10. Hukuk Dairesi 2024/8760 E. , 2025/7124 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2335 E., 2024/330 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/44 E., 2023/91 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar ve davalılar ..., ... , ... ve ...'ın vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalılar ..., ... , ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; maktul ...'ın davalı ... İnşaat San.ve Tic.A.Ş şirketinin sigortalısı olarak inşaat ustası olarak çalıştığını, davalı İTÜ Rektörlüğü ile diğer davalı avalı ... ... İnşaat San.ve Tic.A.Ş şirketi arasında 07.10.2013 tarihinde 2013/86435 ihale kayıt numarası ile İTÜ Ayazağa Yerleşkesi Elektrik Elektronik Fakültesi Laboratuvar Ek Blok ve Cephe Kaplama işi sözleşmesin akdedildiğindi, dava konusu iş kazasının 19.08.2014 tarihinde İTÜ Ağazağa kampüsünde meydana geldiğini, davacı eş ve ana - babası destekleri olan maktulün ağır ihmal sonucunda hayatını kaybetmesiyle onun maddi ve manevi destekliğinden yoksun kaldığını beyanla maddi ve manevi tazminat talebinin kabulü ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kazanın vuku bulduğu şantiyede şantiye şefi olarak görev yaptığını, kazanın vuku bulduğu gün kendisinin bankaya gidecek olduğunu, şantiyeye uğrayamayacağını genel müdürlerine akşam bildirdiğini, göçük olayının olduğu gün telefonla kontrol teknisyenin göçük olduğuna dair aramasıyla olay yerine gittiğini, işin başında bulananların ... ve ... sorumlu olduğunu, kendilerinin kesin talimatlarının olmasına rağmen böyle bir kazıya karar verildiğini ve taraflarına çalışma şartlarının dışına çıkıldığı konusunda herhangi bir bildirimde bulunulmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ve müdafaa etmiştir. Davalı İTÜ Rektörlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı üniversitenin asıl işveren olmadığından tazminat talepleri bakımından davalı sıfatına haiz olmadığını, taraflar arasında anahtar teslimi bedel sözleşmesinin akdedildiğini, anahtar teslimi ... sözleşmesi akdedilmesi durumlarında taraflar arasında 4857 sayılı Kanun'un 2/6.maddesinde düzenlenen asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunmadığını, Yargıtay içtihatlarında işin anahtar teslimi ve ihale yoluyla yükleniciye verilmiş olması halinde idareye sorumluluk yüklenemeyeceğine karar verildiğini, davanın husumet itirazları doğrultusunda davalı üniversite yönünden reddi gerektiğinini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ve müdafaa etmiştir. Davalı ... ve ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'a husumet yöneltilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, ...'ın hayatını kaybeden işçinin işvereni olmadığını, aralarında işçi - işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacıların hem şirket tüzel kişiliğine hem de şirket unvanından yola çıkarak gerçek kişiye husumet yöneltmesinin kendi açtıkları davada taraf ve husumet konusunda kendilerine bir güvence sağlanması amacı taşıdığını ancak böyle bir usul ve hak hukuk düzenince kimseye tanınmadığını, dava konusu olayın davalılar tarafından alınmayan veya herhangi bir emniyet tedbirinin eksikliğinden dolayı meydana gelmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ve müdafaa etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazası neticesinde hayatını kaybeden işçi ...'ın yakınları davacılar tarafından davalı ... adına husumet yönetilmesinin usul ve esasa aykırı olduğunu, davalının ...'ın işvereni olmadığını, davalı ile aralarında iş sözleşmesi bulunmayan ...'ın iş kazası neticesinde hayatını kaybetmesi sebebi ile sorumlu gösterilmesinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, davalının kedisinin sevk ve idaresinde olmayan bir şantiyede yürütülen işlere ilişkin çalışanlara emir ve talimat vermesinin beklenemeyeceği gibi davalının bu halde sorumluluğuna gidilmesinin de mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ve müdafaa etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..1-Davanın kısmen kabulü ile a)Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 502.470,28 TL.'nin 19.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ...-... İnşaat .. Şirketi, ..., ..., ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, b)Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 145.018,13 TL.'nin 19.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ...-... İnşaat .. Şirketi, ..., ..., ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, c)Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 145.018,13 TL.'nin 19.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ...-... İnşaat .. Şirketi, ..., ..., ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, d)Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kabulü ile 60.000,00 TL.'nin 19.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ...-... İnşaat .. Şirketi, ..., ..., ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, e)Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kabulü ile 30.000,00 TL.'nin 19.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ...-... İnşaat .. Şirketi, ..., ..., ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, f)Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kabulü ile 30.000,00 TL.'nin 19.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ...-... İnşaat .. Şirketi, ..., ..., ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, g)Davalı ... yönünden davanın tümden reddine, .." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar ..., ... , ... ve ...'ın vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; güncel asgari ücrete göre tazminat hesabı güncellemesinin yapılmadığını, bozmadan önceki 30.09.2019 tarihli aktüerya bilirkişi raporundaki hesaplanan tazminata hükmedildiğini, kararın bu yönüyle açıkça usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece güncel asgari ücretin nazara alınarak ... işçinin ücretinin buna göre oranlanması ve akabinde tazminat hesaplanmasının yapılması gerekirken aksi yönde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalı İTÜ Rektörlüğünün kusurlu bulunmamasının hatalı olduğunu, davalılar İTÜ Rektörlüğü ile ... ... İnşaat San.ve Tic. A.Ş arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davalı İTÜ Rektörlüğünün asıl işveren, davalı ... ... İnşaat San.ve Tic.A.Ş'nin alt işveren olduğunu, Mahkemece manevi tazminat taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla temyiz kanun yoluna başvurmuştur. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının diğer davalı ... şirketinde saha mühendisi olarak çalışmadığını, davalınını saha mühendisi olmadığına dair iş kazasının yaşandığı tarihte saha mühendisi olan kişinin ... isimli şahsın olduğunun, somut olayda davalının işverenin vekili statüsüne haiz olmamakla birlikte iş kazasında somut ve gerçek anlamda herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmamakla iş kazası neticesi ile arasında illiyet bağı dahi bulunmadığını, davalı açısından haksız fiilden ... sorumluluğun şartları oluşmadığından bahisle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerekirken İlk Derece Mahkemesince hukuka ve hakkaniyete aykırı bir biçimde son derece yüksek miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda mevcut maddi zararın kusurlu kimseler arasındaki dağılımı gösterilmediğinden kusur tespitine ilişkin eksik değerlendirmenin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınmasının taraflarınca kabul edilemez olduğunu beyanla temyiz kanuna yoluna başvurmuştur. 3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının inşaat mühendisi olarak işveren bünyesinde çalıştığını, davalının genel müdür olduğu iddiasından bahisle hatalı bir niteleme yapıldığını, iş kazası neticesi ile davalı arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, davalının meydana gelen iş kazasında kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, iş kazası sebebi ile yapılacak sorumluluk tespitinin kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınarak yapılması gerektiğini, davalı açısından haksız fiilden ... sorumluluğun şartları oluşmadığından bahisle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerekirken İlk Derece Mahkemesince hukuka ve hakkaniyete aykırı bir biçimde son derece yüksek miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda mevcut maddi zararın kusurlu kimseler arasındaki dağılımı gösterilmediğinden kusur tespitine ilişkin eksik değerlendirmenin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınmasının taraflarınca kabul edilemez olduğunu, bozma kararı sonrası yeni bilirkişi incelemesinde davalının kusursuz bulanmasına rağmen hükümde davalı aleyhine hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini beyanla temyiz kanun yoluna başvurmuştur. 4.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket ... ... İnşaat'ın İstanbul İTÜ Ayazağa Kampüsü Elektrik Elektronik Fakültesi Ek Bina inşaatında ayda 2 saat iş güvenliği uzmanı olarak hizmet verdiğini, aylık işyeri ziyaretlerinde işe giriş evraklarını imzaladığını ve işe giriş yapan personellere iş güvenliği eğitimi verdiğini, şantiye sahası içerisindeki uygunsuzluklar ilgili tespitlerini ve önerilerini noter onaylı iş sağlığı ve güvenliği tespit ve öneri defterine aylık olarak yazdığını, iş güvenliği uzmanı görev, yetki ve sorumluluklarını hizmet verdiği davalı ... ... İnşaat A.Ş'de yerine getirdiğini, bilirkişi raporunda ve ek raporda tarafına kusur verilmemiş olmasının suçsuz olduğunu ispatladığını beyanla temyiz kanun yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1- Davacılar vekili ve davalı ... vekinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına ve taraf vekillerinin anne ... ile baba ... için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacılar ve davalılar ..., ... , ... vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına ve taraf vekillerinin anne ... ile baba ... için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE Davacılar ve davalılar ..., ... , ... vekillerinin maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgili davalılara iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b6aa52bd6abaa62d b867f90228dddb45 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 10. Hukuk Dairesi 2024/8760 E. , 2025/7124 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2335 E., 2024/330 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/44 E., 2023/91 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar ve davalılar ..., ... , ... ve ...'ın vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalılar ..., ... , ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; maktul ...'ın davalı ... İnşaat San.ve Tic.A.Ş şirketinin sigortalısı olarak inşaat ustası olarak çalıştığını, davalı İTÜ Rektörlüğü ile diğer davalı avalı ... ... İnşaat San.ve Tic.A.Ş şirketi arasında 07.10.2013 tarihinde 2013/86435 ihale kayıt numarası ile İTÜ Ayazağa Yerleşkesi Elektrik Elektronik Fakültesi Laboratuvar Ek Blok ve Cephe Kaplama işi sözleşmesin akdedildiğindi, dava konusu iş kazasının 19.08.2014 tarihinde İTÜ Ağazağa kampüsünde meydana geldiğini, davacı eş ve ana - babası destekleri olan maktulün ağır ihmal sonucunda hayatını kaybetmesiyle onun maddi ve manevi destekliğinden yoksun kaldığını beyanla maddi ve manevi tazminat talebinin kabulü ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kazanın vuku bulduğu şantiyede şantiye şefi olarak görev yaptığını, kazanın vuku bulduğu gün kendisinin bankaya gidecek olduğunu, şantiyeye uğrayamayacağını genel müdürlerine akşam bildirdiğini, göçük olayının olduğu gün telefonla kontrol teknisyenin göçük olduğuna dair aramasıyla olay yerine gittiğini, işin başında bulananların ... ve ... sorumlu olduğunu, kendilerinin kesin talimatlarının olmasına rağmen böyle bir kazıya karar verildiğini ve taraflarına çalışma şartlarının dışına çıkıldığı konusunda herhangi bir bildirimde bulunulmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ve müdafaa etmiştir. Davalı İTÜ Rektörlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı üniversitenin asıl işveren olmadığından tazminat talepleri bakımından davalı sıfatına haiz olmadığını, taraflar arasında anahtar teslimi bedel sözleşmesinin akdedildiğini, anahtar teslimi ... sözleşmesi akdedilmesi durumlarında taraflar arasında 4857 sayılı Kanun'un 2/6.maddesinde düzenlenen asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunmadığını, Yargıtay içtihatlarında işin anahtar teslimi ve ihale yoluyla yükleniciye verilmiş olması halinde idareye sorumluluk yüklenemeyeceğine karar verildiğini, davanın husumet itirazları doğrultusunda davalı üniversite yönünden reddi gerektiğinini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ve müdafaa etmiştir. Davalı ... ve ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'a husumet yöneltilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, ...'ın hayatını kaybeden işçinin işvereni olmadığını, aralarında işçi - işveren ilişkisinin bulunmadığını, davacıların hem şirket tüzel kişiliğine hem de şirket unvanından yola çıkarak gerçek kişiye husumet yöneltmesinin kendi açtıkları davada taraf ve husumet konusunda kendilerine bir güvence sağlanması amacı taşıdığını ancak böyle bir usul ve hak hukuk düzenince kimseye tanınmadığını, dava konusu olayın davalılar tarafından alınmayan veya herhangi bir emniyet tedbirinin eksikliğinden dolayı meydana gelmediğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ve müdafaa etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazası neticesinde hayatını kaybeden işçi ...'ın yakınları davacılar tarafından davalı ... adına husumet yönetilmesinin usul ve esasa aykırı olduğunu, davalının ...'ın işvereni olmadığını, davalı ile aralarında iş sözleşmesi bulunmayan ...'ın iş kazası neticesinde hayatını kaybetmesi sebebi ile sorumlu gösterilmesinin hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, husumet itirazında bulunduklarını, davalının kedisinin sevk ve idaresinde olmayan bir şantiyede yürütülen işlere ilişkin çalışanlara emir ve talimat vermesinin beklenemeyeceği gibi davalının bu halde sorumluluğuna gidilmesinin de mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep ve müdafaa etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..1-Davanın kısmen kabulü ile a)Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 502.470,28 TL.'nin 19.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ...-... İnşaat .. Şirketi, ..., ..., ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, b)Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 145.018,13 TL.'nin 19.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ...-... İnşaat .. Şirketi, ..., ..., ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, c)Davacı ... yönünden maddi tazminat talebinin kabulü ile 145.018,13 TL.'nin 19.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ...-... İnşaat .. Şirketi, ..., ..., ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, d)Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kabulü ile 60.000,00 TL.'nin 19.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ...-... İnşaat .. Şirketi, ..., ..., ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, e)Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kabulü ile 30.000,00 TL.'nin 19.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ...-... İnşaat .. Şirketi, ..., ..., ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, f)Davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kabulü ile 30.000,00 TL.'nin 19.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ..., ...-... İnşaat .. Şirketi, ..., ..., ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, g)Davalı ... yönünden davanın tümden reddine, .." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılar ..., ... , ... ve ...'ın vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; güncel asgari ücrete göre tazminat hesabı güncellemesinin yapılmadığını, bozmadan önceki 30.09.2019 tarihli aktüerya bilirkişi raporundaki hesaplanan tazminata hükmedildiğini, kararın bu yönüyle açıkça usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece güncel asgari ücretin nazara alınarak ... işçinin ücretinin buna göre oranlanması ve akabinde tazminat hesaplanmasının yapılması gerekirken aksi yönde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalı İTÜ Rektörlüğünün kusurlu bulunmamasının hatalı olduğunu, davalılar İTÜ Rektörlüğü ile ... ... İnşaat San.ve Tic. A.Ş arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi bulunmadığını, davalı İTÜ Rektörlüğünün asıl işveren, davalı ... ... İnşaat San.ve Tic.A.Ş'nin alt işveren olduğunu, Mahkemece manevi tazminat taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyanla temyiz kanun yoluna başvurmuştur. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının diğer davalı ... şirketinde saha mühendisi olarak çalışmadığını, davalınını saha mühendisi olmadığına dair iş kazasının yaşandığı tarihte saha mühendisi olan kişinin ... isimli şahsın olduğunun, somut olayda davalının işverenin vekili statüsüne haiz olmamakla birlikte iş kazasında somut ve gerçek anlamda herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmamakla iş kazası neticesi ile arasında illiyet bağı dahi bulunmadığını, davalı açısından haksız fiilden ... sorumluluğun şartları oluşmadığından bahisle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerekirken İlk Derece Mahkemesince hukuka ve hakkaniyete aykırı bir biçimde son derece yüksek miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda mevcut maddi zararın kusurlu kimseler arasındaki dağılımı gösterilmediğinden kusur tespitine ilişkin eksik değerlendirmenin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınmasının taraflarınca kabul edilemez olduğunu beyanla temyiz kanuna yoluna başvurmuştur. 3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının inşaat mühendisi olarak işveren bünyesinde çalıştığını, davalının genel müdür olduğu iddiasından bahisle hatalı bir niteleme yapıldığını, iş kazası neticesi ile davalı arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, davalının meydana gelen iş kazasında kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığını, iş kazası sebebi ile yapılacak sorumluluk tespitinin kaçınılmazlık ilkesinin dikkate alınarak yapılması gerektiğini, davalı açısından haksız fiilden ... sorumluluğun şartları oluşmadığından bahisle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerekirken İlk Derece Mahkemesince hukuka ve hakkaniyete aykırı bir biçimde son derece yüksek miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda mevcut maddi zararın kusurlu kimseler arasındaki dağılımı gösterilmediğinden kusur tespitine ilişkin eksik değerlendirmenin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınmasının taraflarınca kabul edilemez olduğunu, bozma kararı sonrası yeni bilirkişi incelemesinde davalının kusursuz bulanmasına rağmen hükümde davalı aleyhine hüküm kurulmasının bozmayı gerektirdiğini beyanla temyiz kanun yoluna başvurmuştur. 4.Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket ... ... İnşaat'ın İstanbul İTÜ Ayazağa Kampüsü Elektrik Elektronik Fakültesi Ek Bina inşaatında ayda 2 saat iş güvenliği uzmanı olarak hizmet verdiğini, aylık işyeri ziyaretlerinde işe giriş evraklarını imzaladığını ve işe giriş yapan personellere iş güvenliği eğitimi verdiğini, şantiye sahası içerisindeki uygunsuzluklar ilgili tespitlerini ve önerilerini noter onaylı iş sağlığı ve güvenliği tespit ve öneri defterine aylık olarak yazdığını, iş güvenliği uzmanı görev, yetki ve sorumluluklarını hizmet verdiği davalı ... ... İnşaat A.Ş'de yerine getirdiğini, bilirkişi raporunda ve ek raporda tarafına kusur verilmemiş olmasının suçsuz olduğunu ispatladığını beyanla temyiz kanun yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 1- Davacılar vekili ve davalı ... vekinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına ve taraf vekillerinin anne ... ile baba ... için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacılar ve davalılar ..., ... , ... vekillerinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Davacılar vekili ve davalı ... vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına ve taraf vekillerinin anne ... ile baba ... için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE Davacılar ve davalılar ..., ... , ... vekillerinin maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgili davalılara iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b6aa52bd6abaa62d b867f90228dddb45 ... ...