10. Hukuk Dairesi 2025/1625 E. , 2025/5206 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/42 E., 2024/42 K. Taraflar arasındaki kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurumun babadan ölüm aylığı almakta iken eşiyle yaşadığı iddiası ile aylıklarının iptal edilerek davacıya borç çıkardığı, davalı Kuruma 07.12.2018 tarihinde başvurdukları, ortada davacıdan kaynaklanan bir durum olmadığı, davacının çocukları ile birlikte yalnız yaşadığı, geçimini temin etmek için evlere temizliğe giderek çocuklarına baktığı, boşandığı eşinin sorunlu olduğu, uzaklaştırma kararı olmasına rağmen sorun çıkardığı için boşandığı eşinin zorlama hapsine tabi tutulduğu, davacının boşandığı eşi ile hiç bir bağı ve ilgisi olmadığı iddiasıyla yersiz ödeme ile talep edilen borcun iptaline, kesilen aylığın yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı tespit edildiğinden yersiz ödeme yapılan borcun tahakkuk ettirildiği, Kurum işlemlerinin yerinde olduğu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.MAHKEME İLK KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 15.03.2022 tarihli ve 2021/68 Esas, 2022/197 Karar sayılı kararla davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2022 tarihli ve 2021/68 Esas, 2022/197 Karar kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 11.05.2022 tarihli ve 2022/962 Esas, 2022/820 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 11.05.2022 tarihli ve 2022/962 Esas, 2022/820 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 12.09.2022 tarihli ve 2022/7896 Esas, 2022/10284 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de davacı ile boşandığı eşi arasında vukubulan ve ceza yargılamasına konu birtakım hadisenin yeterince irdelemediği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı ile boşandığı eşi arasındaki ceza soruşturma ve kovuşturmalarına ait süreler belirlenip bu sürelerin öncesinde birlikte yaşayıp yaşamadıkları birlikte yaşamışlar ise ne kadar süre yaşadıkları saptanmalı, soruşturma ve kovuşturma dönemleri dışlanarak birlikte yaşama süresi belirlenmeli elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." 2.İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; Akçaabat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/279 Esas sayılı dava dosyasında ...'in “Müşteki eski eşim olur. Olay tarihinde boşanmamıza rağmen çocuğumun pisikolojisi için aynı adreste ikamet ediyorduk.” ...’in 19.06.2017 tarihinde Akçaabat Polis Merkezi Amirliğindeki “Ben ev hanımıyım. Eski eşim ... ile boşandık yaklaşık 2 yıldır ayrıyız, çocuklarım babalarını çok özledikleri için ve çocukların psikolojileri bozulmasın babalarını görsünler diye babalarını eve çağırdım, yaklaşık 1 aydır bizimle kalıyor,” beyanları ile, ... ’nın 19.06.2017 tarihinde Akçaabat Polis Merkezi Amirliğindeki “Eski eşim ... ile anlaşmalı boşandık, yaklaşık 2 yıldır ayrıyız, fakat aynı evde kalıyoruz,” beyanı yer aldığı, Akçaabat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/279 Esas sayılı dava dosyasında ...'in “Müşteki eski eşim olur. Olay tarihinde boşanmamıza rağmen çocuğumun pisikolojisi için aynı adreste ikamet ediyorduk.” ...’in 19.06.2017 tarihinde Akçaabat Polis Merkezi Amirliğindeki “Ben ev hanımıyım. Eski eşim ... . ile boşandık yaklaşık 2 yıldır ayrıyız, çocuklarım babalarını çok özledikleri için ve çocukların psikolojileri bozulmasın babalarını görsünler diye babalarını eve çağırdım, yaklaşık 1 aydır bizimle kalıyor,” beyanları ile, ... .’nın 19.06.2017 tarihinde Akçaabat Polis Merkezi Amirliğindeki “Eski eşim ... ile anlaşmalı boşandık, yaklaşık 2 yıldır ayrıyız, fakat aynı evde kalıyoruz,” beyanı dikkate alındığında Davacı ... ile boşandığı eşi ... nın boşandıkları 18.11.2014 tarihinden itibaren birlikte yaşadıklarının beyan ettikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla, davacının eski eşinin boşanmadan önce ve sonra uzaklaştırma kararı alındığı, bozma gereğinin yerine getirilmediği, eski eş hakkında suç duyurusunun da bulunduğu, davanın ispat edildiği, davacının eski eşiyle birlikte yaşamasının mümkün olmadığı, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın, bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.