Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/1259 E., 2025/6752 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/1259 E., 2025/6752 K. (28.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1259
Karar No
2025/6752
Karar Tarihi
28.04.2025

10. Hukuk Dairesi 2025/1259 E. , 2025/6752 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/119 E., 2024/348 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı Kurum 30.07.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerine ödenen gelirin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili iş kazasının meydana gelmesinde kusurlarının olmadığını, gerekli bütün önlemlerin alındığını iddia ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2020 tarihli ve 2020/77 Esas, 2020/289 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne, hak sahibi eş için 142.519,05 TL, çocuklar ... için 38.251,32 TL, ... için 31.181,48 TL, ... ... için 30.675,09 TL olmak üzere toplam 242.626,94 TL ilk peşin değerli gelirin onay tarihinden yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/283 Esas, 2021/1662 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 28.02.2022 tarihli, 2021/11915 E.,2022/2652 K. kararında; davalı şirket ile dava dışı ... Kontrol...Ltd. Şti. arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisini irdeleyen, müfettiş raporu ile dosyada alınan kusur raporları arasındaki çelişkileri gideren olayın gerçekleştiği iş kolunda iş güvenliği bakımından uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden ihlal edilen mevzuat hükümlerini, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçları irdeleyen, kusur aidiyet ve oranlarını gerekçeleriyle belirleyen, denetime elverişli kusur raporu alınmalı, yapılacak incelemede ceza yargılaması sonucunda adli para cezasıyla cezalandırılan ... ve ...'a da bir miktar kusur verilmesi gerektiğinin gözetilmesi, dava dilekçesinde teselsüle dayanılmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile hak sahibi eş için 116.062,93 TL, çocuklar ... için 31.150, 26 TL, ... için 25.392,88 TL, ... ... için 24.980,50 TL olmak üzere toplam 197.586,57 TL ilk peşin değerli gelirin onay tarihinden yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadığını, davalının kusurunun daha fazla olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 79, 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesidir. 3. Değerlendirme İnceleme konusu davada; davacı Kurum tarafından 30.07.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında yaralanan sigortalıya ödenen gelirin talep edildiği, dosyada alınan 13.11.2017 ve 20.11.2020 tarihli kusur raporlarında davalı işveren %60, sigortalı %40 oranında oranında kusurlu bulunduğu, mahkemece ilk kararda davanın %60 kusur oranı üzerinden kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Dairemizin bozma kararından sonra alınan kusur raporunda davalı işveren %50 oranında kusurlu bulunmuş olup Mahkemece bu oran üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Somut dosyada, ilk kararı davalı işveren temyiz etmediğinden davacı Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak gözetilmek suretiyle davalı işverenin %60 kusur oranı üzerinden sorumlu olduğuna hükmedilmemesi yerinde değildir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı