Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1980 E., 2025/9064 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1980 E., 2025/9064 K. (28.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1980
Karar No
2025/9064
Karar Tarihi
28.05.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/1980 E. , 2025/9064 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1431 E., 2024/3828 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/372 E., 2022/81 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 14.06.2012 – 17.07.2019 tarihleri arasında davalı ... Belediyesporda yüzme antrenörü olarak kesintisiz olarak asgari ücretle çalıştığını, tüm bu çalışma sürecinde kesintisiz devam eden yüzme takımı antreman programlarına ek olarak, periyodik olarak düzenlenen yaz ve kış yüzme okullarında da antrenör olarak çalıştığını, tek ve gerçek işverenin davalı ... olduğunu, davacının çalışmasının davalı Belediyenin spor hizmetleri kolu olan ve ... Büyükşehir Belediyesinin emir, gözetim ve talimatları altında faaliyet gösteren davalı ... Belediyespor Derneğinin formasıyla gerçekleştiğini, bütün bu süreç boyunca iş yeri adresinin de yalnızca bir kez 19.05.2015 tarihinde ... Kapalı Yüzme Havuzunun açılması ile değiştiğini, çalışmasına aynı ekiple, mevcut yüzücüleri ve hizmet verdiği kişilerle, bir önceki adrestekiyle tamamen aynı sistem ve yöneticilerle yeni adreste devam ettiğini beyanla davacının 14.06.2012 – 10.11.2014 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreye uğradığını ve asıl işveren Manisa Büyükşehir Belediyespor Kulübüne karşı açılması gerektiğini, Besot AŞ'nin yüklenici firma olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, davacının .... Büyükşehir Belediyespor Kulübü çalışanı olduğunu, davalılar arasında organik bağ bulunmadığını, spor kulübünün asıl işveren ihbar olunan şirketin alt işveren olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın ispat edilemediğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesidir. Anılan Kanun'un 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 2-506 sayılı Kanun'un ”Üçüncü kişinin aracılığı” başlıklı 87. maddesi hükmünde, aracı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran üçüncü kişi olarak tanımlanmış, sigortalıların üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile, bu Kanunun işverene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl işverenin de sorumlu olacağı belirtilmiştir. Maddede “aracı” olarak nitelenen üçüncü kişi, gerek mevzuatta, gerekse öğreti ve yargı kararlarında; alt işveren, tali işveren, taşeron, alt müteahhit, alt ısmarlanan gibi adlarla anılmaktadır. Aracı kavramı, her şeyden önce, asıl işverenin varlığını, bir başka işverenin asıl işverene ait işin bir bölümünü yapmayı üstlenmesini ve asıl işverene ait iş yerinde veya iş yerinin bir bölümünde iş alanın kendi adına sigortalı çalıştırmasını gerektirir. Asıl işverenle aracı arasındaki ilişki taşıma, eser ve benzeri sözleşmelere dayanabilir ise de, hiç bir şekilde hizmet akdi unsurları bulunmamalıdır. Burada önemli olan yön, asıl işverene ait işin bir bölümünün aracı tarafından görülmesidir. Aracı kavramının belirleyici özelliği, asıl işverene ait işten bir bölüm iş alınması ve bu işte kendi adına sigortalı çalıştırılmasıdır. 3-506 sayılı Kanun'un 4. maddesinde ise “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. ”Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin alt işverenler tarafından düzenlenmiş olması durumunda, hizmet tespitine yönelik davanın, anılan Kanun'un 79/10. maddesine göre sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltmesi gerekir. 4-506 sayılı Kanun'un 87. maddesi ile asıl işveren-alt işveren arasındaki ekonomik ve malî yönden sorumluluk hukukunun sınırlarını belirlediği, maddede geçen “bu Kanunun işverene yüklediği ödevler” tanımlamasının asıl işverene, alt işverenin taraf olduğu hizmet sözleşmeleri nedeniyle açılacak hizmet tespiti davalarında “pasif husumet ehliyetini” amaçlamadığı anlaşılmaktadır. 5. Dosyanın incelenmesinde, davacının davalı ... Başkanlığının emir, gözetim ve talimatı altında faaliyet gösteren davalı ... Spor Kulübü Derneği'nde yüzme antrenörü olarak 14.06.2012-10.11.2014 tarihleri arasında sigortalı çalışmalarının tespitini talep ettiği, davacının ilk çalışmasının 10.11.2014-17.08.2019 tarihleri arasında dava dışı BESOT ... Belediyesi Müşavirlik, Mühendislik, Mütehahhitlik Hiz. Ulaşım Toplu Taş. Sos. Tes. İşlt. Tur. ve Enr. San. ve Tic. A.Ş. unvanlı iş yerinden bildirildiği, Mahkemece davalılar ile davacının hizmet bildirimi bulunan BESOT ... Belediyesi Müşavirlik, Mühendislik, Mütehahhitlik Hiz. Ulaşım Toplu Taş. Sos. Tes. İşlt. Tur. ve Enr. San. ve Tic. A.Ş. arasında organik bağ bulunduğu kabul edilmek suretiyle, davacının davalılar nezdinde yüzme eğitmeni olarak çalıştığının tespitine karar verilmişse de davalılar arasındaki hukuki ilişkinin mahiyeti Mahkemece açıklığa kavuşturulmadan sonuca gidilmesi isabetsiz bulunmuştur. 6.Mahkemece davalılar ... ile ... Belediye Spor Kulübü Derneği arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesi kapsamında asıl işveren - alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı, organik bağ bulunup bulunmadığı resmi kayıtlar nazarında etraflıca araştırılmalı, asıl - alt işverenlik ilişkisinin bulunmadığının anlaşılması halinde davacının işvereninin kim olduğu ve giderek husumetin doğru işverene yöneltilip yöneltilmediği hususları belirlenmek suretiyle infaza elverişli olacak şekilde davacının talebi hakkında tespit hükmü kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi Kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d1430dc326e5a828 d8fc31d0d0f014ea

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı