Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/8401 E., 2025/18 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/8401 E., 2025/18 K. (06.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8401
Karar No
2025/18
Karar Tarihi
06.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/8401 E. , 2025/18 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3422 E., 2024/684 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/418 E., 2023/378 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 08/02/1988 tarihli işe giriş bildirgesine göre 1 gün süre ile davalı iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, Kurum kayıtlarında davacının iddia ettiği dönemlere ait herhangi bir bildirimin yapılmadığını, salt işe giriş bildirgesinin çalışma olgusunu ispatlamadığını, çalışma olgusunun somut ve inandırıcı deliller ile kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; sigortalı işe giriş bildirgesinde 01.02.1988 tarihinde müvekkilinin işe başladığı, 08.02.1988 tarihinde Sigortalı İşe Giriş Bildirgesinin doldurularak müvekkili ve davalı şirket yetkilisi tarafından imzalandığı, 25.02.1988 tarihinde sigortalı işe giriş bildirgesinin SSK'ya "25.02.1988 - 182245" tarih ve kayıt no.lu kaydının yapıldığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde sarih olduğundan Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "ilgili SGK'dan, davalı iş yerinin ve dava dışı iş yerlerinin tescil kayıtlarının, iş yeri bildirgesi ve dayanağı belgelerin istendiği, Kurum yazı cevaplarında iş yerlerinin talep tarihinde kapsamda olmadığından dönem bordrolarının bulunmadığının bildirildiği, ilgili vergi dairesinden davalı ve dava dışı iş yerlerinin mükellefiyet kayıtlarının sorulduğu, vergi dairesince mükellefiyet kaydına rastlanmadığının ve böyle bir adresin bulunmadığının bildirildiği, tanık araştırmasının sonuçsuz kaldığı, davacı asilin de tanık bildiremediği anlaşıldığı, dosya kapsamı ve Mahkemenin gerekçesine göre, HMK'nın 355 maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla,..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; müvekkilinin 01.02.1988 tarihinde işe girdiğini, işe giriş bildirgesinde görüldüğü gibi müvekkilinin işe giriş bildirgesini 08.02.1988 tarihinden imzalamış olduğunu ve işveren tarafından işe giriş bildirgesinin bir aylık süre içerisinde 25.02.1988 tarihinde SSK'na verildiğini, ancak müvekkilinin dava açarken işe giriş tarihini, sehven işe giriş bildirgesini imzaladığı 08.02.1988 tarihi olarak beyan ettiğini, müvekkilinin 01.02.1988 tarihinde işe girdiği ve 25.02.1988 tarihine kadar çalıştığı sabit ve kesin olduğunu beyanla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 08.02.1988 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 9, 79. ve 108. maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı