Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/1600 E., 2025/10744 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1600 E., 2025/10744 K. (30.06.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1600
Karar No
2025/10744
Karar Tarihi
30.06.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/1600 E. , 2025/10744 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/571 E., 2024/1919 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/170 E., 2022/417 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalıya ait iş yerinde 11.04.1992 - 02.09.2014 tarihleri arasında garson olarak kesintisiz şekilde çalıştığını ancak işe giriş tarihinin 15.08.1993 olarak gösterildiğini ayrıca işten ayrılış tarihi 02.09.2014 olmasına karşı 10.12.2012 tarihinde işten çıkış bildiriminin yapıldığını ileri sürerek; davacının işe giriş tarihinin 11.04.1992, çıkış tarihinin ise 02.09.2014 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş; davacı asil 19.02.2020 tarihli celsede; 11.04.1992 - 15.08.19 93... .12.2012 - 02.09.2014 tarihleri arasında sigortasız olarak çalıştırıldığını belirterek bu tarihler arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işe giriş tarihinden, iş akdinin feshine kadar yaptığı tüm çalışmalarının Kuruma eksiksiz olarak bildirildiğini, işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinde davacının imzalarının da bulunduğunu, davacının ayrılış tarihi olan 10.12.2012 tarihinden sonra işsizlik ödeneği almak için müracaat ettiğini ve 10 ay boyunca işsizlik ödeneği aldığını, davacının işsizlik ödeneği aldığı dönemde müvekkili şirkette çalıştığını iddia etmesinin kabul edilemeyeceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının iddialarının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalıya ait ... sicil numaralı işyerinde Kuruma bildirilmeyen 11.04.1992 - 14.08.19 93... .12.2012 - 02.09.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fer'i müdahil Kurumun istinaf başvurusunun kabulü ile Bursa 13. İş Mahkemesinin 24.10.2022 tarih ve 2020/170 E. 2022/417 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile; davacının, davalıya ait ... sicil sayılı iş yerinde 11.12.2012 - 02.09.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı süresi içinde istinaf başvurusu yapmadığı için Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin talebe konu istinaf incelemesi ve bozma kararının usule ve kanuna aykırı olduğundan bozulmayı gerektirdiğini beyan etmektedir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde: a. Davanın beş yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, b.Dava talebi bakımında müvekkil Kuruma başvuru zorunluluğunun bulunduğunu ancak davacının müvekkili Kuruma başvuru yapmadığını, c.Davacının çalıştığını iddia ettiği tarihler arasında verilmiş herhangi bir işe giriş bildirgesinin bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3110f2f138a03a38 52b62d9327c5fa36

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı