10. Hukuk Dairesi 2024/9613 E. , 2025/385 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/92 E., 2022/400 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı Kurum ve davalılar ... Taş. Turz. San. Tic. Ltd. Şti.ile ... Tütün Kağıt San. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Kurum sigortalılarından ...'nin davalı ... Tütün Kağıt San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin işvereni olduğu iş yeri sigortalılarının taşınması amacıyla servis aracı sözleşmesi imzaladığı ... Taş. Turz. San. Tic. Ltd. Şti.'nin servis aracı ile taşınmaları sırasında 03.02.2011 tarihinde meydana gelen ölümlü ve yaralamalı iş kazası neticesinde vefat ettiğini, anılan olay nedeniyle sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerli gelir ödemesi Kurum zararının davalılardan tahsili için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik bağlanan toplam 162.121,45-TL. tutarındaki peşin sermaye değerli gelirin 81.060,72-TL sinin gelir tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1- Davalı ... Taş. Turz. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulunarak, 35 S 65161 plakalı servis aracının davalı adına kayıtlı olmadığını, diğer davalı ... adına kayıtlı olduğunu, böyle bir kişiye taşıma işi verilmediğini, ... firması adına kesilmiş bir fatura olmadığını, vefat eden işçinin ... Şirketi ve taşeron ... Şirketi çalışanı olduğunu, zorunlu sigorta şirketinin ... Şirketi olduğunu, bu şirketlerin davaya dahil edilmeleri gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. 2- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 35 S 65161 plakalı aracın trafik kaydı müvekkili adına ise de olay tarihinde aracın kiralayan ve zilyetliğini devralan ... 'de olduğunu, 2918 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddini istemiştir. 3- Davalı ... Tütün Kağıt San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kaza sırasında servis şoförü ...'ın tam kusurlu olduğunu ve mahkumiyetine hükmedildiğini, 29.07.2011 tarihli raporda da olayın meydana gelmesinde işverenin kastı veya mevzuata aykırı hareketinin olmadığının belirtildiğini, müvekkili bakımından illiyet bağının olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. 4- Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; poliçe limiti dahilinde sorumlu tutulabileceklerini, kusura ilişkin ceza davasındaki raporları kabul etmediklerini, yeniden kusur araştırması yapılması gerektiğini, ... mirasçılarının destekten yoksun kalma davası açtıklarını, Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/515 E. sayılı dosyasında davanın devam ettiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 12.05.2015 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile 81.060,72-TL rücuen tazminat alacağının tahsis onay tarihi olan 25.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ... Sigorta Şirketinden (sigorta şirketi poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... Şirketi bakımından açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin 12.05.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ile davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairece; "...iş kazasının olduğu meslek kolu ile iş ve işçi güvenliği konusunda uzman bilirkişiden alınacak kusur raporu sonucu 5510 sayılı Kanun'un 21/1-4 maddesi uygulaması kapsamında değerlendirme yapılmalı, teselsül hükümleri çerçevesinde tüm davalıların sorumlu oldukları miktar belirlenmeli ve usuli kazanılmış hak gözetilerek sonucuna göre karar verilmelidir. 3-Davanın yasal dayanağını oluşturan ve işverenin iş kazası veya meslek hastalığından sorumluluğunu düzenleyen 5510 sayılı Kanun'un 21/1. maddesinde; sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan ya da ileride yapılması gereken harcama ve ödemeler yönünden herhangi bir sınır öngörülmemişken; bağlanan gelirler yönünden, gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamına, sigortalı veya hak sahibinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere hükmedilebileceği öngörülmüştür. Bunun bir gerçek zarar hesabını gerektireceği açıktır. Gerçek zarar hesabı, tazminat hukukuna ilişkin genel ilkeler doğrultusunda yapılmalıdır. Sigortalı sürekli iş göremezlik durumuna girmişse bedensel zarar hesabı, ölüm halinde ise destekten yoksun kalma tazminatı (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 ve 46, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 55. maddeleri) hesabı dikkate alınmalıdır. Uygulamada, sigortalının veya hak sahibinin bakiye ömürleri 1931 tarihli “PMF (Population Masculine et Feminine)” Fransız yaşam tablosundan yararlanılmakta ise de Başkanlık Hazine Müsteşarlığı, ... Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, ... Üniversitesi ve ... Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 2012/32 sayılı genelgesiyle de ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda, Ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 tablosunun bakiye ömrün belirlenmesinde nazara alınmalıdır. Aktif devre 60 yaşa kadar, pasif devre 60 yaşından bakiye ömür sonuna kadar olan devredir. Aktif dönemden amaçlanan “iş görebilirlik çağı”dır. Yani; sigortalının, olağan olarak işinde çalışabilme gücünün devam süresidir ki, bu da Yargıtay’ca benimsenen görüşe göre, kural olarak “60” yaşa kadar sürer. Sosyal Güvenlik Kanunlarında, sosyal amaç ya da istihdam politikaları gözetilerek değişik yaşlar ile tanınan emeklilik yaşının, aktif dönem sonu olarak ele alınması uygun değildir. Öte yandan, meslekte kazanma güç kaybı oranının % 60’ın altında kaldığı durumlarda ise işgöremezlik oranına bağlı olarak emsallerine göre fazla efor harcamak suretiyle de olsa, çalışmasını sürdürüp yaşlılık aylığına hak kazanması mümkün bulunduğundan, 60 yaş sonrası pasif dönem için zarar hesabı yapılmasına olanak bulunmamaktadır. “Malul Sayılma” başlıklı 5510 sayılı Kanun'un 25. maddesinin “iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını kaybeden sigortalıların malül sayılması” gereğine ilişkin hükmü gözetildiğinde sigorta kolu farklı da olsa, iş kazası sonucu sigortal��da oluşan sürekli iş göremezlik oranı % 60 veya daha üstünde ise artık sigortalının ileride çalışmasını sürdürmeyeceğinin kabulü ile, aktif dönemle birlikte pasif döneminde maddi zarar hesabına dahil edilmesi gerekir. Sigortalı yaşlılık aylığı alıyor ise pasif devre zarar hesabı yapılmamalıdır. Bununla birlikte, tazminatların peşin olarak hesaplanması, oysa gelirlerin taksit taksit elde edilmesi, bu nedenle peşin belirlenen tazminattan her taksitte ödenen kısmın bakiyesinden faiz geliri elde edileceğinden sermayeye ekleneceği nazara alınarak, tazminata esas gelire iskonto uygulanmaktadır. Peşin sermayeden elde edilecek yarar reel faiz kadardır. Buna göre önceki uygulamalardaki gibi % 10 iskonto oranı yerine, enflasyon dışlanarak, değişen ekonomik koşullar ve reel faiz oranları da nazara alınıp, Sosyal Güvenlik Kurumu ilk peşin sermaye değeri hesaplamalarına paralel olarak % 5 oranının uygulanması hakkaniyete uygun olacaktır. Kabule göre de; Mahkemece 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin uygulanması kabul edildiği halde gerçek zararın yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir." gerekçeleri ile karar bozulmuştur. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı verilen kararı ile davanın kabulü ile toplam 162.121,45 TL peşin sermaye değerinden 81.060,73 TL'lik kısmının tahsis onay tarihi olan 30.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (... Sigorta Şirketi sigorta şirketi poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1- Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davalıların kusur oranlarının yerinde olmadığından bahisle, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2-Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; kusur oran ve aidiyeti ile hesap raporuna itiraz etmek suretiyle kararın bozulmasını talep etmiştir. 3-Davalı ... Tütün Kağıt San. ve Tic. A.Ş. Vekili temyiz dilekçesinde; kusur oran ve aidiyeti ile hesap raporuna itiraz etmek suretiyle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Eldeki davada , davalı ... Tütün Kağıt San. ve Tic. A.Ş. 'nin önceki Mahkeme kararını temyiz etmemesi nedeni ile temyiz itirazlarının reddi gerekir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozma sonrası alınan kusur raporunda “Trafik kazası olayının, aynı zamanda 506 sayılı Kanun çerçevesinde iş kazası olması nedeniyle, araç sahibinin, alt işverenin ve çalışanların iş sağlığı ve güvenliği konusundaki sorumluluklarının, diğer bir ifadeyle hukuki sorumluluklarının, İş Kanunu ilgili Tüzük ve Yönetmelikler kapsamında tartışılması gerektiğinden, iş kazası olayında; sürücü...'in %60, ... şirketi, yüklenici ... Şirketi ve...'in işvereni olarak kabul gören ...'un müştereken %40 kusurlu olduğu rapor edilmiş” mahkemece bu kusur raporu hükme esas alınmış ise de uyulan bozma kararının gereklerine aykırı, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Kusur raporlarının, 506 sayılı Kanun, 4857 sayılı Kanun'un 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün 2 vd. maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Kanun'un 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler, iş yerinde alınan iş sağl��ğı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar...” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır. Öte yandan 2918 sayılı Kanun'un 85. maddesinde, işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu sorumluluğu düzenlenmiş olup buna göre bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Yukarıdaki maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak, 2918 sayılı Kanun kapsamında davalı ...'in işleten sıfatı olup olmadığı saptanmalı, şayet işleten sıfatına haiz olduğu tespit edilirse bu kapsamda, kusur oran ve aidiyeti tespit edilmeli; işleten sıfatı yoksa kusurun oluşa göre sürücü... de olduğu anlaşılmakla, temyiz etmeyenler yönünden de usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b79f9c2623dc8690 4126e3414e5a39fb