Yargıtay Kararları › Yargıtay 10. Hukuk Dairesi › Ocak 2025 › 2024/7807 E., 2025/57 K.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/7807 E., 2025/57 K. (06.01.2025)

Mahkeme
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/7807
Karar No
2025/57
Karar Tarihi
06.01.2025

10. Hukuk Dairesi 2024/7807 E. , 2025/57 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2348 E., 2024/484 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/4 E., 2022/318 K. Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı şirket ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette çalışırken, 17.12.2018 tarihinde malzeme yüklemesi yaptığı esnada 4 metre yükseklikten düştüğünü, Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesine gittiğini, düşmeden dolayı 'Yumuşak Doku Bozuklukları' teşhisi konulduğunu, işten çıkarılma korkusuyla işyerinde düştüğünü söylemediğini, iş kazası olarak kayıtlara geçmediğini, müvekkilinin sol diz menüsküsünde yırtılma meydana geldiğini, işveren tarafından izin verildiğini, verilen izin sürecinde işe gelmemesi sebebiyle iş akdinin sonlandırıldığını, Ankara 2. İş Mahkemesinde dava açıldığını, davasının reddedildiğini belirterek dava konusu olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia edilen olayın davacının kendi kusuru ile iş yeri dışında meydana geldiğini, hastane polisi tarafından düzenlenen adli tutanaklarda davacının iş kazası olduğuna dair bir bildiriminin olmadığını, aksine kendi evinin merdivenlerinden düştüğünü beyan ettiğini, Kurumun 05.06.2020 tarihli komisyon kararında olayın iş kazası olarak kayıtlara geçmediğinin belirtildiğini, iş kazası bildirimin süresi içerisinde yapılmadığını, düştüğü yerin yüksekliğinin 1 metreden az olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş kazası ile ilgili bildirimde bulunmadığını, olayın iş kazası olduğuna dair hiçbir bilgiye rastlanılmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından davalı Kurumun dava konusuna ilişkin davacı başvurusunu kabul etmediği, olay tarihinde davacının davalı şirket çalışanı olduğu, tedavi evrakları, bordro tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacının 17.12.2018 tarihinde davalı işyerinde çalışırken yaralanması olayının iş kazası olduğu tespiti ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı ... Gıda Paz. San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile özetle; davacının veya işverenin iş kazası ile ilgili bildirimde bulunmadığını, olayın iş kazası olduğuna dair hiçbir belge ve bilgiye rastlanılmadığını, olayın açık ve net olarak iş kazası olduğu hususu belirlenmeden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olayın iş kazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesi anlamında sigortalı olması ve olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta davalı Kurumun dava konusuna ilişkin davacı başvurusunu kabul etmediği, olay tarihinde davacının davalı şirket çalışanı olduğu, tedavi evrakları, bordro tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında davacının 17.12.2018 tarihinde davalı işyerinde çalışırken yaralanması olayının iş kazası olduğu, böylece Mahkemece verilen kararın yerinde olduğunun anlaşıldığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesi ile özetle; eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ile verildiğini, kazanın işyeri dışında davacının evinde iken kendi kusurlu hareketleriyle merdivenden düşüp yararlanarak meydana geldiğini, bu nedenle davalı işverene kusur izafe edilemeyeceğini, Kurum ve davalı şirketin kayıtlarında iş kazasının meydana geldiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığı, tanık ifadelerinin görgüye değil duyuma dayalı olduğu, bu nedenlerle iş kazası tespitinin her yönüyle hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 17.12.2018 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesidir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fadd696614a64f5d c6153e42a82f8de4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi – Ocak 2025 kararlarının tamamı