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarına ilişkin temyiz istemi yönünden, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davalı aleyhine hükmolunan manevi tazminat tutarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin davacı ... yararına hükmedilen maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 63f5579605ceeee8 072d1993b9c4754d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı